Meriçin aynı kaynaktan fışkırdılar dediği eserler dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin vicdanı olmak isteği Meriçin bütün çabasına her zaman yön vermiştir: Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği. Bu Ülke, Meriçin sürekli etrafında dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında, sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tesbit ve aforizmalarını da içeriyor.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Ferit Genç
Yazı Kaynağı: kitaphaber.net
Cemil Meriç gibi edebi ve fikri dehaların çıkması mabede girmeye layık olanların artması bakımından dikkate şayan bir fikir adamıdır. Aslında üstadın anlatmak istedikleri okuyucuya biraz ağır gelmekle birlikte daha sonra anlarım diye bir düşünce yerleşir. Sonra anlamak ve sonra hüküm. Yazarın söylediklerini okuyucu ilk önce kavrayamaz. Çünkü yazar söylemek istediklerini birden söylemez. Cemil Meriç'in yazılarını okurken yazarın belirttiği şekilde siz onun söylemek istediklerini, sizlerin arkasında şekillenmekte olan siluetin heyule gibimi olacağını ya a masal ülkesinin büyüleyici güzelliklerinin mi ortaya çıkacağını okudukça anlarsınız.
Yazar, entelektüel hayatı üzerinde etki yapan kitaplardan söz etmiş. Bizlere geleceğe silinmez izler bırakabilen bir kalemin ortaya çıkışını anlatmaya çalışıyor. O dönemin problemlerine kimsenin kafa yormadığından yakınmaktadır. Sağı inzivaya çekilmiş mazlum, solu da manasını anlamadığı bir reçeteyi kekelerken buluyor... Yazar bu ülkede düşüncenin değil ideolojinin ön planda olmasından duyduğu yakınmaları sık sık dile getiriyor. Bu memleketin ideoloji düşüncesini, her düşünceye ve her düşünene saldırmakta olduğunu söyler. Zıt fikirlere kulaklarımızı tıkamak, kendimizi hataya mahkûm etmektedir.
Yazara göre gerçek entelektüel sesini sadece bir gruba haykırmakla kalmamalı, ülkesinin haklarını düşman dünyaya haykırmakta görevi olmalıdır. Ülkesinin bütün ülkeler karşı müdafaa etmek önemli. Cemil Meriç'in, "Bu Ülke"de ilerlerken edebiyat ve fikir dünyasının karanlık dehlizlerini aydınlattığını, bizim göremediğimiz hayret verici yanlarını görürsünüz. Kendini ve bakışlarını iç dünyasına çevirip şuurun mağarasında kendi gölgesiyle karşılaşmasını anlatır. Batı ve batı düşüncesini alıp sonra, entelektüelin bütün eksenlerde dolaşsa da gerçeği ifade edebilmeyi öğreniyoruz. Bir ütopyaya sahip olmak için mükemmel bir silaha sahip olmak gerek. O da kalemdir. O silahla karanlıkları devirip, aydınlık çağlara ulaşmak mümkündür. Tarihe mal olacak, ebediyete yol açacak fetihler, kalemle yapılanlardır.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Murat Soyak
Yazı Kaynağı: Sayha Dergisi
Hakikati arayan, sürekli sorgulayan bir "fikir işçisi" Cemil Meriç. Bir ömür düşüncenin bütün renklerini tanıma, bilme ve anlatma çabasında olmuş. Kitaplara yönelmiş dikkat. Keskin bilinç. Işığa doğru adım adım yürüyüş. Sabır ve çile yoldaşı."Bu Ülke"nin gür sesi, "Bu Ülke"nin vicdanı Cemil Meriç.
Cemil Meriç ta çocukluğundan beri bir kıyıda yalnız ve en çok kitaplara yakın, kitaplar ile dost. "Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplardı."
"Bu Ülke" isimli eseri hakkında Cemil Meriç şöyle der: " Bu Ülke, yarım asırlık bir tetebbuun, bir sanatçı mizacından süzülen usaresi. Bir mesaj, daha doğrusu bir çığlık... Kesif, dertli, derbeder..."
İnsanla kelime arasındaki kavgalara şahit bir mütefekkir Cemil Meriç. Yaşadığı acıların, yalnızlığın, çilenin bir yerinde hep kelimeler var. Ve kelimelerin altında insanlığın trajedisi.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Bilal Can
Yazı Kaynağı: Habertaraf.com
Bu Ülke'nin Don Kişot'u Cemil Meriç
"Bu Ülke, yarım asırlık bir tetebbuun, bir sanatçı mizacından süzülen usaresi. Bir mesaj, daha doğrusu bir çığlık... Kesif, dertli, derbeder..."
Yıldızlar vardır gökte parıldayan, yıldızlar vardır meçhulde, ismi pek bilinmeyen, arka planda duran ama fikirleri, düşündükleri, söyledikleri ile yol gösteren, yolu söyleyen, yolun nasıl olduğunu ve bu yolda nasıl yürünmesi gerektiğini söyleyen öğütleyen beyaz atlılar vardır. O beyaz atlılar beyaz atlarına binip gitmeden arkalarında bıraktığı sözleri, fikirleri veya herhangi bir şeyleri ile geride kalanlara yardımcı, öncü olmaya devam ediyorlar. O beyaz atlılardan biri de Cemil Meriç'ti. Fikir işçisi, mabed bekçisi ne derseniz deyin ama onun asıl ismi hep önde olacak bir biçimde sıfatsız bir şekilde var olacak ve kendini dinletip izletecek.
Cemil Meriç ''Bu Ülke''nin bir kalbi olarak o kalp olma erdemliliğini ardında bıraktığı fikirlerle sonraki nesiller için bir fener olması bakımından önemlidir. Bir zamanın ''fildişi kulesi''nde ismi pek anılmayan Meriç bu gün hakkı olduğu yeri elde etmiş gözükse de yeni neslin fikirlerine verdiği önem yüzünden hala bile tam olarak anlaşılamadığından bahsetmek gerek.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Polemik
(Bu Ülke)
Yazı Kaynağı: CemilMeric.net
İrfanımızı istila eden, bulanık lafızlardan biri de polemik. Dilimize bir harami sessizliğiyle giren bu yabancı misafirlerin ifşa, daha doğrusu ispat ettikleri tek hakikat: aydınlarımızın hafsalaya sığmaz gafleti. Her telkine açık, tembel ve serseri bir tecessüs... Nezleye yakalanır gibi ideolojilere yakalanıyoruz, ideolojilere ve kelimelere. Tanzimat nesli, hiç olmazsa bu bahiste, iffet ve haysiyetini korumuş. Kalktığını iddia ettiğimiz Kapitülasyonlar, ruh dünyamızda yaşıyor, hem de bütün habasetiyle. Alafrangalık, zevki ve tefekkürü dumura uğratan bir kabuk.
Polemik, Yunanca'dan geliyor: Polemikosh savaş demek. Fransızca'ya 1584'te girmiş (Chanson polémique: savaş şarkısı). Hem sıfat hem isim. "Kamus-u Fransevi"nin verdiği karşılık: "münakaşa-i kalemiyye"; TDK sözlüğünün: "açık tartışma"; Meydan-Larousse: "oldukça sert nitelikte kalem tartışması", diyor.
Polemik de, Batı'nın bütün hastalıkları gibi, Tanzimat'ın açtığı yoldan giriyor, ülkemize. İmanın olduğu yerde savaşa yer var mı!
Namık Kemal: "Barika-i hakikat müsademe-i efkardan doğar" diyor. Hangi barika-i hakikat!
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 1696 | 339 Sayfa | ISBN: 9789754702811 | Basım Yılı: 2010 | Stok No: 13939 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Cemil Meriç ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
İletişim Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
100 Temel Eser kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Zaman Büyücüleri, Zeliha Akçagüner |
| »» Eski Türkiye Türkçesinde Edatlar, Bağlaçlar, Ünlemler Ve Zarf Filler, Kamil Tiken |
| »» Dede Kokut Hikayeleri, Hanifi Vural |
| »» Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler, Hülya Argunşah |
| »» Evliya Çelebi Seyahatname Seçmeler, Musa Duman |
| »» Yunus Emre Divanından Seçmeler, Hayati Develi |
| »» 87 Oğuz, Rakım Çalapala;nimet Çalapala |
| »» Felatun Bey İle Rakım Efendi, Ahmet Mithat Efendi |
| »» İntibah, Namık Kemal |
| »» Bağrı Yanık Ömer, Mahmut Yesari |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.