Nietzsche felsefeciydi. Babaannemse yalnızca bu gezegende yaşayan biri. İlla ki bir etiket vermek gerekirse, ev hanımı.
Nietzsche, üniversitede ders verirdi. Babaannem, okuma yazma bilmezdi. Hayatında hiç okul yüzü görmemişti.
Çok tanınmış biriydi Nietzsche; bütün Avrupa ondan hayranlıkla bahsederdi. Babaannemse yalnızca kendi köyünde tanındı.
Nietzsche ve babaannem, aynı gezegenin misafiri oldular. İkisi de, bir anne ve babadan dünyaya geldiler. Aynı donanımlara sahiptiler. Ne Nietzschenin fazlası vardı, ne babaannemin eksiği.
İkisinin de bir karar vermesi gerekiyordu. Tercih etmedikleri bir dünyada, yaşamlarını sonsuza dek etkileyecek bir `tercihte bulunmalıydılar. İşte o karar aşamasında yolları birbirinden ayrıldı. Aynı gezegenin iki yolcusu, iki ayrı yöne gitti.
Nietzsche kolay olanı seçti, babaannemse zor yolu.
Herkes, kendini çok iyi tanıdığını sanır ama en az tanıdığımız kendi ruhumuzdur. Mustafa Ulusoy Nietzsche ve Babaannemde bu en insani ama aynı zamanda en çetin meseleyi irdeliyor. Hayatın anlamı, ölüm, hiçlik, sonsuzluk arzusu, hayata ve kendine yabancılaşma, mutsuzluk, anlaşılamama gibi bütün çağların ortak meselelerini her dönemin insanına cevap verecek bir saflıkla ele alıyor. Ve herkesin payına kendi iç dünyasındaki düğümleri çözmeye yardımcı olacak ipuçları düşüyor.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Ferit Genç
Yazı Kaynağı: kitaphaber.net
Büyük Moğol İmparatoru Cengiz Han, 1162 yılında Moğolistan'da doğdu. Çocukluk adı olan Timuçin, Çince ''Mükemmel Savaşçı'' anlamına gelen ''Çeng-sze'' kelimesinden gelmektedir. Annesi aynı boydan gelen Ulun Hatun. Babası Yesügüy Bahadır'dır. Yesügüy Bahadır, büyük bir savaşçı olacağını söylediği oğlu Timuçin için henüz on yaşındayken ölür. Ardından başlayan zorlu yaşam koşullarında büyüyen Timuçin, uzun boylu güçlü kuvvetli atılgan bir genç adam olmuştur. Bütün gün at üstünde kalabiliyor, okunu ustalıkla kullanıyordur. Timuçin ve kardeşleri babalarının ulusunu kendi çevrelerinde toplamaya ve bütün haklı bir araya getirmeye karar verirler. Moğol İmparatorunun başında bulunan Temüçin, Subutay gibi şanlı beyler, Cebe gibi değerli erler, Konkmarlar ve Konkratlar gibi kalabalık aşiretlerin önderliğini yapmaktadır.
Bu çağda birçok derebeyliğe bölünmüş olan Moğolistan'da iki güçlü han vardır; Kereyit Hanı, Tuğrul ve Nayman Hanı, Buyruk. Merkitler denen üçüncü bir han vardı ki, bu soy Yesügüy Bahadır soyunun en eski düşmanlarıdır. Yesügüy'ün oğullarının güçlenmesi karşısında telaşa kapılan Merkitler savaş ilan ederler. 'Altaysu'' çayı, sanki doya doya kan içmek istiyormuş gibi akışını yavaşlatmış, savaşta doğru dudağını uzatmıştır. Savaş kızışmış, iki ordu boğaz boğaza gelirler. Uzun mızrakların yerine kılıçlar ve kuvvetli bilekler ile savaş meydanında savaşırlar. Her lahza da birçok insan sessizce can verip toprağa uzanıyordu.
Cesetlerin üstünde kişneyen atlar dörtnala düşman orduya doğru cirit atıyorlar. Harp sırasında kapana sıkıştırıldıklarını anlayan bir genç durumu Temüçin'e bildirir. Sert bir ikaz ile savaşı bırakmayacağını dile getiren Temüçin sonunda durumun vaziyetini anlayınca savaş alanından annesini ve eşini bırakarak ormana doğru yol alırlar. Ormanın ilerisinde Moğollar ve onlarla yürek birliği taşıyan Türk uluslarına düşman eller ve uyruklar vardır. Geride ise Nayman atlıları, Oyrat Cengâverler, Merkit silahşorları dolanmaktadırlar.
Ulu Gökçe, Yilon Bulduk köyünün eteğinde bulunan bir tepedir. Ve Ulu Gökçe'nin bu tepenin içinde bulunan bir mağarada olduğuna inanılır. İki gün boyunca ormanda dolanan Temüçin ve ekibi güneşin batışı ile birlikte Yilon Bulduk'a geri döner. Kardeşinden aldığı bir haber ile birlikte Merkit'lerin karısını kaçırdıklarını duyar. Bunun üzerine Ulu Gökçeden yardım istemeye gider. Ulu Gökçe'nin bir önerisi ile Nayman Bey'inin karısını kaçırıp onunla evlenmesini söyler. Böylece bu planı gerçekleştirmek için yanına aldığı birkaç arkadaşı ile birlikte kılık kıyafetlerini değiştirerek Nayman halkının olduğu bölgeye giderler.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 367 | 216 Sayfa | ISBN: 9789752639607 | Basım Yılı: 2009 | Stok No: 116022 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Mustafa Ulusoy ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Timaş Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Deneme - İnceleme kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Ortaya Karışık, S. Serra Erdoğan |
| »» Selahattin Hilav'la Konuşmalar, Selahattin Bağdatlı |
| »» Tanrısız Din, Baler Anıl |
| »» Evrensel Denemeler, Evren İşbilen |
| »» Ustalar Ve Saklı Ustalar, Cevat Sarıkartal |
| »» Psikanaliz Ve Aşk, Yusuf Alper |
| »» Seçilmiş Diktatör Adolf Hitler'in Psikanalizi, Kolektif |
| »» Atatürk Kimdir?, Ahmet Bekir Palazoğlu |
| »» Kalemin Gözyaşları, Derviş Ahmed Aşıki |
| »» Karşılaştırmalı Edebiyat Bilimi, Mesut Tekşan |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.