1855 yılında Bursada büyük bir deprem oldu. Bursalıların küçük kıyamet dedikleri bu afette şehrin büyük kısmı yıkıldı. Bu feleketi duyan Sadrazam Keçecizade Fuad Paşa, üzüntüsünü şöyle dile getirdi: Eyvah Osmanlının Dibâcesi yıkıldı
Kelime anlamı; kitapların başına yazılan, kitabın maksadını ve içeriğini anlatan, önsöz veya giriş demek olan Dibace de; Osmanlı Devletinin bir dönem başkentliğini yapmış, evliyalar diyarı, tarihi abideler şehri, tabii güzellikleri ve binlerce senedir bilinen şifalı kaplıcaları ile dünyaca isim yapan Bursa anlatılıyor.
Nazım İntepe, Evliya Çelebinin tabiriyle Uludağdan akan pınarların suladığı, servi, çınar ve gülistanlar şehri Bursa yı, dünden bugüne uzanan bir panorama da sunuyor okuyucusuna
Bursadayım ve hatıralarımı anlatmaya karar verdim. Çekirdekten çınara Osmanlının kuruluşuna, günümüze kadar her devrine, yılına, ayına, gününe şahit oldum. Bin çadırlık bir boyun imparatorluk kurmasına ve 600 yıllık bir medeniyetin gelişimine şahitlik ettim. Gördüğüm duyduğum ilginç olayları ve duygularımı sizinle paylaşarak bilinen tarihe farklı bir not düşeceğim. Osmanlının Dibâcesini; yani Bursayı ve tarihinini kendi gözümden yazmak istiyorum.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: NİHAT DAĞLI
Yazı Kaynağı: Zaman Kitap Eki
Hayatımın büyük bölümü az sayıda kentte geçmiş olsa da, hayat ve ruh kurucu sözlerin hafızası gibi duran şehirlerin çağrılarını hep duyarım.
Duyarım çünkü başta bu kadim şehirlerin şiirlere ve romanlara düşürülmüş cümlelerinin okuyucusuyum. Ama ne yazık ki, okuduğum için çağrılarını duyabildiğim bu şehirlerden çok azının çağrısına icabet edebildim. Ve çağrısına icabet ettiğim hiçbir şehir beni eli boş çevirmemiş, şöyle esaslı bir hakikati zihnime kazımıştır: Ne ev ne de şehir sadece yerleşmek ve barınmak üzere kurulmazlar, aynı zamanda kurucularının ruhlarını da görünür kılarlar. İnsan, inşa ettiği ev ve kurduğu şehirle kendini gösterir.
Vardığım şehirlerden dönüşlerimde, 'meğerse şehirler değil, şehirlerin kurucu ruhları çağırıyormuş beni' demişimdir. Böyle olmalı ki, kendisi de bir şehir okuyucusu olan Mustafa Armağan İnsan Yüzlü Şehirler'in girişinde şöyle konuşur: "Şehirdeki her taş, tabiattaki halinden farklı olarak insan eliyle biçimlendirilmiştir, insan ruhunun, bilincinin, aklının, emeğinin eseridir. Dolayısıyla insanın sembolleştirme eyleminin en karmaşık ve en zengin ürünlerinden biridir şehir. Bu yüzden de, ister istemez anlam doludur. Bu anlam dünyasını canlı tutan unsur da şehrin hafızasıdır." Hiç şüphesiz bu tespit, ruhu olan 'geleneksel' şehirler için geçerlidir. Daha doğrusu şöyle; bir ruh içre var olan insanların kurduğu, kurucularının ruhlarına misal olan şehirler böyledir.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: ERTAN ALTAN
Yazı Kaynağı: Yeni Şafak Kitap Eki
Nazım İntepe, 1928 yılından sonra adı bir kararnameyle Uludağ yapılan Keşiş Dağı'ndan koparılarak Doğu Roma'nın ünlü Purussa şehrinin kuzey burçlarına yerleştirilen bir taşın gözünden bugüne uzanan Bursa'yı anlattığı kitabına "Dibace" adını vermiş. Osmanlı ilk başkenti ve devletin varlığının ilk işareti olan Bursa uzun yılar "Osmanlı'nın Dibacesi" olarak anılmış çünkü.
Bugün Türkiye'nin en ünlü kayak merkezi haline gelen Uludağ'ıyla, ovaya yayılan ve şehri her bakımdan tarihteki anlamından uzaklaştıran tekstil ve otomobil sanayisiyle Türkiye'nin önemli şehirlerinden biri olan Bursa'nın, iki bin yılı aşan tarihi düşünüldüğünde hak ettiği bir konumda olduğu söylenemez.
OSMANLI'NIN DİBACESİ ROMA'NIN DÜĞÜMÜYDÜ
Bursa Türkiye'nin en önemli arkeolojik potansiyeline sahip olmasına rağmen arkeolojik çalışmalardan en uzak olan şehri aynı zamanda. Son yıllarda belediyelerin gayretleriyle şehrin eski Osmanlı mimarisine ait hanlar, bedestenler, cumbalı eski Osmanlı evleri, tarihi surlar birer birer onarılıp ortaya çıkarılmasına rağmen, şehrin uzak geçmişine ait hiçbir çalışma yapılmıyor. Oysa iki bin 200 yıllık tarihi içinde hem klasik Roma'nın hem de Doğu Roma'nın en önemli şehirlerinden biri olan Bursa, Anadolu medeniyetinin de en önemli bileşenlerinden biri olmuş. "Osmanlı'nın Dibacesi" olarak anılan şehir aslında yüz yıllarca Roma'nın görkemli hikâyesinin düğüm noktasını oluşturmuş. Bu anlamda Bursa'yı yalnızca Osmanlı'nın dibacesi olarak düşünmek bu kadim şehre haksızlık olur.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 1189 | 416 Sayfa | ISBN: 9789944125833 | Basım Yılı: 0 | Stok No: 124835 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Nazım İntepe ismine kayıtlı başka bir eser bulunamadı.
Kaynak Kültür Yayın Grubu yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Edebiyat - Diğer kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Gülme, Henri Bergson |
| »» Sır Ve Ötesi, Lisa Love |
| »» Türkiye'nin En Güzel Yaban Çiçekleri (2 Cilt Kutulu), Erdoğan Tekin |
| »» Yaşatma İdeali, Muhammed Fethullah Gülen |
| »» Kalbin Direnişi, Kemal Sayar |
| »» Cazın Irmakları, Cahit Koytak |
| »» Bayılırım Maceraya, Anita Ganeri |
| »» Oblomov, İvan Aleksandroviç Gonçarov |
| »» Ahmed Yüksel Özemre (2 Cilt Takım), Necmettin Şahinler |
| »» Evliya Çelebi Seyahatnamesi - (2 Cilt-kutulu), Evliya Çelebi |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.