Gelse de trenden ikimiz insek
camları buğulu iki tas çorba
bir kitap -- çantana korkup tutunmuş
kâğıdı samandan şiiri zorba
ve o hışırdayan uykudan geçsek
sobanın ayrımsız adaletinden
çok büyük bir yağmur işte başlamış
kimse çıkmayacak bugün evinden
böyle susuyorum ben çok değiştim
sense nasıl denir -- hâlâ o kızsın
dinle ağlayarak çıkrık sesini
işte şu dünyada yapayalnızsın
her neyi dilesek burada olmaz
en büyük erdemi bunun, susamak
yalar yarasını içte bir geyik
hepsi bu kadardır: adı yaşamak
Kitaphaber.net Eleştirdi
Şiir döndü
Yazan: Özcan Ünlü
Yazı Kaynağı: Okumayeri.net
Modern şiire 'yeniden- hecenin gücüyle hükmetme maharetini gösteren Süleyman Çobanoğlu, tam da 'artık bitti' denilesi bir kuraklıkta şiir vadisine döndü.
'Şiirler Çağla'nın ardından yaşadığı 15 yıllık 'şiir tembelliği'ni attığı 'Hüdayinabit', 50'si yeni toplam 71 şiirle raflardaki yerini aldı.
Kitabın adı bir çeşit ilham, "kendiliğinden biten, ekilmiş olmayan (bitki)" anlamına geliyor. Arapça 'huda' ile Farsça 'nabit' kelimelerinin izdivacı... En az sözü geçen şiir kadar, kitabın bütününe anlam katan bir tercih...
'Şiirler Çağla'da gümrah bir ırmağa bıraktığı heceyi, aynı derinlik ve rikkatle yeni şiirlerinde de ustaca kullanıyor şair. Söz dizimi, ironisi, naifliği ile kendi şiirini söylerken, dizelerinde Yunus'un, Yahya Kemal'in, Asaf Halet'in, Sezai Karakoç'un sesinin yankısını yeniden ve daha berrak duymamızı sağlıyor.
'Bütün gürültünün içinde sade Müslüman'ı arayan' şair, 'uluhiyet önünde şiirin haddini bilmesi' gerektiğini söylüyor, kitapla ilgili bir söyleşisinde ve neredeyse tamamı hikemi bir teslimiyetin izlerini taşıyan bütün şiirlerine aynı pastel rengi vuruyor.
Eliot'un 'Çorak Ülkesi'nden çıkarak, Neşideler Neşidesi'nden, İncil'den, Kur'an'dan, ninnilerden ve türkülerden yuvarlanarak Türkiye'nin şiirini söylemesi boşuna değil...
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Bilal Can
Yazı Kaynağı: Kitaphaber.net
"at besleyen birinin kuşkuludur uykusu".
Hudayinabit: kendi kendine, boşu boşuna yetişmiş bir bitki olarak karşımıza çıkan bu kelime Süleyman Çobanoğlu'nun son kitabının ismi. Şiirler Çağla'dan uzun bir zaman sonra Hudayinabit'in çıkması Süleyman Çobanoğlu takipçilerini sevindirmiştir. Yazarın bu kitabı daha önce bazı dergilerde yayınlanan şiirlerden yanısıra bu kitaba özel şiirleriyle de okuyucu karşısına çıkmıştır.
Kitap 112 sayfada 71 şiirle okuyucu karşısına çıkıyor. Kitabı özel kılan bu şiirlerin daha önce bir yerde olmaması ilk etmenlerden biri. Bu yüzden Hudayinabit okuyucuları sevindirmiş ve Süleyman Çobanoğlu'nun şairliğini gözlerde biraz daha büyütmüştür.
''boş bardaklar içinde kalsın söylediklerim
istemem söylemesin kimseler ilahimi.''
Kitaptaki şiirler yine Şiirler Çağla kitabına şekil ve tema bakımından benzer şiirler içeriyor. Bu da kitapların aynı dönemlerde yazılan şiirler içerdiğinin bir karşılığı olabilir. Şiirler geleneksel halk şiiri forumunda a, b, c, b örgüsünde yazılmıştır. Tema bakımından Şiirler Çağla ile aynı seviyede giden geleneksel ama modern şekilleriyle karşımıza çıkıyor. Manti türünden yazılan şiirleri ise şiirleri ile aynı seviyede olmadığı kesin.
Süleyman Çobanoğlu hem bir ilham hem de bir düşünce şairidir. O şiirlerinde aşık bir kalbin vecd ile çarpan bir kalbin, tefekküre dalan bir gözün, iyiye yürüyen bir ayağın göstergesidir. Şiirlerinin kimi yerde çok seslilik göstermesi rüzgarın çığlığını duyuracak derecede, kimi yerlerde düşük desibelde sözler söylemesi dervişane mülayimliğin bir nispeti.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Söyleşen: Murat Tokay, Süleyman Çobanoğlu
Yazı Kaynağı: Zaman Kitap Eki
Süleyman Çobanoğlu'nun 1995 yılında yayımladığı ilk kitabı Şiirler Çağla büyük bir heyecanla karşılanmıştı. Çobanoğlu bu kitapta hece şiirine modern bir içerik kazandırmış, "Hece ile bir şey yapılamaz" diyenlere şiiriyle cevap vermişti. İsmet Özel'in kitap hakkında yazdığı "Süleyman Çobanoğlu Heyhat" başlıklı yazı o dönemde çok tartışıldı. İlk kitabıyla şiir dünyasına parlak bir giriş yapan Çobanoğlu daha sonraki yıllarda -ara ara Dergah'ta şiirleri yayımlansa da- şiiriyle pek gözükmedi. Ama şiiri gönlünden atmamış, şiir yazmayı bırakmamıştı. Çobanoğlu yeni kitabı Hudayinabit'i geçtiğimiz günlerde yayımladı. Kitapta çoğu daha önce yayımlanmamış şiirler yer alıyor. Çobanoğlu ile şiiri ve şiir ortamını konuştuk.
Şiirler Çağla'nın yayımlanışının üzerinden 15 yıl geçmişti ki yeni kitabınız Hudayinabit geldi. Bu arada sizi dergilerde değil de daha çok ekranda gördük. Şiirden kopmuş muydunuz!
Ben şiirden hiç kopmadım. Şiir tembelliği yaşadığım oldu ama şiiri gönlümden hiç atmadım. İlk kitabım yayımlandıktan sonra yaptığım işten dolayı lüzumsuz tartışmalar yapıldı. Sanki bütün şairler Olimpos dağında tanrılara şarap sunarlarmış da bir ben yeryüzünde televizyonculukla uğraşıyormuşum gibi bir hava oluştu. Halbuki kimimiz ticaretle uğraşırız, kimimiz kaymakam, kimimiz de gazeteciyizdir. Kim bana gazeteciliğin tuhafiyecilikten daha aziz meslek olduğunu ispat edebilir! Kim diyebilir ki, doktorluk dokumacılıktan daha üstündür, kaportacılar televizyonculardan daha iyi şairdir! Böyle bir şey yok. Ben yine ekmeğimi kazandığım mesleği icra etmeye devam ettim. Bu arada şiir yazmayı da sürdürdüm.
Hudayinabit bunu ispatlayan bir kitap oldu. Bu kitaptaki şiirlerden çok azı Dergâh dergisinde yayımlandı. Ama bunu insanlar beni unutmasın diye yapmadım. Ya Mustafa Kutlu'yu ya da İbrahim Tenekeci'yi görüp, ben şöyle bir şiir yazdım dediğim için yayımlandı çoğu.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: CAFER KEKLİKÇİ
Yazı Kaynağı: Yeni Şafak Kitap Eki
Şiir söylemenin (veya yazmanın) gereği insanın 'iç düzen'ini sosyalleştirme eyleminin fakr-u zaruretiyle birlikte hâlihazırdaki düzene karşı koyuş cehdini de harekete geçirir. Ceht eden, derin kütle sahibidir; sonsuz ritim içinde kendi sesini 'görür'. Ben buna, kendi sesinin sahibi olmak diyorum. Şair kendi sesini ortaya koyarken birtakım materyallere ihtiyacı olacaktır. Bundan dolayı şiirin biçimi çoğunca biçemini de ele verir. Ama ses olmadan biçim de biçem de pek fazla işimize yaramaz. Şair şiirde sadece imajlara (duygu, düşünce ve hayallere) güvenemeyeceği gibi sadece forma (şekillere) da güvenemez. Güvenmemeli. Şiirin kadim ve ebedi temeli sestir. Ses bir şiirde bir unsur olarak yer almaz; şiirin ayırt edici en temel ve en önemli 'varlığı'dır. Şiiri nesirden ayıran en büyük özelliği ne vezin, ne kafiye, ne ölçü, ne tartı; şiiri nesirden ayıran temel özellik 'ses'. Özgün bir şiirde her sözcüğün 'ses ağırlığı' var. Söz konusu 'ağırlıkların' kendi içindeki özgün yaratımından şiirde müzik sadır olur. Şimdi can alıcı noktadaki sorumuzu soralım; bütün bu söylediklerimiz bir şiirin serbest, hece ve aruzla yazılmasından mı kaynaklanır! Hayır. Gerçi aruzu günümüzde hiçbir şair kullanmıyor. Bir şiirin sadece şekil özellikleri kalitesini vermez; esas kalitesini ses orijinalliği verir. Serbest ya da heceyle veya kafiyeli şiir gibi bayat tartışmalara gerek yok; günümüz şiiri serbest yazılıyor. Yalnız bu serbestlik şairin aklına geleni yazması demek değil; kendi içinde düzeni olan bir serbestlik... 'Serbestlik düzeni' içinde gerek hece, gerek kafiye ve gerekse de vezin istenirse kullanılabilir. Ki kullanılıyor zaten. Benim için bir şiirin hangi tarzda olduğu pek de önemli değil; özgün ve yeni olsun yeter. Şairin kendine has sesi, sözü ve geleceğe bırakacağı yeniliği var mı; benim temel ölçütüm bu. Bu ölçütüme tam da uyan bir şairden dolayısıyla şiirinden söz etmek istiyorum; Süleyman Çobanoğlu ilk şiir kitabı Şiirler Çağla'yı 1995'de yayımladı. On dört yıl aradan sonra Hudayinabit'le çıkageldi. Çobanoğlu, şiirlerini sadece iki dergide yayımladı; Nar ve Dergâh. Dergâh dergisi, ben de içine, birçok şaire 'okul' olmuştur. Çobanoğlu, Dergâh dergisi şairlerindendir. 90 Kuşağı'nın en önemli ve en az yazan (görünen) isimlerinden biri. Ayrıca, Süleyman Çobanoğlu bütün şiirlerini hece ölçüsüyle yazmış; 90 sonrası Türk şiirinin en ayrıksı şairi.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 1140 | 112 Sayfa | ISBN: 9789759962364 | Basım Yılı: 2009 | Stok No: 122315 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Süleyman Çobanoğlu ismine kayıtlı en yeni 5 eser.
Profil Yayıncılık yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Şiir kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Ortadoğu Çocukları, Avni Doğan |
| »» Dil Mağarası, Asuman Susam |
| »» Safahat, Mehmet Akif Ersoy |
| »» Hayatın Şiire Sığmayan Yüzü, Kamil Aydoğan |
| »» Yüreğime Dokun, Aylin Müftüler |
| »» Hayata Dair, Yeşim Kerigan |
| »» Henüz Adın Yoktu, Mustafa Kemal Talaslı |
| »» Bütün Şiirleri 3 (kutulu), Fazıl Hüsnü Dağlarca |
| »» Ne Çok Şiir Birikmiş İçimde, Dilek Altun Dede |
| »» Fizan, O. Günay |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.