Umarım böylesine emsalsiz ve belirgin bir konuda, şiirlerini ölüm kavramını derinden algılayarak yazmış ve intiharında da sanatındaki kadar başarılı olmuş bir kadının analizini yapabilme konusunda başarısız olmam.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: ZEYNEP ELİF YAĞMUR
Yazı Kaynağı: Zaman Kitap Eki
Rus şair Sergey Yesenin, odasının duvarındaki kalorifer borularına kendini astığında henüz otuz yaşındaydı.
İntiharından bir gün önce kanıyla yazdığı Elveda adlı şiirinde, "Ölmek bu dünyada yeni bir şey değildir, yaşamak daha da az yenidir." diye sesleniyordu. Edebiyat tarihine geçmiş birçok sanatçı benzer ve farklı sebeplerle kendi yaşamına son vermiştir. Kleist, Nerval, Mayakovski, Cesare Pavese, Jack London, Virgina Woolf, Beşir Fuad, İlhami Çiçek ve daha niceleri... Hiçbir toplumca hoş karşılanmayan ve dinlerin 'ebedi karanlık' olarak gördüğü bu eylemi gerçekleştirenlerin niçin böyle bir sonu seçtikleri tam olarak bilinemese de dünyada bulamadıkları sonsuz bir huzura erme arzusundan söz edebiliriz. İntiharı, Sartre gibi 'dünyada var olmanın bir başka yolu' olarak görenler de vardı. Pavese gibi "Sözler değil. Eylem. Artık yazmayacağım." deyip 'hayatının gülünü kendi eliyle solduranlar' da...
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Bilal Can
Yazı Kaynağı: Filbahar.net
Sylvia Plath'ı her on senede bir intihara kalkışmasıyla bildik. Üçüncü denemesinde bu sefer amacına ulaşmanın vermiş olduğu gururlu hal ile ebedi yerini yerin dibinde aldı.
''Bir gün bir yerde, okulda, Avrupa'da, herhangi bir yerde, o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim! o sırça fanus ki, içinde ölü bir kelebek gibi tıkanıp kalmış biri için dünyanın kendisi kötü bir düştür"
Sylvia Plath'ı her on senede bir intihara kalkışmasıyla bildik. Üçüncü denemesinde bu sefer amacına ulaşmanın vermiş olduğu gururlu hal ile ebedi yerini yerin dibinde aldı.
''Bir gün bir yerde, okulda, Avrupa'da, herhangi bir yerde, o boğucu çarpıtmalarıyla sırça fanusun yeniden üzerime inmeyeceğini nasıl bilebilirdim! o sırça fanus ki, içinde ölü bir kelebek gibi tıkanıp kalmış biri için dünyanın kendisi kötü bir düştür"
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 672 | 72 Sayfa | ISBN: 9789752892927 | Basım Yılı: 2006 | Stok No: 33788 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Nilgün Marmara ismine kayıtlı en yeni 3 eser.
Everest Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Sosyoloji - Diğer kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Kanaatlerden İmajlara, Ulus Baker |
| »» Düğünler Ve İstanbul, Meltem Bayazıt Tepeler |
| »» Mülkiyet Hakkının Doğal Ve Çevresel Etkileri, Meltem Yılmaz |
| »» Kadın, Ali Şeriati |
| »» Sosoyal Sermaye, Mehmet Murat Şahin;ahmet Zeki Ünal |
| »» Toplumsal Sınıfların İlişkisel Gerçekliği, Güney Çeğin;vefa Saygın Öğütle |
| »» Bilgi Sosyolojisi, Yıldız Akpolat |
| »» Tarihçi Gözüyle Türk Tarih Sosyolojisi Yazıları, Sebahattin Şimşir |
| »» Sosyal Bilimlerde Kuram Oluşum Süreci Ve İletişim, Emel Karagöz |
| »» İl, Dil, Din Üzerine, Hüsrev Hatemi |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.