Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Necmiye ALPAY
Yazı Kaynağı: Radikal.com.tr
Fikret Başkaya (editör), "Kavram Sözlüğü", Özgür Üniversite Yay., 2005, 709 sayfa.
Bu sözlükte 72 kavram açıklanıyor. Günümüzün toplumsal, siyasal ve kültürel düşüncesinde yer alan, gündelik yaşamda çok karşılaştığımız kavramlar: barış, çokkültürcülük, demokrasi, eğitim, etik, ideoloji, kimlik, özelleştirme, seçim, piyasa, terör, vergi vb. Sözlüğe Başkaya'nın yanı sıra, aralarında Tanıl Bora, Temel Demirer, Ragıp Duran, Işık Ergüden, Orhan Koçak, Seyfi Öngider, Sibel Özbudun ve Taner Timur'un da bulunduğu elli kadar yazar katkıda bulunmuş.
Fikret Başkaya, sözlüğe yazdığı Önsöz'de, "herkes için aynı anlama gelen bir kavram veya sosyal teori mümkün değildir" diyor; "asıl belirleyici olan nereye bakıldığı değil, nereden bakıldığıdır".
Bütünüyle katılıyorum. Gerçekten de adlandırmalar nereden bakıldığına göre değişebiliyor: Irak'ta işgale karşı savaşanlara genellikle "direnişçi" adı verilirken, aynı direnişçilere işgalci Britanya ve ABD çevrelerinin verdiği ad "terörist"tir...
Fikret Başkaya'nın Önsöz'ünde takıldığım bazı terim sorunları oldu.
Başkaya, "toplumsal kuram" anlamında, "sosyal teori" diyor. Yanlış anlaşılabilecek bir adlandırma, çünkü Türkçede "toplumsal" sözcüğüyle "sosyal" sözcüğü arasında bir anlam farkı oluşmuş durumda: Örneğin, "sosyal politika", "sosyal devlet", "sosyal güvenlik" gibi kavramlardaki "sosyal"den kasıt tam olarak "toplumsal" değil. Bu kullanımlarda, toplumsal olanın yalnızca çalışma yaşamı ve kişilerin refahıyla ilgili yönleri kastediliyor. "Sosyal teori" adlandırması da bu alanın teorisi olarak anlaşılabilir. Böyle olmasını istemiyorsak (ki "Kavram Sözlüğü"nün içeriği kastın o olmadığını gösteriyor), "toplumsal" demeyi seçmeliyiz.
İkinci olarak "sübjektivite" terimine takıldım. Başkaya, "sosyal düşüncede taraflılık [sübjektivite]" diye yazıyor. "Sübjektivite"nin Türkçesi, öznellik. Benim bildiğim, "öznellik"le "taraflılık" tam olarak aynı şey değil; bu iki kavram yalnızca belirli koşullarda örtüşüyor. Taraflılığın Batı dillerindeki karşılığı "partiality". Öznelliğin birincil karşıtı, nesnellik. Yazının bağlamına bakılırsa Başkaya "taraflılık" demekte haklı, "sübjektivite" demekte haklı değil. Verili dünyada "tarafsızlık", Başkaya'nın da dediği gibi aldatılmışların kuruntusudur gerçekten de; ama "nesnellik" değildir bu "tarafsızlık"; batılıların "impartiality" dedikleri, "ben taraf tutmam" diyenlerin kastettiği "tarafsızlık"tır.
Önsöz'de takıldığım üçüncü terim sorunu, "gerçek" sözcüğünün farklı anlamları (asıl/ gerçeklik/ hakikat/ sahici/ doğru vb) arasındaki ayrımların yeterince gözetilmemesi oldu.
Dördüncü bir sorun, "geçerli" sözcüğüyle ilgili. Başkaya'nın metninde "geçerli" dediği yerleri "verili" diye okumak gerekiyor: "geçerli durumu meşrulaştırmak" dediği yerde, "verili durumu meşrulaştırmak" demek istediğini sanıyorum.
Bir eleştiri de, Başkaya'nın önsözü ve katkıları dahil, sözlüğün bütünü için: Sözlükte, en azından sunuş ve madde başlıkları düzeyinde, toplum yalnızca sınıf boyutuyla ele alınıyor; aynı derecede önemli olan cinsiyet boyutu ufukta görünmüyor.
Bu tür tartışma gerektiren noktalar dışında, pek fazla benzeri olmayan, uyandırıcı ve bilgilendirici bir kaynak, "Kavram Sözlüğü".
» Devamını okumak için tıklayın
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.