Acaba bizim vatanımız gibi, geniş bir memleketi olup da onu asla görmeyen, edebiyatta gözleri ecnebi bir âleme dalmış ve yalnız o âlemden bahseden başka bir millet var mıdır? Düşünce mesaisinin önemli bir bölümünü Batı felsefesinin, mûsikîsinin, edebiyat ve sanatının zirvelerini, dehâlarını anlamaya hasretmiş bu satırların müellifi, Yahya Kemal`in yukarıdaki sözlerinden payına düşeni almakta samimidir. Büyük şâirimizin bu satırlarla meseleyi can evinden kavradığına inanmaktayım. Kendi gök kubbelerinden uzaklaşan fânilerin yabancı iklimlerde hayat ateşini kaybetme riski her zaman mevcuttur. Bu durum, Yahya Kemal de dâhil olmak üzere herkes için variddir. Yabancı bir kültürün başlangıçta göz kamaştıran, fakat sonra bir anafor gibi onu kendi dehlizlerine çeken düşünce tuzaklarına düşmemek için, ufukların ötesini görebilen keskin bakışlı rehberler almak gerekmektedir yanına; tıpkı Dante`nin çelişkiler cehenneminde üstadı Vergil`i yanına kılavuz alması gibi; tıpkı İkbal`in, Batı metafiziğinin tehlikeli geçitlerinde Mevlânâ`ya sığınması, diyâr-ı Rûm`un bu Pîr`inin eteğine tutunması gibi.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Anlamın peşinde, isimlerin izinde
Yazan: NİHAT DAĞLI
Yazı Kaynağı: Kitap Zamanı
İlk insandan bugüne yeryüzüne kaç insan doğmuştur! Elbette ki bu soruya cevap olabilecek bir sayıdan yoksunuz. O kadar çok ki, bunu bir sayıya sığdırmak mümkün değildir. Ve biliyoruz ki her insan biriciktir; bir yaşanmışlığa ve hikâyeye işarettir. Ancak kaydı düşülmemiş o kadar ses, kaygı, kavga, aşk, ayrılık, hasret, iç kırıklığı sanki yaşanmamıştır.
Birilerinin oğulları veya kızları olarak doğan, birilerinin babaları veya anneleri olarak ölen o kadar insanı ne duvarlarda ne de kitaplarda okuyabiliyoruz. Dememiz şu ki, geçen bunca zamana rağmen bugüne taşınabilen çok az insan vardır. Hz. Âdem'den başlayarak isimleriyle birlikte hikâyeleriyle de hayata ve insanlara karışan çok az insan biliyoruz. Bunlar, bunca zamana rağmen bugün yaşıyor gibi hikâyeleri ve dilleriyle hayatlarımıza sokulan peygamberler, bilgeler, filozoflar, çok az sayıda yönetici, şair, yazar ve sanatçılardır.
Ölümün ve zamanın isimlerini ve hikâyelerini unutturamadığı az sayıdaki insan, her zaman, yeni çiçek açmış ağaç dalları gibi 'bugün'ün üzerine eğilmiştir. Bu insanlar hikâyeler kurmaya, kurulan hikâyelere sinmeye devam ediyorlar. Hayat bugün de onlara gidilerek ve onlardan gelinerek yaşanıyor. Bugünün kurucu özneleri yine peygamberler, bilgeler, filozoflar, yazarlar, şairler ve sanatçılar olmaktadır. Dirilerin hayatını ölüler belirliyor. Yüzlere bakın, bugün yazılan kitaplara gidin, kalabalıkları 'anlam'da buluşturup 'bir'leştiren saikleri yoklayın, ölmüş olmalarına rağmen yaşamaya devam eden az sayıdaki insanı göreceksiniz.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 1065 | 208 Sayfa | ISBN: 9789754376104 | Basım Yılı: 2006 | Stok No: 76890 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Senail Özkan ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Ötüken Neşriyat yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Felsefe - Genel Ve Referans kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Bal Kaşığım, Murat Kaymaz |
| »» Felsefe Sahnesi, Michel Foucault |
| »» Frankfurt Okulu, Paul-laurent Assoun |
| »» Akıl Çağı, Thomas Paine |
| »» Özlü Güzel Sözler Bilge Yaşamlar, Recep S. Tatar |
| »» Böyle Buyurdu Zerdüşt, Friedrich Wilhelm Nietzsche |
| »» Felsefenin Başlangıç İlkeleri, Georges Politzer |
| »» Felsefenin Temel İlkeleri, Georges Politzer |
| »» Ortak Benlik, Tahir Musa Ceylan |
| »» Dil Ve Felsefe, Şahin Uçar |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.