Kitaphaber.net Eleştirdi
"Masumiyet Müzesi"nin ilham kaynakları
Yazan:ORHAN PAMUK
Yazı Kaynağı: Milliyet Kitap
Orhan Pamuk'un, 2001'den bu yana üzerinde çalıştığı "Masumiyet Müzesi", okurla 28 Ağustos'ta buluştu.O günden beri de üzerinde konuşulmaya, sorular sorulmaya devam ediliyor.
Orhan Pamuk, "Masumiyet Müzesi"ni yaratırken beslendiği edebi ve gündelik kaynakları Milliyet Kitap için kaleme aldı. Bu yazıyla okur, romanın kulisinde gezme fırsatı bulacak.
Paris Review dergisiyle yaptığı ünlü röportajında, Hemingway kendisini etkileyen edebiyatçıların kimler olduğunu, en çok kimlerden birşeyler öğrendiğini bir listeyle sıralar. Yirmi üç yaşındayken resmi bırakıp yazar olmaya karar verdiğim günlerde, Hemingway'in listesini okurken Flaubert, Stendhal, Tolstoy ve Dostoyevski gibi yazarlar arasında Bach ve Mozart gibi müzisyenlerin, Brueghel ve Cézanne gibi ressamların adlarını görmek beni büyülemişti. İleride bir gün ben de aynı şeyi yapacaktım.
Otuz beş yıl sonra, "Masumiyet Müzesi"ni yazıp bitirince, o günün geldiğini anladım. Çünkü yazdığım bütün kitaplar içinde en çok bu roman, bana şu türden soruların sorulmasına yol açtı: "Bu fikir aklınıza ilk ne zaman geldi! ", "Romanınızın ilham kaynakları nelerdir, bunları nasıl düşündünüz! ", vs.
"Masumiyet Müzesi" yalnızca bir roman değil, aynı zamanda İstanbul'da yıllardır kurmaya çalıştığım bir müze olduğu için de bu sorular bu kadar çok soruluyor. İşte hayattan, edebiyattan ve sanattan yapılmış bir etkiler listesi:
MÜZE MÜDÜRÜ ŞEHZADE
1- 1982 yılında bir aile toplantısında, Şehzade Ali Vâsıb Efendi ile tanıştım. Padişah V. Murat'ın küçük torunu olan şehzadenin, saltanat sürseydi ve Osmanlı hanedanı Türkiye'de ve iktidarda olsaydı, o yıllarda tahtta olması gerekiyordu. Ama Türkiye'ye dönmeye ancak yeni izin alabilmiş olan bu seksenlik yaşlı adamın derdi, ne taht ne de siyasi iktidardı. Yabancı bir pasaportla girebildiği Türkiye'de sürekli kalabilmek istiyordu yalnızca. İskenderiye'de yaşıyor, yazlarını Portekiz'de, Avrupa'nın ve Ortadoğu'nun tahtını ve iktidarını kaybetmiş emekli kral ve prensleriyle ahbaplık edip vakit öldürerek geçiriyordu. (Bana İran Şahı Rıza Pehlevi'nin, ilk karısı Fevziye'den neden ayrıldığını anlatmıştı.)
Ölümünden sonra oğlu Osman Osmanoğlu tarafından düzenlenip "Bir Şehzadenin Hatıratı, Vatan ve Menfâda Gördüklerim ve İşittiklerim" adıyla 2004'te yayımlanan hatıralarından da anlaşılabileceği gibi, Şehzade'nin hayatta sürekli derdi parasızlık olmuştu. Geçinebilmek için uzun yıllar İskenderiye'deki Antoniadis Saray ve Müzesi'nin önce bilet kontrolörlüğünü, sonra da müdürlüğünü yapmıştı. "Sarayın idaresi, temizliği ve eşyalarının muhafazasına memur idim, " diye yazar hatıralarında. "Gümüşler, kristaller, mobilyalar ve saire uhdemde idi."
» Devamını okumak için tıklayın
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.