Gurbet, şarkı ve türkülerimizde olduğu kadar, belki de daha fazlasıyla şiirimize konu olmuştur. Türklerin dilinde 'gurbet elde bir hal gelir başı'mıza. Şiirler, nasıl 'bir hal' olduğunu açıklar. Derken, sılaya ulaşamama endişesi sarar yüreğimizi. Ayrılık zor gelmeye başlar. Gurbette ölmek bir korku, bir kabus gibi çöker üzerimize. Bu kez Karacaoğlan'ın diliyle, bizi anadan ve yardan ayıranın dağlar olduğunu vehmeder, çare olarak dağlara seslenir; 'yol ver dağlar ben sılama gideyim' deri. Ya da Sümmani gibi;
'Kağıdım yok yazam yare gönderem
Yanık arzulahim kime bildirem
Hançer alıp kendi kendim öldürem
Kaadir mevlam nasip eyle sılayı'
diyerek, fakirliğimizi, acımızı, hüznümüzü ve dahi çaresizliğimizi arzeder, niyaza dururuz.
Bir taraftan da gurbetin kaçınılmaz gerçeğimiz olduğunu, buna karşın, dağları aşmanın eskisi gibi artık zor olmadığını anlarız. Ahmet Telli'nin de dediği gibi:
'Çünkü varolduğu her yerde insanın
gurbet mutlaka olacaktır
sevda ile hasret varsa eğer
zulüm varsa mapusluk varsa
ayrılık yakıyorsa içimizi
gurbet mutlaka olacaktır'
Evet, 'gurbet mutlaka olacaktır'. Bir taraftan bu 'gurbeti gönlüm(üz)de duya duya' yaşayacağız; diğer taraftan 'gurbet'leri sıla yapmaya çalışacağız. Ayrıca en büyük gurbet'in dünya gurbeti olduğunu da unutmayacağız.
GÜLDESTE İÇİNDE ŞİİRİ BULUNAN ŞAİRLER
yunus emre, şeyhi, necati, usuli, aşık garip, zati, fuzuli, baki, aşık kerem, katibi, karacoğlan, aşık ömer, gevheri, fehim-i kadim, şeyh galib, dertli, aşık sururi, karslı hamid efendi, erzurumlu emrah, bayburtlu zihni, seyrani, yenişehirli avni, gedai, mustafa refik, ketencizade mehmet rüştü, abdülhak hamid tarhan, sümmani, hüseyin suat yalçın, rıza tevfik bölükbaşı, süleyman nazif, hüseyin siret özsever, posoflu zulali, ahmet haşim, yahya kemal beyatlı, ahmet talat onay, emin bülend serdaroğlu, ibrahim alaettin gövsa, halit fahri ozansoy, aşık veysel, yusuf ziya ortaç, faruk nafiz çamlıbel, halide nusret zorlutuna, kemalettin kami kamu, haşim nezihi okay, ömer bedrettin uşaklı, necip fazıl kısakürek, ilhami bekir tez, kemal çoruh, m. uluğ turanlıoğlu, oktay rifat, ali kemal meram, ali ulvi kurucu, bekir sıtkı erdoğan, nurettin özdemir, şükrü kaçar, turgut uyar, ali yüce, kemal bülbül, akdemir akmut, bahaettin karakoç, ayhan inal, abdurrahim karakoç, hilmi yavuz, yavuz bülent bakiler, m. fethullah gülen, şeref taşlıoğa, sadettin kaplan, seyit mehmet şen, osman sarı, ahmet telli, ihsan zelal, yusuf dursun, ozan telli, avni doğan, ihsan ışık, ahmet tevfik ozan, hasan ali kasır, tahir sürmelibey, yaşar miraç, a. vahab akabaş, fakı eder, berat demirci, cemal kurnaz, durmuş kaya, mevlüt ceylan, mustafa hatipler, durdu şahin, nurullah genç, ömer kazazoğlu, şadi kocabaş, hasan akçay, servet yüksel, mesut doğan, talip ışık, mehmet ekinci, muhterem şahin, mehmet aycı, hüseyin kaya.
Yazı Kaynağı: www. yakusha. net Gösterim: 3958 | 184 Sayfa | ISBN: 9789755501178 | Basım Yılı: 1997 | Stok No: 124 Stok Miktarı: 3+ | Büyük Resim
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.