Kitabın Önsözü
Elinizdeki çalışma “Sülasiye” adı verilen üç aşamalı bir çalışmanın ikinci halkasının ikinci kitabıdır. Halkanın ilk kitabı “Göçün ve Kentin Siyaseti / MNP’den SP’ye Milli Görüş Partileri” adıyla yayınlandı (Çıra Yayınları, İstanbul-2009.) İkinci halkayı teşkil eden çalışma “Göçün ve Kentin İktidarı / Milli Görüş’ten Muhafazakar Demokrasiye AK Parti” adını aldı.
Daha önce yayınlanan “Din, Kent ve Cemaat –Fethullah Gülen Örneği–” (Ufuk Yayınları, İstanbul-2008) üç aşamada tasarlanan bir çalışmanın son halkasıdır.
Sülasiyenin ilk çalışması “İslamcıların Üç Nesli” olarak düşünüldü. İlk nesil 1856-1924, ikinci nesil 1950-1997, üçüncü nesil 1997 ve sonraki politik ve toplumsal gelişmelerin aktörlerinden ibarettir. Bu çalışmanın da yayınlanmasıyla sülasiye tamamlanmış olacaktır.
19. yüzyıldan itibaren Müslüman dünyanın yaşadığı tecrübe çok yönlü olarak ele alınmayı hak ediyor. 19. yüzyıl Batı’nın tarihe ve dünyaya hükümranlığını ilan ettiği, İslam dünyasının yenilgiyi kabul ettiği bir zaman dilimidir. İlk ciddi belirtiler 18. yüzyılda başlamış olsa bile, ağır yenilgiler, trajik olaylar bu tarihten sonra birbirini takip etti. 20. yüzyılın ikinci çeyreğine gelindiğinde İslam dünyasının neredeyse yüzde 80’i Batılı devletlerin sömürgesi haline gelmişti. Sömürge olmayan Türkiye’de ise tek parti, İran’da Pehlevi hanedanı dönemi başlamıştı. Batı’nın hegomonik gücüne karşı bir direnç ve alternatif oluşturma iddiasıyla 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış bulunan İslamcılık ‘fetret dönemi’ne girmiş bulunuyordu.
İşte üç aşamadan müteşekkil sülasiye, bu tarihte yaşanan olayları, çapraz gelişmeleri, altüst oluşları, geri çekilişleri ve ileri hamleleri konu edinmektedir.
“Göçün ve Kentin Siyaseti –MNP’den SP’ye Milli Görüş Partileri-” başlığı altında 1969’da Prof. Necmettin Erbakan liderliğinde Milli Nizam Partisi (MNP)’yle başlayıp, 21. yüzyılın başlangıç yılında bölünme sonucunda bir koluyla Saadet Partisi (SP)’yle devam eden, diğer koluyla AK Parti’yle peşpeşe iki defa iktidar olan siyasi çizginin hikayesini anlatır. Bu hikaye bir yönüyle biz Türkiye’de yaşayan insanların, bir yönüyle modernleşme tarihinde bütün Müslümanların hikayesidir.
Her iki kitapta, çapraz bir biçimde sosyolojik temel gelişmeleri takip ederek Milli Görüş hareketinin Türk siyasetini ve Türk siyasetinin Milli Görüş partilerini nasıl etkilediğini anlatmaya çalıştık. Türkiye’nin yaşadığı tecrübe hem İslam dünyası için önemli bir kaynak hem “Batı-dışı modernleşme” için yol gösterici bir zenginliktedir. AK Parti, Milli Görüş geleneğinin kentte; Anadolu’da; beşeri desteği göç sonucunda kentlerin varoşlarında ve orta sınıf semtlerinde toplanan heterojen zümre ve katmanların somut iktidar talebi ve ürünüdür. Parti’nin bu talebi ne kadar doğru temsil ettiği, merkez-kaç güçlerin taleplerine hangi oranda cevap verdiği araştırılmaya değer bir konudur.
Sülasiyenin üçüncü kitabı “Din, Kent ve Cemaat”tir. Bu çalışma, isminden de anlaşılacağı üzere, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayan büyük göç hareketinin yeni kent ortamında ortaya koyduğu yapıları ve kendine özgü açtığı sosyal mecranın anlaşılmasını hedeflemektedir. Bu olayda Fethullah Gülen Hocaefendi, söz konusu toplumsal pratiğin somut örneğidir.
Sülasiye kapsamında yapılan çalışmalar gündelik olaylar eşliğinde “siyaset sosyolojisi”nin imkanlarından yararlanılarak yapıldı. Dolayısıyla yöntemin salt akademik ve bilimsel olmadığını ayrıca belirtmeye gerek yok. Ancak belli bir disipline ve bazı kurallara riayet edildiğini belirtmek lazım. Bunun “bir tür yeni bir yöntem (metodoloji)” olduğunu söylemek mümkün. Kitabı okuyanlar hem bir dönemi yakından takip etme, hem olayların fikri ve politik anlamlarını bir arada kavrama imkanına sahip olurlar. Bu yöntem AK Parti iktidarını konu alan bu çalışmada da kullanıldı.
AK Parti, bir iktidar tecrübesidir. Bu tecrübenin insan ilişkilerinin ve toplumsal hayatın İslami bir çerçeveden kritiğini yapanlar için taşıdığı anlam önemlidir. Amacımız AK Parti’ye sorgusuz sualsiz sadakat göstermek veya kör muhalefet etmek değil, 200 yıllık bir varoluş mücadelesinin geldiği noktanın muhasebesini yapmaktır.
AK Parti iktidarının muhasebesi yapılırken dört sorunun cevabı aranmaya çalışılmıştır:
1) AK Parti genel olarak toplumun geleneksel iktidar merkezlerine karşı toplumu, başka bir ifadeyle “bürokratik merkez”e karşı “toplumsal merkezi” ne kadar özgürleştirebildi?
2) Sistemin kenarına itilen, dışlanan, milli gelirden hak ettiği payı alamayan geniş kitlelerin maddi, sosyal ve moral hayatında ne kadar iyileşmeler sağlayabildi?
3) Bölgemizde taşlar yeniden döşenir ve küresel hegemonik güçler ile İslam dünyası arasında ilişkiler yeni bir mahiyet kazanırken, AK Parti iktidarı Türkiye’yi, İslam dünyasını ve dünyayı hangi perspektiflerden algıladı?
4) İslamcı bir bakış açısından AK Parti tecrübesi bir kazanç mı sağladı, yoksa kayıplara mı sebebiyet verdi?
Bu kitabın hazırlanmasında yardım ve katkıları olan Kazım Bayar ve Atilla Fikri Ergun’a teşekkürü bir borç bilirim.
Çaba bizden, başarı Allah’tandır…
Ali Bulaç
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Asım Öz
Yazı Kaynağı: Dünya Bülteni
Ali Bulaç'ın AK Partili Türkiye'nin siyasal ve kültürel gündemine ışık tuttuğu yazılarını bir araya getiren son kitabı "Göçün ve Kentin İktidarı / Milli Görüş'ten Muhafazakar Demokrasi'ye Ak Parti" Çıra Yayınları'nca yayımlandı.
Nasıl ya da neresinden bakılırsa bakılsın AK Parti, bir iktidar tecrübesidir. Peşpeşe gelen iktidar dönemlerinin sonunda AK Parti, iktidar payını "merkez"in çelmelerine ve darbeci eğilimlerine rağmen kendisinin bile beklemediği kadar sağlamlaştırmış, güçlendirmiş görünüyor. Bu tecrübenin insan ilişkilerinin ve toplumsal hayatın İslami bir çerçeveden kritiğini yapanlar için taşıdığı anlam önemlidir.
Ali Bulaç'ın "Göçün ve Kentin İktidarı / Milli Görüş'ten Muhafazakar Demokrasi'ye Ak Parti" isimli kitabı çıktı. 27 bölümden oluşan bu kitap "sülasiye" yada üçleme adı verilen üç aşamalı çalışmanın ikinci halkasını oluşturuyor. Çalışma temelde "İslamcıların Üç Nesli" olarak düşünülmüş. İlk nesil 1856-1924, ikinci nesil 1950-1997, üçüncü nesil 1997 ve sonraki politik ve toplumsal gelişmelerin aktörlerinden ibarettir. Yazar yaşananları analiz ederken şöyle bir genel tasvir sunuyor: "19. yüzyıldan itibaren Müslüman dünyanın yaşadığı tecrübe çok yönlü olarak ele alınmayı hak ediyor. 19. yüzyıl Batı'nın tarihe ve dünyaya hükümranlığını ilan ettiği, İslam dünyasının yenilgiyi kabul ettiği bir zaman dilimidir. İlk ciddi belirtiler 18. yüzyılda başlamış olsa bile, ağır yenilgiler, trajik olaylar bu tarihten sonra birbirini takip etti. 20. yüzyılın ikinci çeyreğine gelindiğinde İslam dünyasının neredeyse yüzde 80'i Batılı devletlerin sömürgesi haline gelmişti. Sömürge olmayan Türkiye'de ise tek parti, İran'da Pehlevi hanedanı dönemi başlamıştı. Batı'nın hegomonik gücüne karşı bir direnç ve alternatif oluşturma iddiasıyla 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış bulunan İslamcılık 'fetret dönemi'ne girmiş bulunuyordu.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Asım Öz
Yazı Kaynağı: Dünya Bülteni
Ali Bulaç'ın AK Partili Türkiye'nin siyasal ve kültürel gündemine ışık tuttuğu yazılarını bir araya getiren son kitabı "Göçün ve Kentin İktidarı / Milli Görüş'ten Muhafazakar Demokrasi'ye Ak Parti" Çıra Yayınları'nca yayımlandı.
Nasıl ya da neresinden bakılırsa bakılsın AK Parti, bir iktidar tecrübesidir. Peşpeşe gelen iktidar dönemlerinin sonunda AK Parti, iktidar payını "merkez"in çelmelerine ve darbeci eğilimlerine rağmen kendisinin bile beklemediği kadar sağlamlaştırmış, güçlendirmiş görünüyor. Bu tecrübenin insan ilişkilerinin ve toplumsal hayatın İslami bir çerçeveden kritiğini yapanlar için taşıdığı anlam önemlidir.
Ali Bulaç'ın "Göçün ve Kentin İktidarı / Milli Görüş'ten Muhafazakar Demokrasi'ye Ak Parti" isimli kitabı çıktı. 27 bölümden oluşan bu kitap "sülasiye" yada üçleme adı verilen üç aşamalı çalışmanın ikinci halkasını oluşturuyor. Çalışma temelde "İslamcıların Üç Nesli" olarak düşünülmüş. İlk nesil 1856-1924, ikinci nesil 1950-1997, üçüncü nesil 1997 ve sonraki politik ve toplumsal gelişmelerin aktörlerinden ibarettir. Yazar yaşananları analiz ederken şöyle bir genel tasvir sunuyor: "19. yüzyıldan itibaren Müslüman dünyanın yaşadığı tecrübe çok yönlü olarak ele alınmayı hak ediyor. 19. yüzyıl Batı'nın tarihe ve dünyaya hükümranlığını ilan ettiği, İslam dünyasının yenilgiyi kabul ettiği bir zaman dilimidir. İlk ciddi belirtiler 18. yüzyılda başlamış olsa bile, ağır yenilgiler, trajik olaylar bu tarihten sonra birbirini takip etti. 20. yüzyılın ikinci çeyreğine gelindiğinde İslam dünyasının neredeyse yüzde 80'i Batılı devletlerin sömürgesi haline gelmişti. Sömürge olmayan Türkiye'de ise tek parti, İran'da Pehlevi hanedanı dönemi başlamıştı. Batı'nın hegomonik gücüne karşı bir direnç ve alternatif oluşturma iddiasıyla 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış bulunan İslamcılık 'fetret dönemi'ne girmiş bulunuyordu.
İşte üç aşamadan müteşekkil sülasiye, bu tarihte yaşanan olayları, çapraz gelişmeleri, altüst oluşları, geri çekilişleri ve ileri hamleleri konu edinmektedir."
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 743 | 452 Sayfa | ISBN: 9786353168000 | Basım Yılı: 2010 | Stok No: 133384 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Ali Bulaç ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Çıra Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
İnceleme-araştırma kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» 100. Yılında Meşrutiyet, Celal Kazdağlı |
| »» Osmanlı'nın Ortadoğu' Dan Çekiliş, Ahmet Özcan |
| »» Konulu Tefsir Metodu, Yrd. Doç.dr.şahin Güven |
| »» Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigoriy Petrov |
| »» Bizim Toprağın Dili, Sabiha Ünlü |
| »» Seksen Günde Devrialem (tam Metin), Jules Verne |
| »» Hayalet Tugay, John Scalzi |
| »» Peter Pan (tam Metin), J. M. Barrie |
| »» Senaryo Anatomisi, John Truby |
| »» Heidi (tam Metin), Johanna Spyri |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.