İbn Haldun, Osmanlı entelektüellerinin, fikirlerinden etkilendikleri, yararlandıkları, devlet, toplum, tarih ve çöküşle ilgili teorilerini Osmanlı Devletine bazı değişikliklerle de olsa uyarlamaya çalıştıkları bir ilim adamı, bir tarih felsefecisi, bir sosyolog olarak karşımıza çıkıyor. İbn Haldunun tarih ve toplum görüşü, Osmanlı Devletinin güçten düşmeye başlamasıyla birlikte muhtemel bir çöküşe gitmekten nasıl kurtarılacağını düşünenler için temel bir başvuru kaynağı olmuş, onun görüşlerine olan ilgi, İbn Haldunculuktan söz ettirecek noktaya gelmişti. Bu bağlamda İbn Haldunun Mukaddimesini Şeyhülislam Pirizâde Mehmed Efendi, Kâtip Çelebi, Naîmâ, Taşköprülüzâde, Müneccimbaşı, Hayrullah Efendi ve Cevdet Paşa gibi Osmanlı düşünürlerinin kaynak olarak kullandıklarını söylemek gerek. Meselâ Naîmâ İbn Haldunu bir üstat bilmiştir. İbn Halduna olan bunca ilgi, İbn Haldunun Mukaddimesinin Osmanlı Türkçesine çevrilmesi sonucunu doğurmuştur. Burada hatırlanması gereken bir husus daha vardır ki din sosyolojisinin ünlü klasik başyapıtı olan Mukaddime, Arapça olmayan bir dile, Türkçeye ilk kez Osmanlı Uleması tarafından çevrilmiştir. (Arka Kapak)
Osmanlı Bilginlerinin İbn Haldunu
İbn Haldun, Osmanlı entelektüellerinin, fikirlerinden etkilendikleri, yararlandıkları; devlet, toplum, tarih ve çöküşle ilgili teorilerini Osmanlı Devletine bazı değişikliklerle de olsa uyarlamaya çalıştıkları bir ilim adamı, bir tarih felsefecisi, bir sosyolog olarak karşımıza çıkar. Kitap, İbn Haldnu kaynak olarak kullanan, Kâtip Çelebiden Naîmâya, Taşköprülüzâdeden Cevdet Paşaya çok sayıda Osmanlı düşünürünün İbn Halduna ve eseri Mukaddimeye yaklaşımlarını ele alıyor.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Eskiyeni Dergisi
Yazı Kaynağı: İz Yayınları
Çizerimiz Hasan Aycın'la EskiYeni dergisi (Sayı: 11, Sonbahar 2008, s. 56-58) tarafından gerçekleştirilen söyleşiyi okuyucularımıza sunuyoruz
Sanatın geniş tanımlarından biri de; gerçeğin yerine imgesini koymaktır. Doğal olarak burada sanatçının öznelliği devreye girmekte ve gerçek bu dolayımla birlikte değişmektedir. Sorum şu: Biz bir eseri okurken nasıl bir gerçeklikle yüz yüze gelmekteyiz.
İşaret ettiğiniz gibi tabii olarak sanatçının istediği sonuçla karşılaşmaktayız. Bu doğaldır. Zira sanatçı insandır ve her insanın güneşin altında bir konumu vardır. Konum deyince, temelde Tanrı karşısındaki konumumuzu anlıyorum. İnsan Tanrı'nın varlığını, birliğini, buyruğunu kabul eder ya da reddeder. Bu husus çok önemlidir. Kabul ederse değer yargıları o bağlamda, reddederse ret bağlamında oluşur. Ve sanatçının eserlerinin değer yargılarından bağımsız olabileceği düşünülemez. Hasılı kelâm bizim eserde yüz yüze geldiğimiz gerçeklik, sanatçının murat ettiği gerçekliktir.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 464 | 180 Sayfa | ISBN: 9789753556972 | Basım Yılı: 2009 | Stok No: 58546 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Ejder Okumuş ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
İz Yayıncılık yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Popüler Bilim Kitapları kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Yapay Maymun, Timothy Taylor |
| »» Sivri Zeka Sorular, Hakan Öztunç |
| »» Gezegenimiz Dünya, Yvette Veyret;severin Husson |
| »» Türkiye Deniz Canlıları Rehberi, Mert Gökalp |
| »» Sevgi Kristali, Masaru Emoto |
| »» Rastlantı Ve Zorunluluk, Jacques Monod |
| »» Matematiksel İstatistik, İsmail Erdem |
| »» Garip Ama Gerçek!, Kolektif |
| »» Virüs Gezegeni, Carl Zimmer |
| »» Garip Ama Gerçek! 2, Kolektif |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.