Ah şu harem kelimesi! Avrupa bu talihsiz kelimenin mânasını nasıl kavrayacak? Kutsal ve yasak anlamlarına gelen bu Arapça kelime, Türk evlerinde sadece kadınlara ayrılan bölümleri anlatmak için kullanılır. Şimdi gözünüzde bir konak (Türk sarayı, büyük bir Türk köşkü) canlandırın; Marmara Denizini ve güzelim adaları gören enfes bir manzarası olsun. Bahçenin ahşap kapıları her daim açık durur. Dilenciler serbestçe içeri girip araba yolunda ve bahçede aylak aylak dolanır; ağaçların altına oturup meyvelerini yerler. Öyle ki arada kapı olmasa kendinizi hâlâ sokakta zannedebilirsiniz. Sıradan bir turist için böyle bir bahçe, bir harabe, bir çöp yığını ya da bakımsız bırakılmış bir alandır. Oysaki işi bilenler buradaki paha biçilmez hazineleri, eski Bizans çeşmelerinin kalıntılarını, Batıdaki müzelerin bir servet ödeyeceği kilise mahzenlerini ve temel taşlarını fark edeceklerdir.
İngiliz kamuoyunda Türk dostu olarak tanınmasına ve belli düzeyde romantik bir içtenlik taşımasına rağmen, Grace Ellison, Doğuya ve Osmanlıya bakan her Batılının taşıdığı birtakım cehaleti, yanlış anlamayı ve dönüştürücü anlayışı bertaraf edemiyor. Batının Gözüyle Türkler serisinde
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Yakup Öztürk
Yazı Kaynağı: DünyaBizim.com
Osmanlı siyasal yapısının çözülmeye yüz tuttuğu dönemin başlangıcından itibaren Türk toplumuna ilgi duymuş bir kadın gazetecinin, İngiliz Grace Ellison'ın İstanbul'da bir konakta geçirdiği günlerini anlattığı hatıratı ilk defa Türkçe olarak yayımlandı; İstanbul'da Bir Konak ve Yeni Kadınlar.
Aslında bu eserinden önce Ellison'ın Türkçe'de yayımlanmış iki eseri daha bulunuyor. Bunlardan ilki Abdülhamit'in kızı Ayşe Sultan'ı anlattığı eseri. Diğeri de Fransa'da tanıştığı Zeynep isimli bir Türk kadınıyla mektuplaşmalarından oluşan Bir Türk Kadınının Avrupa İzlenimleri adlı kitabı. Bu kitabın yazılmasından çok sonra Cumhuriyet döneminde Grace Ellison'ın Ankara'ya gelip Mustafa Kemal'le söyleşi yaptığı da biliniyor.
Kitabın derdi kadınlarla...
İstanbul'da Bir Konak ve Yeni Kadınlar'da İngiliz gazetecinin İstanbul'da Fatma isimli bir kadının konağında yaşadıkları, gözlemleri aktarılıyor. Tarih 1915. Kitap adından da anlaşılacağı üzere daha çok Türk toplumunda kadınları konu ediniyor. Değişen Osmanlı toplumunun modernleşme hareketlerine hız verdiği bir dönemde İstanbul'da olan yazar, Türk adetleri gereği daha çok kadınlarla bir arada olabildiğinden onları gözlemleme ve yazma fırsatı buluyor. Kadına dair bütün sosyal, hukuki, kültürel ve özellikle dini meseleler etrafında kadının konumunu tartışıyor.
» Devamını okumak için tıklayın
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.