Kadınlar tarafından öldürülüyordum Torosa kaçıp gitmesini fısıldayan yazgı, ona büyük kenti, berbat bir otel odasını, yalnızlığı, yabancılığı ve birbirine eklenerek büyüyen günahların ezici ağırlığını bağışlıyor. Kaçınmanın imkânsızlığı arttıkça, sorularla yanıtlar iç içe geçip devleşerek korkuları besliyor. Birbirinden habersiz iki genç kadının Torosun kırılgan dünyasını hem çoklaştırıp hem de hiçleştirerek giriştikleri amansız savaşta kazanan kim olacak? Sibel K. Türker, önceki anlatılarında olduğu gibi insana olabilecek en yakın mesafeden bakmayı deniyor. Trajik olanın komik ve saçma olanla uzaklığını yeniden ölçüp biçerek bir romanın kahramanı olmanın zorluğunu o romanın yazarı olmanın zorluğuyla barıştıran dili kuruyor. Kahramanından korkmayıp, onu hep odağına alarak, kimi kez güçlenmesini, kimi kez de düşüp kalmasını izleyerek, yazının olanaklarını hayatın olanaksızlığıyla buluşturuyor.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Söyleşen: Hale Kaplan Öz, Sibel K. Türker
Yazı Kaynağı: Yeni Şafak Kitap Eki
Şair Öldü, Ağula, Meryem'in Biricik Hayatı romanlarının yazarı Sibel K. Türker, son romanı Benim Bütün Günahlarım'da, küçük dünyasını ve ailesini bir kasabada bırakıp, tüm yalnızlığı ve acıya olan tutkusuyla büyük kente sığınan Toros'un kıvranışlarını anlatıyor. Bir otel odasında geçirdiği günleri, tesadüfen karşısına çıkan kişisel gelişim uzmanı Bay Canan ile değişen Toros'un yazgısına odaklanan yazar, korku, kaçış, yabancılaşma, aşırı bireyselleşme gibi temaları romanında ustalıkla işliyor. Menemen yemeği, onun minimalliği, basitliği, vazgeçilmez lezzeti ve yalnızlıkla olan arkadaşlığı, Türker'in çıkış noktasını oluşturuyor. Yazar, gri alanların ana fonu kapladığı romanında, ayaklı yanlışlar gibi olduğumuzu, vicdanlarımızın da çürük yumurtalara benzediğini göstermek istediğini söylüyor.
"Bir yazar okumuştum, korkuyordu adam. Korkudan taş kesilerek, korkunun içinden sözcükler yakalıyordu." diyor Toros. Onun yazgısı da korkularıyla örülüyor. Bu karakteri ilk hangi halden yakalamıştınız, sonrası nasıl gelişti!
Aslında kitabın içinde bir sabit fikir gibi duran "menemen" yemeğini, onun minimalliğini, basitliğini ve vazgeçilmez lezzetini düşlemiştim ilkin. Böyle, bu yemek kadar kolay ve pratik bir roman yazmaktı derdim. İçinde fazladan hiçbir şey barındırmayan. Sonra menemeni öncelikle kimlerin yiyebileceğini düşünmüştüm ve bu bana onun esasen bir yalnızlık yemeği olduğunu fark ettirdi. Kalabalık, mutlu ailelerin büyük sofralarında gerekmedikçe yer bulamazdı. Çoğu insan ona burnunu kıvırır, açlığı bastırmaktan öte bir anlamı olmadığını düşünürdü. Bekar adam ve kadınların hemencecik yapabileceği ve hemencecik tüketebileceği, masrafsız, yalın bir yemek. Gösterişsiz. Yalnız adam ya da kadınların sadakatle bağlı olduğu bir yemek.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 402 | 210 Sayfa | ISBN: 9786055596545 | Basım Yılı: 2010 | Stok No: 137531 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Sibel K. Türker ismine kayıtlı en yeni 5 eser.
Turkuvaz Kitap yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Roman kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Umut Kuşatma Altında, Deniz Satır |
| »» Spiderwick Günceleri 5, Tony Diterlizzi |
| »» Bir Şapşalın Günlüğü 2, Rachel Renee Russell |
| »» Bir Şapşalın Günlüğü 1, Rachel Renee Russell |
| »» Üniversite Yolları Taştan, Erdem Timur |
| »» Geregor Yeraltı Günlükleri (kutulu Set), Suzanne Collins |
| »» Osmanoğulları, Feridun Fazıl Tülbentçi |
| »» Orobanhiyye, Kudret Ayşe Yılmaz |
| »» Viyana Dönüşü, M. Turhan Tan |
| »» Şu Saatte Orada Mıydın?, Bilal Sami Gökdemir |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.