Bu ülke` nin müstariplerinden, münzevi aydınlarından ve Umrandan Uygarlığa`nın taraftakilerinden sonra şimdi de karşımızda Mağaradakiler var. Aslında mağaradakiler pek azı. ``Önce kişiler, sonra mefhumlar, sonra fotoğrafların asılları``... ``Çarpık, güdük ve yerine oturmamış düşüncemizin kurşun kalemle çizilmiş bir taslağı``. Cemil Meriç eserini şu satırlarla sunuyor okuyucusuna: ``İnsanlık aynı sefil putlara tapan bir şaşkınlar kafilesi. Hakikatte mağaranın içi de, dışı da bir. 150 yıldır bir gölgeler aleminde yaşıyoruz. Kitap, kendi insanından kopan aydının trajedisi. Amacı yeraltı mağarasına bir parça aydınlık getirmek...
Kitaphaber.net Eleştirdi
Bir mağara düşün dostum
Yazı Kaynağı: CemilMeric.net
Bir mağara düşün dostum. Girişi boydan boya gün ışığına açık bir yeraltı mağarası. İnsanlar düşün bu mağarada. Çocukluktan beri zincire vurulmuş hepsi; ne yerlerinden kıpırdamaları, ne başlarını çevirmeleri kabil, yalnız karşılarını görüyorlar. Arkalarından bir ışık geliyor.. uzaktan, tepede yakılan bir ateşten. Ateşle aralarında bir yol var, yol boyunca alçak bir duvar. Gözbağcıları seyircilerden ayıran setleri bilirsin, üzerlerinde kuklaları sergilerler, öyle bir duvar iste... Ve insanlar düşün, ellerinde eşyalar: Tahtadan taştan insan veya hayvan heykelcikleri, boy boy, biçim biçim. Bu insanlar duvar boyunca yürümektedirler, kimi konuşarak, kimi susarak. Garip bir tablo diyeceksin, hele esirler daha da garip. Doğru.. O esirler ki ömür boyu başlarını çeviremeyecek, kendilerini de, arkadaşlarını da, arkalarından geçen nesneleri de duvara vuran gölgelerinden izleyecekler. Şimdi de mağarada seslerin yankılandığını düşün.. Dışarıdan biri konuştu mu, esirler gölgelerin konuştuğunu sanır, öyle değil mi! Kısaca onlar için tek gerçek var: Gölgeler.
Tutalım ki zincirlerini çözdük esirlerin, onları vehimlerinden kurtardık. Ne olurdu dersin, anlatayım.. Ayağa kalkmağa, başını cevirmeğe, yürümeğe ve ışığa bakmağa zorlanan esir, bunları yaparken acı duyardı.Gözleri kamaşır, gölgelerini görmeğe alıştığı cisimleri tanıyamazdı. Biri, ona: "Ömür boyu gördüklerin hayaldi. Simdi gerçekle karşı karşıyasın" diyecek olsa, sonrada eşyaları bir bir gösterse, "bunlar nedir" diyecek olsa, şaşırıp kalır, mağarada gördüklerini, şimdi gösterilenlerden çok daha gerçek sanırdı.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 1171 | 287 Sayfa | ISBN: 9789754705997 | Basım Yılı: 2000 | Stok No: 16176 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Cemil Meriç ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
İletişim Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Sosyoloji - Diğer kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Kanaatlerden İmajlara, Ulus Baker |
| »» Düğünler Ve İstanbul, Meltem Bayazıt Tepeler |
| »» Mülkiyet Hakkının Doğal Ve Çevresel Etkileri, Meltem Yılmaz |
| »» Kadın, Ali Şeriati |
| »» Sosoyal Sermaye, Mehmet Murat Şahin;ahmet Zeki Ünal |
| »» Toplumsal Sınıfların İlişkisel Gerçekliği, Güney Çeğin;vefa Saygın Öğütle |
| »» Bilgi Sosyolojisi, Yıldız Akpolat |
| »» Tarihçi Gözüyle Türk Tarih Sosyolojisi Yazıları, Sebahattin Şimşir |
| »» Sosyal Bilimlerde Kuram Oluşum Süreci Ve İletişim, Emel Karagöz |
| »» İl, Dil, Din Üzerine, Hüsrev Hatemi |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.