Uzun zaman önce Parminedes "to gar auto noein estin te kai einai: Düşünme ve varlık aynıdır" demişti. Düşünce tarihi boyunca çok çeşitli yorumlara konu olmuş olan bu söz sonunda bir varlıkbilim meselesi olarak kabul edildi ve rafa kaldırıldı.
Descartes dünyanın ve insanın varoluşu üzerine büyük yalnızlık içinde yirmi yıl boyunca sürdürdüğü düşünmesini "cogito, ergo sum: düşünüyorum, o halde varım" diye sona erdirdi. Bu, "kuşku duyuyorum, demek ki varım" kestirmesiyle solipsizm (tekbencilik) uçurumundan kurtulma çabası olarak yorumlandı.
"Düşündüğüm kadar ve düşündüğüm sürece varım" önermesi, hiçbir iddiası olmayan bir yorum olarak bile zihinlerde yer etmedi, dolayısıyla düşünmeyle var olmak arasındaki bağ uzunca bir zaman bir daha kurcalanmamak üzere örtük kaldı.
Dünyanın ve insanın geldiği nokta her haliyle düşünmeye çağrıda bulunurken, karşılaştığımız her mesele bizi durup dinlemeye, dinleyip düşünmeye davet ederken neden düşüncenin izine rastlanmıyor? Düşünmeye bu ayak direyiş neye işaret ediyor?
Yaşadıklarımız bu çağrıya karşı gösterilecek serkeşliğin düşünmeyle erişilecek olanın kendisini geri çekmesiyle sonuçlandığını gösteriyor: Kitap, milletçe varlığımızın tehlikenin eşiğine geldiği şu günlerde bu tehlikeyi savuşturabileceğimiz tek ve biricik tutumağa mütevazı bir ışık tutmayı amaçlıyor.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Enes Özel
Yazı Kaynağı: DünyaBizim.com
Heidegger, 20. Yüzyılın en önemli, en etkili ve en zor düşünürlerinden biri. Türkçede ise Heidegger külliyatı konusunda ciddi eksikler vardı. Bunun belki ilk sebebi olarak Heidegger'in çevrilmesi çok zor bir düşünür olması söylenebilir. Hem düşüncesini Almancaya sıkı sıkıya bağlaması, neredeyse Almancanın içinden doğru düşünmesi 'ki Heidegger düşüncesinde dil, Varlık ve kökensel düşünme arasında sıkı bir ilişki vardır- hem Varlık'ın kendisini geri çeken anlamlarına kelimelerin etimolojik kökenlerine inerek ulaşmaya çalışması, hem de kendi türettiği kelimelere ve ya günlük dildeki kelimelerin daha az kullanılan anlamlarına düşüncesinde verdiği hayati rol onun çevrilmesini neredeyse imkansız hale getiriyor.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 311 | 112 Sayfa | ISBN: 9789754687217 | Basım Yılı: 2009 | Stok No: 79759 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Immanuel Kant, Arthur Schopenhauer, Martın Heıdegger ismine kayıtlı başka bir eser bulunamadı.
Say Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Felsefe - Genel Ve Referans kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» İdeolojinin Aile Miti, Slavoj Zizek |
| »» Antroposen'e Hoşgeldiniz, Slovaj Zizek |
| »» Hazzın Bilimi, Paul Bloom |
| »» Madde Ve Bilinç, Paul M. Churchland |
| »» Paris, Modernitenin Başkenti, David Harvey |
| »» İlk Yunan Filozoflarında Tanrı Düşüncesi, Werner Jaeger |
| »» Aklın Zaferi, A. Baudart;a. Philonenko;b. Bourgeois;f. Farago;françois Dagognet;j. Russ;jacques D'hondt;s. Goyard- |
| »» Komünist Ufuk, Slavoj Zizek |
| »» Yaklaşan İsyan, 0 |
| »» Klasik Mantık, A. Kadir Çüçen |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.