Yalnız aşk değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki düşüncelerinizi de derinden etkileyecek bir roman...
Nobel ödüllü büyük yazarımız Orhan Pamuk´un üzerinde altı yıldır çalıştığı harikulade aşk romanı bu sözlerle başlıyor...
Masumiyet Müzesi´ni okurken yalnız aşk hakkında değil, evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkındaki bütün düşüncelerinizin derinden etkilendiğini ve kitabın rengârenk dünyasından hiç ayrılmak istemediğinizi göreceksiniz. 1975´te bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile uzak ve yoksul akrabası Füsun´un hikâyesi; hızı, hareketi, olaylarının ve kahramanlarının zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüyle, elinizden bırakamayacağınız ve yeniden okuyacağınız kitaplardan biri olacak.
Ülkemizde ve dünyada milyonlarca okurun sevgi ve hayranlığını kazanmış olan, kitapları elli sekiz dile çevrilen ve her yeni romanı büyük bir merakla bütün dünyada beklenen Pamuk, okurlarına unutulmaz rüyalar gibi, akıllardan hiç çıkmayacak sarsıcı bir hikâye anlatıyor.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Masumiyet Müzesi, Pamuk'un yarası
Yazan: Fikri Sabit
Yazı Kaynağı: Sabit Fikir
Beklenen bir anlamda oldu, Orhan Pamuk'un Çukurcuma'da açmayı plandığı, ancak romanın yayımlanmasından itibaren bir türlü açılmak bilmeyen Masumiyet Müzesi, yazarın İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti (AKB) Ajansı ile attığı imza neticesinde, büyük ihtimalle 2010'da hayata geçecek. Bu roman-müze projesi hakkında daha açılmadan ne kadar yazıldı çizildi ya, herkesin de hakkı var doğrusu. Bugüne kadar edebiyat ve insan arasında kurulan görülmedik bir ilişkiyi işaret ediyor bizlere bu müze. Ancak tam bu noktada romana, romanın müzesine dair yazılacaklara bir virgül koyup Pamuk'a dair edindiğim izlenimi paylaşmak istiyorum. Karşılıklı imzaların atıldığına dair haberde (Sabitfikir - 26.08.09) Orhan Pamuk 35 yıldır roman yazdığını, müzeyle birlikte ilk kez toplumsal bir iş yaptığını ve bundan dolayı heyecanlı olduğunu kaydetmiş... 35 yıldır roman yazan Nobel Ödüllü yazarımız Orhan Pamuk'a göre Çukurcuma'da açılacak olan müze onun ilk toplumsal projesi... Türk edebiyatına, dolayısıyla da Türkiye'ye onca önemli eser kazandıran, Türk diline katkıları olan, aldığı ödüllerle edebiyatını taçlandıran bir yazar neden bütün bunları toplumsal bir iş, bir hizmet gibi görmüyor! Pamuk, belki burada, çalışma mekanından dışarı çıkarak, yazmak haricinde yaptığı ilk toplumsal iş olduğunu kastediyor olabilir pekala, ama söyleyiş biçimi, onun yazarlığı, edebi tarzı ve aldığı ödül hakkında kopan fırtınayı, bütün bunlar üzerinden yapılan tartışmaların tortusunu taşır gibi sanki...Türk toplumu ne zamandan beri yazarlarını hayattan, toplumdan, siyasetten kopuk, hayaller peşinde koşan, ama tuhaf bir şekilde, bir yandan da saygı uyandıran münzeviler konumuna itti! Edebiyatla kurduğu ilişkiyle arasına ne zaman böylesine geniş, şüpheli bir mesafe kondurdu, kimbilir! Klişe ama gerçek: Yazar toplumun aynası. Orhan Pamuk'un edebiyat haricinde toplumsal bir iş yapma heyecanının altında da bu yatıyor bence.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
"Masumiyet Müzesi"nin ilham kaynakları
Yazan:ORHAN PAMUK
Yazı Kaynağı: Milliyet Kitap
Orhan Pamuk'un, 2001'den bu yana üzerinde çalıştığı "Masumiyet Müzesi", okurla 28 Ağustos'ta buluştu.O günden beri de üzerinde konuşulmaya, sorular sorulmaya devam ediliyor.
Orhan Pamuk, "Masumiyet Müzesi"ni yaratırken beslendiği edebi ve gündelik kaynakları Milliyet Kitap için kaleme aldı. Bu yazıyla okur, romanın kulisinde gezme fırsatı bulacak.
Paris Review dergisiyle yaptığı ünlü röportajında, Hemingway kendisini etkileyen edebiyatçıların kimler olduğunu, en çok kimlerden birşeyler öğrendiğini bir listeyle sıralar. Yirmi üç yaşındayken resmi bırakıp yazar olmaya karar verdiğim günlerde, Hemingway'in listesini okurken Flaubert, Stendhal, Tolstoy ve Dostoyevski gibi yazarlar arasında Bach ve Mozart gibi müzisyenlerin, Brueghel ve Cézanne gibi ressamların adlarını görmek beni büyülemişti. İleride bir gün ben de aynı şeyi yapacaktım.
Otuz beş yıl sonra, "Masumiyet Müzesi"ni yazıp bitirince, o günün geldiğini anladım. Çünkü yazdığım bütün kitaplar içinde en çok bu roman, bana şu türden soruların sorulmasına yol açtı: "Bu fikir aklınıza ilk ne zaman geldi! ", "Romanınızın ilham kaynakları nelerdir, bunları nasıl düşündünüz! ", vs.
"Masumiyet Müzesi" yalnızca bir roman değil, aynı zamanda İstanbul'da yıllardır kurmaya çalıştığım bir müze olduğu için de bu sorular bu kadar çok soruluyor. İşte hayattan, edebiyattan ve sanattan yapılmış bir etkiler listesi:
MÜZE MÜDÜRÜ ŞEHZADE
1- 1982 yılında bir aile toplantısında, Şehzade Ali Vâsıb Efendi ile tanıştım. Padişah V. Murat'ın küçük torunu olan şehzadenin, saltanat sürseydi ve Osmanlı hanedanı Türkiye'de ve iktidarda olsaydı, o yıllarda tahtta olması gerekiyordu. Ama Türkiye'ye dönmeye ancak yeni izin alabilmiş olan bu seksenlik yaşlı adamın derdi, ne taht ne de siyasi iktidardı. Yabancı bir pasaportla girebildiği Türkiye'de sürekli kalabilmek istiyordu yalnızca. İskenderiye'de yaşıyor, yazlarını Portekiz'de, Avrupa'nın ve Ortadoğu'nun tahtını ve iktidarını kaybetmiş emekli kral ve prensleriyle ahbaplık edip vakit öldürerek geçiriyordu. (Bana İran Şahı Rıza Pehlevi'nin, ilk karısı Fevziye'den neden ayrıldığını anlatmıştı.)
Ölümünden sonra oğlu Osman Osmanoğlu tarafından düzenlenip "Bir Şehzadenin Hatıratı, Vatan ve Menfâda Gördüklerim ve İşittiklerim" adıyla 2004'te yayımlanan hatıralarından da anlaşılabileceği gibi, Şehzade'nin hayatta sürekli derdi parasızlık olmuştu. Geçinebilmek için uzun yıllar İskenderiye'deki Antoniadis Saray ve Müzesi'nin önce bilet kontrolörlüğünü, sonra da müdürlüğünü yapmıştı. "Sarayın idaresi, temizliği ve eşyalarının muhafazasına memur idim, " diye yazar hatıralarında. "Gümüşler, kristaller, mobilyalar ve saire uhdemde idi."
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 828 | 592 Sayfa | ISBN: 9789750506093 | Basım Yılı: 2008 | Stok No: 85484 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Orhan Pamuk ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
İletişim Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Roman kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Zübeyde, Cahide Günay |
| »» Mihrimah, Demet Altınyeleklioğlu |
| »» Cem, Hakan Kağan |
| »» Aşkı Arayan Yürek, Rachel Kadish |
| »» Cadı Ölüsü, Charlaine Harris |
| »» Buffy Vampir Avcısı 2, Joss Whedon |
| »» Ölüler Senfonisi, Abbas Maroufi |
| »» Zerdüst, Farhad Kishvery |
| »» Son Yeniçeri, Reha Çamuroğlu |
| »» Andersenin Zavallı Torunu, Ahmet Bülent İlterberk |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.