Ana Sayfa





 
  Detaylı Ara

Ana sayfa Ana Sayfaİletişim Yayınlarıİhsan Oktay Anar

Kitab-ül Hiyel - İhsan Oktay Anar
Resmi Büyüt
Kitab-ül Hiyel

Liste Fiyatı : 14.00

İndirimli Fiyatı : 11.90
(%8 Kdv Dahil)

İndirim Oranı : 15%
Kategori : Günümüz Roman
3 Gün içinde Kargo'ya teslim

Lalezar Necep Bey`in, Kılıç Ali Paşa Camii muvakkitlerinden Kedigöz Beşir Dede`den naklettiği bir rivayete göre, Calüd, Gülhane Hatt-ı Humayunu`ndan bir yıl, Cüstinyani`nin Cadde-i Kebir`de Fransız Tiyatrosu`nu açmasından ise altı ay sonra, Diyarbekirli ikiz hiyelkârların da yardımıyla yeni bir devridaim makinesi yapmaya koyulmuştu. Artık otuz yaşını çoktan geride bıraktığı için, gücünü barındıran saçları ağarmaya yüz tutmuş, ancak Suvaş sefaretinin dükkanlarından birinde perükarlık yapan Angilidis Efendi`nin siyah saç boyaları imdadına yetişmişti. Kendini daha fazla yorup iktidarını israf etmek istemediğinden makinanın hesaplarını Samur ve Yağmur Çelebiler`e yaptırıyor, zavallılar adeta nefes bile alamadan çalışırlarken o gün boyu Galata balozlarını dolaşıp keyfine bakıyordu.
kitab-ül Hiyel, İhsan Oktay Anar`ın ikinci romanı. İlk kitap Puslu Kıtalar Atlası, "meraklısı"ndan olumlu tepkiler aldı. Benzer bir atmosferi yansıtan Kitab-ül Hiyel, Anar`ın çağdaş Türkçe edebiyatta özel bir yer edinmesine yardımcı olacak: "Kitabı basılanlar"a değil, "yazar"lara yakışan bir yer...
Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan:Emre Falay
Yazı Kaynağı: Düşle Edebiyat Dergisi


Eski zaman mucitlerinin
inanılmaz hayat öyküleri


"Ve Saul kendi esvabını Davud'a giydirdi, ve başına tunç başlık koydu, ve ona zırh giydirdi. Ve Davud esvabı üzerine kılıç kuşandı, ve yürümeye çalıştı, çünkü alışmamıştı. Ve Davud Saul'a dedi: Bunlarla yürüyemem; çünkü alışmadım. Ve Davud onları üzerinden çıkardı." (1. Samuel, 37-39)

Bu alıntılamayla başlıyor kitap ve alt başlığından tahmin edebileceklerimizin epey ötesini düşünmeye zorluyor bizi. İhsan Oktay Anar 1960 doğumlu. Lisans, yüksek lisans ve doktora eğitimini Ege Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde yapmış ve halen aynı okulda öğretim üyesi. 1995'te yayınlanmış olan ilk romanı Puslu Kıtalar Atlası ile düşsel bir atmosferde okuyucusunu gezdiren ve ince mesajlar da veren Anar, bu ikinci romanında da aynı çağdaş tutumunu sürdürüyor.

Eski zaman mucitlerinden üçünün; Yâfes Çelebi, onun öğrencisi Kara Calud ve devri daimin sırrını çözen Üzeyir Bey'in hayat öyküleridir kitapta anlatılan. Ya da en azından görüngü bu yöndedir. Yâfes Çelebi'nin kılıç yapımıyla başlayan ustalığı, kitapta "hiyel bilimi" olarak geçen (ve hile ile ilişkisi kurulmak istenen) "mekanik"e yönelimiyle hız kazanıyor. Olaylar da bu doğrultuda gelişiyor. Her üç mucit de birbirinin peşi sıra hiyel bilimine ilgi gösteriyor, doğaya egemen olma tutkusuyla kavruluyor, sonsuz bilgiyi ve egemenliği arıyor ve bir "devri daim", yani zaman makinesi icat etmenin arayışına giriyorlar. Kitapta üç mucidin de gerçekleştirdiği bütün icatlar detaylı çizimleri ve işleyişlerinin anlatımıyla veriliyor. Ancak bu detayların ardında anlatılmak istenen başka şeyler var aslında. Bunu da daha en başından itibaren, yani Yâfes Çelebi'nin, kimi hiyel tekniklerini de kullanarak, yaptığı iki tarafı keskin kılıçla birlikte anlatmaya başlıyor yazar. Yâfes Çelebi'nin ustasının, bu kılıcı icat etmesi üzerine Yâfes Çelebi'ye söyledikleriyle:

Ustaların kılınç yapmak için saatlerce ve günlerce dövdükleri demir neden serttir, bilir misin! O, insanoğluna hemen boyun eğmez, çünkü onların, kendisiyle işleyecekleri suçları bilir. Bu yüzden de ortak olacağı günahların bedelini ateşte dövülürken peşinen öder. Zalimlerin kolları kendi erişilmez isteklerine göre çok kısadır. Tutkularının büyüklüğü onları böylece sakat kıldığından, bizim kılınç dediğimiz koltuk değneğini kullanırlar. İcad ettiğin silah işte onların tutkularını büyütecek ve zulümlerini arttıracak. Sen onların kollarını uzattın. Oysa kılınçlar yeterince uzun değil miydi!

Bu sözler, aslında bu büyük mucitlerin yaşamlarındaki eksiklikleri, egemen olma tutkularının onlardan aldıklarını, doğaya egemen olma dürtüsünün de insanoğlunun bugün geldiği noktayı sorguladığında başarılı olup olmadığını sorgulamamızı sağlıyor. Kanımca kitap Davud'un kendisine verilen ve giydirilen yapay ağırlığından soyunması ve demirin dövülmesindeki zorluğun nedeni çerçevesinde bulmuş izleğini.

Yâfes Çelebi'nin öğrencisi Kara Calud da gücün ve egemen olma tutkusunun peşinden gidiyor. Romanda bu, Calud'un normalden epey iri erkeklik organı, birçok erkek evlat sahibi olma ve soyunu yayma arzusu ve yaptığı mekanik silahlarla önemli bir yer edinme tutkusu ile anlatılıyor. Ve bir karşıtlığa roman boyunca yer veriliyor şu soruyla: "Oysa zayıflık denen şey hayat, iktidar ise ölüm değil miydi! "

Her üç mucit de "belli zamanlarda varlığa gelip kısa bir süre sonra da yok oluveren ametist" taşı ile ilgili sırrı çözmek ve bu sonsuz bilgi ile zamanın sırrına erişmek dileğindeler. Sırasıyla her üç mucit de bunu öğrendikten sonra ölüyorlar zaten. Ancak romanın vermek istediği mesaj, çok daha geniş bir anlamda ele alınmalı aslında: İnsanoğlu, yaşamayı doğaya egemen olmak sandı ve yanıldı. Yaşamak doğayla uyum sağlayarak olmalıydı. Ancak insanoğlu doğayı yağmaladı ve bu anlamsız tutkusunun cezasını da gün geçtikçe daha yüksek bir bedel ödeyerek çekiyor.

Sözü kitaptan iki alıntıyla noktalayalım:

"Hiyelkâr sayısız hiylelerle tabiatın kuvvetlerini tuzağa düşürüp esir etmenin yolunu ararken, hayalkâr, bütün dünyayı gözündeki o noktayla görüyor, Kâinatın kendisinin gerçekleşmiş bir hayal olduğuna, bu hayali örnek alıp yeni yeni hayaller yaratmak gerektiğine, çünkü onu mutlu eden şeyin sanayi ya da teknoloji değil, hulkiyyat ya da keratoloji olduğuna inanıyordu."

...realistler de Gerçeği ve Dünya'yı kopya ediyorlar; ama masalcılar, aslında gerçekleşmiş bir hayal olan Dünya'yı örnek alıp, onu ve üslubunu taklit ederek yeni hayaller yaratıyorlardı. Kopyalar ne kadar kuru ve tatsızsa, taklitler o kadar canlı ve sevimliydiler.

"Kitab-ül Hiyel" düşsel ve çağdaş bir roman okumak isteyenler için...

Bunlarla yürüyemeyiz, çünkü alışmadık, " diyenler için... Düşleminize karanlık girmesin hiç... Çıkarın size giydirilen demir parçalarını..."

Kitabü-l Hiyel - İhsan Oktay Anar - İletişim Yayınları

Mart 2003
» Devamını okumak için tıklayın

Gösterim: 629 | 144 Sayfa | ISBN: 9789754705423 | Basım Yılı: 1996 | Stok No: 36093
Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
İhsan Oktay Anar ismine kayıtlı en yeni 5 eser.
Kitab-ül Hiyel - İhsan Oktay Anar Puslu Kıtalar Atlası - İhsan Oktay Anar Amat - İhsan Oktay Anar Suskunlar - İhsan Oktay Anar Efrasiyab'ın Hikayeleri - İhsan Oktay Anar
İletişim Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
»» Aydınlıktan Karanlığa İktidar, Beril Işık
»» Onun Gibisi Gelmedi, Cem Zamur
»» Ay Tutulması, Serkan Aka;ayşe Pınar Köprücü
»» Tek Parti Yükselişi, Ahmet Demirel
»» Türk Sağı, İnci Özkan Kerestecioğlu;güven Gürkan Öztan
»» Türk'ün Büyük, Biçare Irkı, Ümit Kurt
Günümüz Roman kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
»» Yaşamına Kankayız, Ahmet Güzel
»» Rakkas Masalı, Hüseyin Erdal Yalt
»» Cesaretini Bana Bırak Ve Git, Zeki Nurçin
»» Çark, Mehmet Mollaosmanoğlu
»» Aşk Kimin Mektubu?, Meltem Sancaktaroğlu
»» Perina, Naşide Gökbudak
»» Şeytan Çıktı, Güner Arslan
»» Peşmude, Alper Turhal
»» Yorgun Sevda, İrfan Yalçın
»» Dicle, Metin Aktaş



Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.

 






Sipariş Takibi
Sipariş Numarası
veya Eposta Adresiniz
İçerik Ortaklarımız
Kitaphaber.com.tr
Site Uygulama
Kibo.com.tr
Sabri ÜNAL
Kredi Kartı Bilgileriniz 128 Bit GeoTrust Equifax SSL sertifikası ile korunmaktadır.
Sitemizde bellibaşlı tüm kredi kartlarıyla, üye olma zorunluluğu olmadan alışveriş yapabilirsiniz.
ADIM YAYIN DAĞITIM - FATMA SULTAN MH. KAHHALBAĞI SK. NO: 31/A TOPKAPI - İSTANBUL

YENİ TELEFONUMUZ: (0212) 524 7 524
E-Posta : bilgi@kidap.com.tr

kidap.com.tr © Adım İletişim Hizm. ve Prod. Ltd. Şti'nin Tescilli Markasıdır.
 SÜS: 0,0850 sayine.  USG: 1,25 MB.

Kredi Kartı Bilgileriniz
128 Bit GeoTrust Equifax
SSL
ile korunmaktadır.