Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Büşra Nur Karaarslan
Yazı Kaynağı: Filbahar Dergisi
Sır Çözücü'nün İcadı
Okuma Notları...
Odamdayım. Küçük, iki kişinin zor sığacağı bir oda burası. Bir kitaplık, küçük ve eski bir giysi dolabı, ranzadan bozma iki yatak, bir köşesi kırık masa, duvarlarında İsmet Özel şiirleri, binlerce kez okunmuş... Kız kardeşimin yatağı her zamanki gibi dağınık, olabildiğince düzensiz, alelade örtüsü örtülmüş, benimkisi inadına tertipli, düzenli, gıcır gıcır, hani derler ya üzerine para atsan zıplar cinsten, öyle işte. Velhasıl karmaşa hali hâkim ruhum gibi odama da. Masayı yatağıma iyice yaklaştırıyorum. Beyaz kâğıtlar, içinde birkaç sayfa kalmış bir karalama defteri, birkaç renkte kalem, Yaşamak ile Nietzsche & Babaannem... Masanın üstünden hepsi bana bakıyor. Yaşamak* kitabını elime alıyorum önce; Zarif'çe okşuyorum kapağını. Her zaman Zarif kitaplarımda yaptığım gibi, yine uzun uzun gözlerine bakıyorum Zarif adamın. Usulca kaldırıyorum duvağını ilk sayfanın : "SARIKAMIŞ.1979.ne çok acı var." İlk harfin küçük yazılmasına pek aldırmasam da sonuna konulan tek noktayı beğenmiyor, altını üstünü tükenmez kalemle çiziyorum cümlenin. Hâlâ tatmin olmadım, bir ünlem konduruyorum sonuna en normalinden, olmuyor, yetmiyor, afili 2 ünlem daha bırakıp kitabın kapağını kapatıyorum. Daha fazlasına gücüm yok çünkü; bugünkü dersimi aldım : " ne çok acı var! "
Farklı kitapları aynı anda okumayı seviyorum sanırım. Kalkıyorum, odada birkaç volta atıp salona geçiyorum. Ev ahalisi TV başında nefs uyutuyor, hayır benim uykum yok! 'canım insan çekmiyor'; odama ve yalnızlığıma geri dönüyorum. "Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı" kitaplarla konuşmayı pek sevmiyorum aslında, hepsi makyajlı, çirkin, ihtiyar ve suratsız geliyor ama yine de bu babaanneyi tanımak ihtiyacı doğuyor gözlerime. Bu gezegene ait, okuma-yazma bilmeyen ve felsefeci olmayan... Nietzsche'yi merak ediyorum; sonra arka kapakta bahsedilen kolay ve zor yolları, tercih etmedikleri dünyada tercih etmek zorunda oldukları neyse onu... En insani yanımın koluna girip; farklı bir yolculuğa başlıyorum. Biraz heyecanlıyım.
Cümleler ilerledikçe daha çok yatağa gömülüyorum, pozisyon değiştiriyorum; omuzlarımı masaya vuruyorum ya da yüzümü avuçlarım arasına alıyorum, kâr etmiyor, olmuyor. Sohbet koyulaşıyor bir çay molası veriyoruz. Uzun zamandır hiç bu kadar çok kitap okumamıştım, hayretle fark ediyorum yasaklarını doktorumun.
"Gözlerim biraz yorgun. İçinde bekleyişler, bekleyişler, bekleyişler..." *
» Devamını okumak için tıklayın
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.