Soğuk Savaşın sona ermesinin ardından devreye giren yeni dünya düzeni, sınır tanımayan bir serbest ticaret rejimini uygulamaya koyarken, çağdaş sanatı da derinden etkiler. Sermaye ile birlikte dolaşımı serbestleşen sanat, giderek dev küresel şirketlerin, korporasyonların denetimine açılır.
Bu süreçte, sanat da, sanat kurumları da temelden dönüşür: Başka başka kentlerde şubeler açan müzeler giderek mağaza zincirlerini andırır; dev şirketlerin logoları ile müzelerin logoları, sanatçı isimleri ile marka isimleri, pazarlama stratejileri çerçevesinde birbirine karışır. Dev sergiler, imajlarını tazelemek isteyen devletlere, kentsel dönüşüm projelerini satmak isteyen yerel yönetimlere aracılık eder. Kimlik, farklılık, melezlik, sınırların aşılması gibi temalar etrafında örgütlenen bienaller de, yeni dünya düzeninin gösterilerinden biri olmaktan öteye gidemez; diğer sanat kurumları gibi, zamanla şirketlere özgü bir kurumsal yönetim disiplininin, sanat yönetiminin etkisine girer.
Sanat A.Ş., küreselleşmiş dünyanın kültürel çoğulluk görüntüsünün ardındaki Batı merkezli homojenliği, sınırsız serbestlik şiarıyla maskelenen sansür ve dışlama mekanizmalarını açıklıyor. Çağdaş sanatın, devletlerin ve şirketlerin güdümündeki seyrini izliyor.
Kapak: Bartolomeo Passerotti, Karikatür, 16. Yüzyıl.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: FIRAT ARAPOĞLU
Yazı Kaynağı: Birgün Kitap
Sanat, Peter Bürger'in şeması temel alındığında, dinsel sanat döneminde bir kült nesnesi olarak kolektif üretilmiş ve dinsel açıdan kolektif alımlanmış; saray sanatı döneminde ise temsil edici bir nesne olarak bireysel üretilmiş, yine kolektif alımlanmıştır ' bu sefer sosyal olarak. Modern zamanlarda ise, sanat burjuvazinin kendini kavrayışının tasvirini verirken artık üretimi ve alımlanması bireyseldir. Peki post-endüstriyel bir ekonomi-politik içerisinde, çağdaş sanatın özerkliği nerede konumlandırılmaktadır! İçinde bulunduğumuz üretim ' tüketim ilişkileri içerisinde çağdaş sanat ne sunmakta ve ne kazanmaktadır!
Julian Stallabrass, "Sanat A.Ş." çalışmasının daha başlangıcında, çağdaş sanatın içeriği konusundaki yaklaşımını temellendirir: "[Çağdaş Sanat] anlaşılmazlığı, hatta düpedüz sıkıcılığı erdeme dönüştürür, öyle ki bunlar başlı başına birer kural haline gelir" (s. 15). Bu yaklaşımı çalışmasının tümüne dağıtılmış biçimde görülür. Bu anlaşılmazlığı "bir politika" olarak tespit eden yazar, bu politikanın sanat tarihi ve sanat eleştirisi ile içiçeliğini de vurgular: Sanat yazımında/eleştirisinde yapı-bozum ve psikanalizin metinlere keyfi uygulanabilirliği konusu ' Eco'nun "aşırı-yorum" eleştirisini anımsatır bu ', "analiz edilen" kültürü oluşturan bir faktör olarak ortaya konulmaktadır. Çünkü adı geçen yöntemlerle en yüzeysel ve basit işlerde bile derinlikli öğeler bulunabilmektedir - Stallabrass'ın Peter Bürger'in avangard eleştirisine fazlasıyla yaslandığı böylece de tespit edilmektedir. Bu anlamsızlık durumu, post-modern kinik tavrın eleştirisine uzanır: "Taraf olmamak gerekir" (s. 83) ki; yazara göre bu standartlaşan bir taktiktir: Boşlukta bir muamma ile sanat işlerini sunmak ve işin alımlanmasını okuyucuya bırakmak ' Umberto Eco'nun tezinin sınırına getirir; ama orada bırakır Stallabrass, daha ileri götürmez.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 157 | 194 Sayfa | ISBN: 9789750506994 | Basım Yılı: 2009 | Stok No: 120951 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Julıan Stallabrass ismine kayıtlı başka bir eser bulunamadı.
İletişim Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Sanat kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Gösteri, Selçuk Demirel |
| »» Tablodaki Adam Üzüntüyü Bırak - Ayna, Cevat Fehmi Başkut |
| »» Harputta Bir Amerikalı Hepimiz Birimiz İçin, Cevat Fehmi Başkut |
| »» Leonardo'nun Defterleri, Leonardo Da Vinci |
| »» Kompozisyon, Sabit Kalfagil |
| »» Bahar Korçan, Bahar Korçan |
| »» Sanat Kavramlarına Giriş, Ayla Ersoy |
| »» Raffaello, Kollektif |
| »» Michelangelo, Kollektif |
| »» Klimt, Kollektif |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.