Editörden Notlar
 2008 Yılı Son Değişiklikler
 Tavsiye Kitaplar Listesi Yeniden Aktif.
 Yorum Eklemek Artık Çok Kolay!!!

E-posta
Şifre
Parolamı Unuttum
Yeni Üyelik

Kelepir Kitaplar

Kelepir kitaplar
1 YTL | 1,5 YTL
2 YTL | 2,5 YTL
fiyatlarla...


Kampanya


 İslam Hukukunda Zina Ve Recm



 Türkiyede İslamcılığın Kökleri



 Türkiyede İslamcılık Ve Özleştiri



 Mustafa İslamoğlu Kitaplığı Seçkisi (10 Kitap)



 Bilinç Serisi Seti (20 Kitap)



 Tefsiru'l Kur'an Te'vilu'l-furkan Dıvx Seti



 Kurani Hayat Dergisi Aboneliği


 
 

Ana sayfa Ana SayfaNesil YayınlarıSalih Suruç

Peygamberimizin Hayatı 1; Kâinatın Efendisi - Salih Suruç
Resmi Büyüt
Peygamberimizin Hayatı 1
Kâinatın Efendisi


Liste Fiyatı : 13.00 YTL

İndirimli Fiyatı : 10.40 YTL
(%8 Kdv Dahil)

İndirim Oranı : 20% 3 Gün içinde Kargo'ya teslim

İlk İslam Devleti

Peygamber Efendimiz, on üç senelik Mekke devrinde mesâisini tamamıyla îmân esaslarını anlatmaya hasretmişti. Bu îmânî hizmet sayesinde birçok kimse İslâmın saâdetini sinesine koşmuştu. İmanlı insanların sayısı çoğalmış ve Müslümanlar gözle görülür bir kuvvet haline gelmişlerdi. Ancak buna rağmen bu devrede İslâm düşmanlarına karşı her türlü maddî mukabele yasaktı. Müslümanların tek silahı vardı, o da sabırdı.

Fakat, Hicret ile yeni bir muhite gelinmişti. Şartlar tamamıyla değişmişti. Müslümanlar îmânlarının gereği olan her şeyi serbestçe yapabiliyorlardı.

Hz. Resûlullahın Medine'ye gelir gelmez gerçekleştirdiği en mühim iş, daha önce bahsedildiği gibi, Muhacirlerle Ensarı kardeş yapmış olmasıydı. Efendimiz bununla Müslümanlar arasında kuvvetli bir ittifak kurmuş oluyordu. İslamın ırk, dil, sınıf ve coğrafi ayrılıkları tanımayan kardeşlik müessesesi böylece tarihte ilk defa gerçekleşiyordu.

Ancak bununla herşeyin bitmediği muhakkaktı. Medine'de yalnız Müslümanlar yaşamıyorlardı. Bu yeni muhitte Musevîler, müşrik Araplar ve bazı Hıristiyanlar da vardı ve haliyle mütecânis olmayan bir manzara arzediyorlardı. Buna bir de Arap kabileleri arasında bitmek tükenmek bilmeyen rekabet ve çatışmalar ile Yahudîlerle Araplar arasındaki anlaşmazlıkları katarsak, bu yeni muhitin ne büyük bir karışıklık içinde olduğunu kolayca anlayabiliriz.

Meselenin asla küçümsenmeyecek bir başka tarafı daha vardı: Mekkeli müşriklerin her an Medine üzerine yürüyebilecekleri hususu. Aralarında devam eden soğuk harb her an sıcak harbe dönüşebilirdi.

İşte Peygamber Efendimizin önünde böylesine mühim meseleler duruyor ve bunlar hal çaresi bekliyordu.

Bu yeni muhitte, Müslüman olmayan unsurlarla anlaşmak, cemiyete bir teşkilatlanma ruhu ve havası getirmek icab ediyordu. Adlî, askerî, siyasî bir takım esasların tesbiti lüzumu vardı.

Henüz hicretin 1. yılı bitmiş değildi. Resûl-i Ekrem Efendimiz, bütün Medine ahalisinin temsilcilerini Enes bin Mâlik Hazretlerinin evinde bir araya topladı. Maksat, bazı içtimâi prensiplerin düzenlenmesi idi. Yapılan konuşmalar neticesinde bu prensipler düzenlendi ve derhal yürürlüğe kondu. Mühim maddeler yazıldı ve taraflarca imzalandı.

Bu maddeler Hz. Resûlullahın başkanlığında teşekkül eden İlk İslâm Devletinin anayasasıydı. Hatta bu vesika, sadece İslâm devletinin anayasası olmakla da kalmamakta, aynı zamanda bütün dünyada yazılı ilk anayasalardan birini teşkil etmekteydi.

Bu anayasa ile Medine halkı artık diğer insanlardan ayrı bir millet teşkil etmiş oluyorlardı.

Şehir Devletinin Anayasası

52 maddeden ibâret olan İslâm şehir devletinin ilk yazılı anayasasının 1. ve 2. maddelerinde şöyle deniliyordu:

'1. Bu yazı, Resûlullah Muhammed (a.s.m.) tarafından Kureyşli ve Yesribli mü'minler ve Müslümanlar ve bunlara tâbi olanlarla yine onlara sonradan katılmış olanlar ve onlarla birlikte cihad edenler için tanzim edilmiştir.

2. İşte bunlar, diğer insanlarda ayrı bir topluluk teşkil ederler.' (İbni Hişâm, Sîre, 2:147; Diğer maddeler için bkz. A.g.e. 2:147-150)

Bu anayasaya göre Medine halkı, inanç farkı gözetmeksizin diğer milletlerden ayrı bir 'millet' teşkil etmekte ve ayrı bir topluluk hüviyeti taşımaktaydı.

Hz. Resûllullah, ayrıca Medine etrafında bulunan kabilelerle, özellikle Mekkelilerin Şam ticâret yolu üzerinde ikamet etmekte olan kabilelerle derhal dostluk tesis etme yoluna gitti ve onlarla anlaşmalar imzaladı.

Yine Müslümanlar, şehrin yerli halkı Yahudiler ve diğerleri ile münasebet halinde bulunmak mecburiyetinde idiler. Bu sebeple, kurulan devletin anayasasında onlara da haklar tanındı. Buna göre, onlar da Müslümanlar gibi yeni devletin vatandaşları sayılıyorlardı.

'Muhammed'in (a.s.m.) büyük basiret ve siyasî inceliği Yahudilere bahşettiği fermanda görülür. Bu fermanda diğer hususlar arasında onların da bizzat Müslümanlar gibi yeni devletin vatandaşları olduğu, Yesrib'teki iki kabilenin bir tek millet teşkil ettiği, suçların dinlerin ahkâmına göre cezalandırılacağı, ihtiyaç hasıl olduğu zaman her iki tarafın (Müslüman ve Yahudîlerin) yeni devleti müdafaâya çağırılacağı, gelecekte zuhûr edecek anlaşmazlıklar hakkında Resûlullah tarafından karar verileceği yazılıydı.' (Prof. Harun Han Şirvânî, İslamda Siyasi Düşünce ve İdare, Terc.; s. 18)

Ayrıca bu anayasa metninde harple ilgili madde de ilgi çekicidir. Vuku bulacak herhangi bir harpte, harp masraflarını kendileri karşılamak maksadıyla Yahudiler, Medine şehir devletinin müdafaâsına katılacaklardı.

Anayasanın 16. maddesine göre 'tabi olmaları' şartı ile Müslümanların yardım ve müzaheretlerine hak kazanacakları tesbit ediliyordu. Aynı zamanda dışarıdan gelecek herhangi bir hücum karşısında da beraberce şehri müdafaâ edecekler, bu hususta birbirinin yardımına koşacaklardır. Bu hücum ister Müslümanlara, ister Yahudilere olmuş olsun, fark etmeyecektir.

Bu maddeler ışığında, Müslümanların ehl-i kitaptan olan Yahudilerle ittifakını görmekteyiz. Burada ehl-i kitab olan Yahudi ve Hıristiyanlara tamamen bir din ve inanç hürriyeti tanınmıştır. Böylelikle ehl-i kitab arasında kitapsız olan müşriklere karşı hiç olmazsa asgarî müşterekte birleşme esası getirilmiştir ve bunun için de Müslümanlarla birlikte Yahudiler ilk anayasada zikredilerek bunların birlikte 'tek camiâ' teşkil ettiklerinden söz edilmiştir.

Peygamber Efendimiz, Medine'de te'sis ettiği devleti düşmanlardan korumak için buranın yerlileri olan gayr-ı Müslim ehl-i kitapla siyasî ittifak ve andlaşmalar yaptığı gibi, inanç yönünedn de bir ittifakın sağlanmasını temine çalışmıştır. Onları aralarında ortak bir kelime olan 'tevhid' inancı üzere birleştirmek ve şirk ehline karşı inananlar paktını kurmak istemiştir. Nitekim bu gayeyi Medine içindeki ehl-i kitab için güttüğü gibi, ehl-i kitab olan dış devletler için de takib etmeye çalışmıştır. Bizans İmparatoru Heraklius'a ve diğer Hıristiyan prenslerine gönderdikleri davet mektubunda şu âyet-i kerime ile onlara hitab etmiştir.

'De ki: 'Ey kitap ehli olan Hıristiyanlar ve Yahudiler! Sizinle bizim aramızda müşterek olan bir söze gelin! Allah'tan başkasına ibâdet etmeyelim, Ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım, Allah'ı bırakıp da birbirimizi rab edinmeyelim! ' Eğer onlar yüz çevirirlerse, siz deyin ki: 'Şâhid olun, biz Müslümanlarız.' (Âl-i İmrân Suresi, 64.)

Bizzat Resûl-i Ekrem tarafından yazılı anayasa ile himayê ve yardıma mahzar olmuş olan kitap ehli ne yazık ki, andlaşmanın şartlarını bizzat kendileri bozmuş ve lehlerindeki şartların ortadan kalkmasına böylece yol açmışlardır. Andlaşmada şehir devletleri içinde bulunanların birbirlerinin aleyhinde bulunmayacakları şartı, birbirlerinin düşmanlarıyla anlaşmaya varmayacakları maddesi yazılı iken, onlar (Yahudiler) Medine'nin müşriklerin taarruzuna hedef olduğu çok nâzik bir sırada baş kaldırdılar, daha yeni yeni teşekkül eden ve yeni yeni yerine oturan bir devletin aleyhinde tertipler düzenlemeye başladılar. Tabii ki, bu doğrudan doğruya onları Müslümanların himâyesinden mahrum bırakıyordu.

Görüldüğü gibi bu anayasa, kurulan yeni bir devletin bir çok müessesesi hususunda hükümler taşımakta, her meselede istikametli çizgiler çizmekteydi.

'Bu anayasa ile İslâm, hayatının yeni bir safhasına başladı. Madde ve cismaniyat ile mâneviyatın karışması, ona kendine has bir çizgi getirdi. Mâneviyatı, hatta ahlâkı tanımayan bir siyaset bizi maddeciliğe ve vahşi hayvanların hayatlarından daha aşağı bir hayata götürür. Yaşadığımız dünyanın hâdiselerinden ayrı bir mâneviyat ise bizi melek mertebesinin üzerine çıkarabilir. Fakat, bu ancak son derece mahdut bir zümre için mümkündür. İnsanların en büyük ekseriyeti, böyle bir ideolojiyi tatbik edenlerin çemberinin dışında kalır. Hz. Muhammed (a.s.m.) bilhassa vasat adamı düşündü ve ona insan hayatının iki tarafını nasıl dengeye getireceğini, madde ve mânâyı aynı zamanda içine alıp bir terkip yamayı öğretti. Bu dinî doktrin herkese en az derecede lâzım olan bazı esas noktaları seçer, fakat kendilerini mânevî hayata daha fazla verebilme tercihini fertlere bırakır.

'Bu durumda Hz. Peygamberin Sahabeleri müstakil bir devletin idare edici cemaâtı; Hz. Peygamber ise her sahada onun reisi oldu.' (Prof. Muhammed Hamidullah, İslâm Peygamberi, 1:148)

1. Baskı, Haziran 1998
Cilt I, Sf. 472-476


Yazı Kaynağı: www.anlamak.com

Gösterim: 115 | 742 Sayfa | ISBN: 9789754080193 | Basım Yılı: 2002 | Stok No: 9724
Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim

Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.

 
Kalbimiz Filistinde Çarpıyor!
İlk Alışverişim
Google Arama
En Son Baskılar
Siyer Kitaplığı
Tavsiye Kitaplar
Ödüllü Kitaplar
Kampanya
Hakkımızda
Resimlerimiz
Hesap Bilgileri
Ödeme Bildirim
İletişim Bilgileri
Mesaj Kutusu
Satış Koşulları
Yardım ve Sorular
MSN Online Destek



Sipariş Takibi
Sipariş Numarası veya Eposta Adresiniz

Çok Satanlar
 Aşksız, Zevksiz... Allah'sız Müslümanlık
 Limit Sizsiniz
 Şifalı Bitkiler
 Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk (cep Boy)
 La
 Yanılmışım Tanrı Varmış
 Apokrifal- Kayıp Kitap, Ergenekon Ve Bir Cinayetin Anatomisi
 Erdoğan Operasyonu
 Masumiyet Müzesi
 Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar

Sitemizde bellibaşlı tüm kredi kartlarıyla, üye olma zorunluluğu olmadan alışveriş yapabilirsiniz.

KİDAP YAYIN DAĞITIM - ALEMDAR MH. ÇATALÇEŞME SK. NO:26 (YAVUZ HAN) CAĞALOĞLU / İSTANBUL
Tel: 0(212) 511 87 09 / Faks: 0(212) 528 12 20 / E-Posta : bilgi@kidap.com.tr

KİDAP © Adım İletişim Hizm. ve Prod. Ltd. Şti'nin Tescilli Markasıdır.
Site Altyapı: M E N T i S   SEO & Uygulama: Yakusha  Ürün Güncelleme: K i B O  SÜS: 0,036 sayine.  USG: 0,5 MIB.

Aktif Ziyaretçi: Ziyaretçi Sayısı