Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: MUSTAFA OĞUZ
Yazı Kaynağı: Zaman Kitap Eki
Hüzün Sendromu (şiir), Sürgün Aşk Düğünleri, Aşk Kadar İsyan Sesli'den sonra Reşit Güngör Kalkan, Gül Üstüne Aşk Olsun (Kaynak Kitaplığı) ile "Yitik bir düşün peşinde ömür tüketmenin hiç de dudak bükülecek kadar süflî bir uğraş olmadığını kabul edeceklerdir." dediği denemenin sularında gezinmeye devam ediyor.
Kitapların önsözleri ve kitaba adını veren yazı, yazarın kitabına tuttuğu aydınlatıcı bir ışık, bir rehberdir. Kalkan önsözde: "Peki ben neler mi yazdım! Dedim ya, iyiliğe ve güle dair yazılmış olan ne varsa, sıcak bir buket hâlinde evlerimize, kitaplarımıza, umutlarımıza, rüyalarımıza yeniden dönebilmek adına ne yazılması gerekiyorsa onları..." yazdığını söylüyor yeni kitabında.
"Gül Üstüne Aşk Olsun" adı gül ve aşk üzerine dikkati çekiyor hemen. Sürekli kullanıla kullanıla eskiyen hem de hiç eskimeyen iki sembol, gül ve aşk. Kalkan, "...aşk içinde dönüp duran bir gül seferindeyiz. Var mıdır bizleri yüz sürdüğümüz kapılardan geriye çevirecek yeni bir kelime! " diyerek gül ve aşk dairesinin içinde duruşunu açıklıyor. "'Bir gülü andıkça' tazeleniyor farkında olmadan cümlemiz." derken de gülün cümlelere hayat suyu olduğuna işaret ediyor. Yazdıklarını 'Sevgiyle yakılan ırmağın türküsü' olarak sunan yazarın denemeleri arasında gezinirken metinlere deneme mi yoksa şiir mi demem gerektiği noktasında düşündüm. İlk eseri şiir olan Kalkan, şiirin o dayanılmaz cazibesinden yakasını bir an bile kurtaramıyor. Hoş, kurtarmak gibi bir derdi de yok zaten. Metinleri okurken daha çok bir şiir okuyormuş gibi hissediyorum kendimi. Şiirselliğin denemeye katkısı inkar edilemez. Kalkan bu katkıyı o denli yapıyor ki deneme, denemeden daha çok mensur şiire kayıyor.
» Devamını okumak için tıklayın
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.