Önümüz ve sonumuz, dünümüz, günümüz ve yarınımız, her işimizin başı, ortası ve sonu O`nun adıyla ve O`nun adınadır. Çünkü O `ol` dedi olduk, `olma` dese olmazdık. Çünkü gücümüzü O`ndan aldık, varlığımızı O`na borçlu olduk. Borcun borçla ödenmeyeceğini bildik ve O`na kayıtsız şartsız teslim olduk. Bildik ki, O dilemese dileyemezdik, izin vermese edip eyleyemezdik. Hamdimiz ve senamız, özünde merhametli işinde merhametli olan, sonsuz rahmetin kaynağı olan, vahiyle insana tenezzül buyuran, akleden kalplerimizi onunla doyuran, insanı en güzel kıvamda yaratan, yarattığı insana Kur`an`ı ve beyanı öğreten, sözün gücünü gücün sözünden üstün kılan, kelâmıyla söze değer katan, kalemi yaratan ve onunla öğreten âlemlerin Rabbi, rahmetin eşsiz membaı, sevgi ve şefkatin mutlak kaynağı Allah`adır.
Kitaphaber.net Eleştirdi
"Hayat Kitabı Kur'an" Üzerine Sibel Eraslan'ın Mustafa İslamoğlu ile Söyleşisi
Yazı Kaynağı: Yeni Şafak Kitap Eki
Mustafa İslamoğlu, "Hayat Kitabı Kur'an" adını verdiği, 6000'in üzerinde gerekçeli notlarla kaleme aldığı meal ve tefsirini okuruyla buluşturdu. Bu yeni yayın vesilesiyle görüştüğümüz İslamoğlu bize, edebiyat ve ilahiyat kavşaklarını buluşturan çalışmasını anlattı.
Muhterem efendim, "Hayat Kitabı Kur'an, Gerekçeli Meal-Tefsir" ismini taşıyan son çalışmanızı okurken, aynı günlere denk gelen okumalarımda fark ettim ki, Dr.Seyyid Kutup'un üniversite bitirme tezlerinden birisinin başlığı da; "Şairin Topluma karşı Vazifeleri"ydi. Sanatçının böylesi bir görevi var mıdır! Sizin diğer eserlerinizde de çok sık atıf yaptığınız "tasavvur inşa süreci" kavramsallaştırmasını da göz önünde tutarak soruyorum müsadenizle...
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yürek Devletiyle Özgürleşebilmek, Hayatı İnşa Edebilmek, Çölleşen Yürekleri Yeşertebilmek için:"Hayat Kitabı Kuran"
Yazan: Yunus Emre Tozal
Yazı Kaynağı: Diriliş Saati, 2009 Şubat-Mart Sayısı
Modern Dünyada Anlamını Kaybeden İnsan
Dün öldü, bugün can veriyor, yarın ise henüz doğmadı.
Bişr-i Hafi
Geçmişin tehlikesi esir olmaktı, geleceğin ki ise robot olmak!
Erich Fromm
İçinde bulunduğumuz zaman diliminde, yaşadıklarımız ve yaşayamadıklarımızla modern çağın bir tasvirini yapacak olursak; insanı ve eşyayı tehdit eden, tehdit etmekle kalmayıp intihara sürükleyen, maddi-manevi işkencenin zevkle yapılarak ve teşvik edilerek her gün birilerinin öldürüldüğü, haksızlıkların yaşandığı, edepten ve ahlaktan gittikçe uzaklaşılan bir tablo çıkar karşımıza.
Tablonun bir köşesinde kurulan tüm sistemler, düşünce akımları, 'izm'ler insanoğlunun anlam arayışının bir ürünü olduğunu gösteriyor. Bu bunalımları yaşayan insanlardan biri olan senarist- yazar Ayşe Şasa modern insanın çıkmazını şu cümlelerle özetliyor: "İnsanların geleneksel medeniyetten uzaklaşması, bugünkü bunalımın kaynağı. Çünkü gelenek, insanı kendi fıtratıyla, âlemle barıştıran, âlemi ahenk haline getiren yapı. Bu bağ koptuğu zaman insan mekanik bir eşyaya dönüşüyor."
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Hayat Kitabı Kur'an Üzerine
Yazan: Sibel Eraslan
Yazı Kaynağı: Vakit Gazetesi
'Ve eğer dünyanın tüm ağaçları kalem olsa denizleri de mürekkep, buna yedi deniz daha eklense, Allah'ın kelimeleri yine de tükenmez; çünkü yalnızca Allah'tır her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet kaydeden' (Lokman, 27)
Kelimeleri bitimsiz olan Yaratıcıya hamdolsun... Bu ayeti ne zaman okusam hasbelkader yazım çizim işiyle uğraşanlardan birisi olarak, belim bükülür. Bu nasıl bir görkemdir ki, yedi denizleri kalemine zerketse yine de az gelir, denizler biter de O'nun sözü bitmez... Bu nasıl bir haşmettir ki, dünyanın tüm ağaçları kalem olup yazsa yazsa yine yazsa, tükense bitse cümle ağaçlar, O sözünü hâlâ devam ettirir... Edebiyatçıların, şairlerin, hatiplerin, kısacası işi yazı ve söz üzerinden olanların takatini kesen bir ayet, öyle değil mi'
Kainatta varedilmiş hemen her şey de aslında Allah'ın kelimesidir ve Allah'ın 'Ol' sözü içredir, her şey ama her şey... Rab, kelimelerinin hakikatini yüreğimize indirsin...
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Fatih Okumuş
Kaynak: Kur'an'i Hayat Dergisi, 1. Sayı
Mustafa İslamoğlu'nun, 6.000 dipnot içeren meal-tefsiri çıktı.
Kitab'ı anlamak, onu hayatlarına hayat kılmak, hayatlarını Kur'an'la anlamlandırmak isteyenler için'
Elhamdülillah' Hasretle beklediğimiz, özlediğimiz, gözlediğimiz ve inşaAllah okuru olmayı hak edeceğimiz mealimiz çıktı. İkra emrine masadak bir metn- i metînle karşı karşıyayız. Mustafa İslamoğlu Hoca'nın ömrünü vakfettiği, Hilal Televizyonu'nun yeryüzünün dört bucağındaki Kur'an talebelerine ulaştırdığı çalışması Hayat Kitabı Kur'an: Meal-Tefsirin nihayet duvağı açıldı. Ümmete kutlu olsun!
Bizim okuyuşumuza göre İslamoğlu mealinin istinat ettiği en önemli asıl: parçacı değil bütüncü, dağıtıcı değil toparlayıcı özelliğidir. Bu, İslam'ın temel prensibi tevhidin Kur'an okumaya tatbiki ve müellifin icma'-ı 'ulûmi'd-din tezinin de uygulamasıdır.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Mustafa İslamoğlu ile Hayat Kitabı Kur'an üzerine
Mülakatçılar: Fethi Güngör, Fatih Okumuş, Muharrem Baykul
Yazı Kaynağı: Kurani Hayat Dergisi, 2. Sayı
Muhterem hocam, öncelikle mülakat için vakit ayırdığınızdan dolayı teşekkür ederiz. Kur'ani Hayat Dergisi vesilesiyle sizinle yeni tanışacak okuyucularımız için, Mustafa İslamoğlu'nu kendi ağzınızdan kısaca tanıyabilir miyiz!
Ben de bu vesileyle Kur'ani Hayat Dergisi'ne uzun ömürler diliyorum. Allah mübarek etsin. Gelişi güzel oldu. İnşaallah yürüyüşü de güzel olur. Yüce Kur'an'ı hayata aktarmada bir vesile olur inşaallah. Kayseri'nin Develi ilçesinde 28 Ekim 1960'ta doğdum. İçinde doğduğum ev bir ilim yuvasıydı. İlk tahsilimi doğduğum ilçede yaptım. Annemi 3, 5 yaşımda kaybettim. Öksüz büyümenin avantaj ve dezavantajlarını gördüm. İlk Arapça eğitimimi ve ilk Münebbihat gibi basit metinleri, sarf nahiv gibi metinleri pederimden okudum. Orta öğrenimimi aynı ilçede yaptım. Yüksek öğrenimimi önce Kayseri'de daha sonra Kahire'de yaptım. Edebiyat merakım erken yaşlarda başladı. İlk şiirim yayınlandığında 16 yaşındaydım. Daha sonra rahmetli Cahit Zarifoğlu'nun editörlüğünü yaptığı Mavera dergisinde okuyucular sayfasında yazılar yazmaya başladım. Şiir, günce, deneme, eleştiri gibi edebi ürünlerim Yaşar Kaplan beyin çıkardığı Aylık Dergi'de yayımlandı. Daha sonra müteaddid dergilerde yazdım. İlk kitabım da bir şiir kitabıdır: Heyelan. İslami ilimlere ta başından beri ilgim vardı. Asıl yoğunlaşmam 80'li yılların ortasında başladı. Kahire yıllarında hem okudum, hem okuttum, hem yazdım. İmamlar ve Sultanlar, hatta Yürek Devleti Kahire'de kaleme alındı. Döndükten sonra tefsir derslerine başladım. Talebe yetiştirme faaliyetlerim 1983'te başlamıştı. Eğitim faaliyetlerinin resmi hüviyete bürünmesi 1989'da Akabe Vakfı ile oldu. Aynı yıl yine Denge Yayınları kuruldu. Fakirin her ikisinde de emeği, çabası oldu. 1992 yılından itibaren de Tefsir Dersleri başladı. Meal, tefsir derslerine başladığımda düşündüğüm bir şey değildi. İlk yaptığım meal sayfası şu an elimde duruyor. İlginçtir, baktığımda üzerinde 1995 tarihini gördüm. Demek ki, ilk kez gündemime 1995'te girdi meal. Asıl gündemime giren meal bundan 11 sene evvel 1997'nin sonunda başlayan sesli ve görüntülü tefsir projemizdi. O tefsir projemiz eşliğinde zaten bir meal yapıyorduk. Çünkü görüntülü çekimlere ders hazırlıyordum. Bu çekimlere elimde herhangi bir mealle gelmiyordum. Gerek 29 Haziranda Hitamuhu Misk programıyla sona eren 15 yıl süren derslerde, gerekse 11 yıl süren stüdyo derslerinde elime herhangi bir meal alıp da mealden tefsir dersi vermiş değilim. Elime hiç meal almadım bu süreçte. Dolayısıyla kendi mealimizi veriyorduk. Zaten bu bir zaruretti. Madem bu bir zaruret, bu meali yapacağız, bu mealden başkaları da faydalansın diyerek yola çıktık. Dolayısıyla bu kendini bize tahmil eden, bize yükleyen bir vazife oldu. Evliliğimizi 1985 yılında yaptık, 5 emanetimiz var. Sözün özü; Kur'an'ın talebesi olmaktan başka iftiharı olmayan Allah'ın aciz bir kuluyum.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Hayat Kitabı Kur'an'da Yaratılış ve Kadın
Yazan: Zehra Çomaklı TÜRKMEN
Yazı Kaynağı: Haksöz Dergisi, Eylül 2008
Mustafa İslamoğlu'nun "Hayat Kitabı Kur'an / Gerekçeli Meal-Tefsir" adlı çalışması 2008 Haziran ayında okuyucuyla buluştu. Düşün Yayınları'nın neşrettiği eser, İslamoğlu'nun 15, 5 yıldan bu yana her hafta Pazar günleri gerçekleştirdiği tefsir derslerinin temelini oluşturan Kur'an'ın bir anlamda mealleştirilmesi ve mealle ilgili bazı konu ve kavramların da kısa açıklamalar şeklinde iki kapak arasında düzenlenmesiyle oluşmuş iki ciltlik bir çalışma.
Uzun soluklu bir gayretin ürünü olan bu meal/tefsirin giriş bölümünde İslamoğlu, hiçbir tercümenin aslının yerine geçemeyeceğini vurguluyor. Ayrıca bu hususun gözetildiğinde yorum alanının genişleyebileceğini, yorum alanı genişleyince buna bağlı olarak sorumluluk bilincinin de aynı oranda büyüyeceğini belirtiyor. Bu yüzden de Türkçe Kur'an olamayacağının ancak Kur'an'ın Türkçe mealinin olabileceğinin altını çiziyor.
Yazarın mini bir tefsir niteliği de taşıyan bu çalışmasının tamamını bir yazıda değerlendirmek tabiatıyla güç bir iş olacaktır. Belki tüm meal/tefsirin değerlendirilmesi önemli konuları tasniflenerek ve kavramsal açılımlar gösterilerek müstakil bir inceleme kitabına vesile olabilir. Bu nedenle biz burada daha ziyade birbiriyle ilintili gördüğümüz 'yaratılış' ve 'kadın' konularını seçerek Mustafa İslamoğlu'nun bu konulara yaklaşım biçimini irdelemek istedik.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Vedat Aydın
Kaynak: Erzurum, Palandöken Gazetesi
Ramazan ayına Kur'an ayı denir. Bunun çok haklı sebepleri var. Kur'an ramazan ayında nüzul olmuştur. Müslüman kalpler ramazan ayının rahmet ve bereketiyle aşkın bir ruh hali içinde ibadetlerini yapar, arınmanın en güzel şekliyle huzur bulurlar. Madem ramazan ayı Kur'an ayıdır o halde bu ayda Kur'an-ı Kerim'i daha çok okumak, okuduklarımız üzerinde tefekkür etmek ve hayatımıza uygulamak için çaba göstermeliyiz. Ramazan ayında Kur'an'a daha fazla yönelirken, hayatımız boyunca onunla iç içe yaşamanın gerektiği bilincini hep diri tutmalıyız.
Kur'an'a yönelirken kovulmuş şeytandan Allah'a sığınmak gerekir. Bu niyetle başladığımızda vahyin, ihlâs ve takva ile aklımıza ve kalbimize tesiri daha fazla olacağı muhakkaktır.
Böylece Kur'an hayatımızın her alanında bir kılavuz olarak yolumuzu aydınlatacaktır. Zira yüce bir hakikat olan Kitabımız hakkında Cenab-ı Mevla şöyle buyurmaktadır: "Bu, Rablerinin izniyle bütün insanlığı kopkoyu karanlıklardan aydınlığa, O yüceler yücesinin, O her övgüye layık olanın yoluna çıkarasın diye sana indirdiğimiz [bir vahiy, ] bir ilahî kelâmdır." (İbrahim; 1).
On yıldan fazladır her ramazan ayında farklı bir meal ile farklı bir siyer okumayı adet haline getirmişim. İyi ki de getirmişim, zira bu uygulamanın çok büyük faydasını gördüğümü belirtmeliyim. Kur'an ayı olan ramazanda Kur'an'ı Kerim'i doyasıya okumaktan, istifade etmekten daha güzel ne olabilir ki! Bu sene ramazanda okumak için hazır bekleyen meal-tefsir, Mustafa İslamoğlu'nun on bir yıl emek vererek hazırladığı Hayat Kitabı Kur'an adlı çalışmasıdır.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Sorular: Ümmühan Atak
Cevaplar: Mustafa İslamoğlu
Kaynak: Gerçek Hayat Dergisi
Hayat Kitabı Kur'an isimli mealiniz yeni çıktı. İlk kez 'gerekçeli-notlu' tercüme görüyoruz.
Bu mealde 6 bin tane notu var. Meal zaten böyle olmak zorunda. Ben notsuz meali meal kabul etmiyorum. Kaynak dilin imkanlarını hedef dile taşırken zayi etmemek gibi sorumluluğu varsa mütercimin, bu sorumluluğu ancak notlarla yerine getirebilir. Çünkü kaynak dilin bizim önümüze sunduğu mânâ imkanı bir çok nedene dayalı olarak tek değil ki. Lafızda kelimeden, harekeden, cümleden, kıraat farklarından, kelimenin müşterekliğinden, farklı okumalardan ve daha başka nedenlerden dolayı metin önümüze çoğu zaman alternatif sunar. Mütercim bunlardan birini tercih eder, meale koyar. Peki ya tercih etmediğiniz! Onu neden tercih etmediniz! Okurun bunu bilme hakkı yok mu! Peki sizin tercih ettiğiniz isabetli değilse! Tercih etmediğini o manayı dışarıda bırakma hakkınız yok ki. O mana da metnin önünüze sürdüğü manadır. Hatta bazen bir zamir iki yeri birden gösterebilir. Bir kelime hem fail hem mef'ul olarak görülebilir. Kıraat farklılığı olabilir; ilk dönemlerde harekenin Arapça dil kurallarının olmayışından dolayı.
Okuduğumuz Kur'an-ı Kerim'lerde böyle açıklamalar yok ve bazen anlamakta zorlanıyoruz.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 3499 | ISBN: 9786054195052 | Basım Yılı: 0 | Stok No: 121115 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Mustafa İslamoğlu ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Düşün Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
İnceleme-araştırma kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Anadolu Halk Resimleri, Malik Aksel |
| »» İlahi, R. A. Salvotore |
| »» Yıldızsız Gece, R. A. Salvatore |
| »» Fıkıh Usûlü -giriş-, Muhammed Seyyid Bey |
| »» Tohum Ölmezse, Andre Gide |
| »» Babalar Ve Oğullar, Ivan Sergeyeviç Turgenyev |
| »» Köyüm Yurdum Ve Almanya, Sacettin Mert |
| »» Aşk Cinneti, Ömer Adıyaman |
| »» Clarissa, Stefan Zweig |
| »» İşçiler Cennete Gider - Kuş Kafesi, Doğan Korkmaz |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.