Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrafil`le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. Kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka tutan gemicilere vardiyan, Yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! Yisa beraber! Varda ruhsuzlar! Varda! Bre aman! Laşka! Laşka!? diye feryat ediyor ve hurçların, sandıkların ve fıçıların ambarlara usûlünce istifine nezaret ediyordu. Güneşin doğmasına 7 saat kala esrarengiz adam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çıkmak istedi. Fakat eline ne kadar asılırsa asılsın Eşek İsrâfil yerinden bir türlü kımıldamıyordu. O karanlıkta eline son bir kez daha asılıp Gel ya mübarek diye nida eyledi. Bunun üzerine çocuk her nedense inat etmekten vazgeçti. Ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından dolayı düşmemek için midir, İsrâfil`in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı, sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. İşte bu adam kuşağı bırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayak bastı. Bunun ilâhi düzenin bozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: C. Alper İlhan
Yazı Kaynağı: Düşle Edebiyat
"İlk kez öldürdüğünde bir değil, sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun. Yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği öldürmüşsündür. Babasının başını okşadığı o çocuğu da, bir genç kıza aşkını ilân eden o delikanlıyı da, zavallı bir kadının kocasını da, savaşa giderken ailesi tarafından uğurlanan o masumu da... bütün bu kişileri öldürmüş olursun. İkinci kez birini öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişi öldürmüşsündür. Üçüncü kez ise, kimseyi öldürmüş sayılmazsın." (Kitaptan)
İhsan Oktay Anar'ın "Puslu Kıtalar Atlası" isimli kitabını yıllar önce alıp üzerinden yıllar sonra geçince okumuştum... 2007'ydi kitabı okuduğumda. Türk Edebiyatı'nda eli yüzü düzgün, üslubu da eline yüzüne oranla gayet düzgün, konusunu diliyle harmanlayabilen çok başarılı bir eser olarak zihnimde yer edinmişti kitap. İhsan Oktay Anar'a karşı bunca olumlu yaklaşmama rağmen daha sonra hiçbir kitabını okumaya niyetlenmedim. Okumayı da istiyordum üstelik! Ancak, bu okuma işleri hayli karışık. Nasıl bir sıralama izlediğimi, bir sıra izleyip izlemediğimi ben bile bilmiyorum. Nedense sonra birkaç ay önce yeri doldurulamayacak bir insan ve yeri asla boşalsın istemeyeceğim biri bana hediye etti İhsan Oktay Anar'ın bir kitabını. Kapağında 'Surnâme'den alınmış ambarlı kalyon minyatürü bulunan bu kitap denizcilik efsanelerinin derlendiği ve şekillendiği "Amat"tı...
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 593 | 235 Sayfa | ISBN: 9789750503726 | Basım Yılı: 2010 | Stok No: 37085 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
İhsan Oktay Anar ismine kayıtlı en yeni 5 eser.
İletişim Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Günümüz Roman kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Yaşamına Kankayız, Ahmet Güzel |
| »» Rakkas Masalı, Hüseyin Erdal Yalt |
| »» Cesaretini Bana Bırak Ve Git, Zeki Nurçin |
| »» Çark, Mehmet Mollaosmanoğlu |
| »» Aşk Kimin Mektubu?, Meltem Sancaktaroğlu |
| »» Perina, Naşide Gökbudak |
| »» Şeytan Çıktı, Güner Arslan |
| »» Peşmude, Alper Turhal |
| »» Yorgun Sevda, İrfan Yalçın |
| »» Dicle, Metin Aktaş |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.