Ana Sayfa




 
  Detaylı Ara

Ana sayfa Ana SayfaDergah YayınlarıMustafa Kutlu

Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı - Mustafa Kutlu
Resmi Büyüt
Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı

Liste Fiyatı : 10.00 TL

İndirimli Fiyatı : 8.00 TL
(%8 Kdv Dahil)

İndirim Oranı : 20% 3 Gün içinde Kargo'ya teslim

0
Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: Ömer Lekesiz
Yazı Kaynağı: Edebistan.com


Hüzün ve Tesadüf adlı kitabıyla öyküye ara verip, Uzun Hikâye'siyle "hikâye" türünde eserler vermeye başlayan Mustafa Kutlu, bu türde yazdığı kitaplarına bir yenisini daha ekledi: Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı.

Klasik tasvir yerine, hareketli bir kameraya takılan görüntüleri sözle naklederek, izlenimci 've okuru da bir filmi izler gibi izlemeye dahil eden- bir tasvirle başlayan Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı, Tanpınar'ın zaman anlayışına yönelik sorgu ve ondaki eksikliği gideren bir belirlemeyle başlar. Bununla, okurun dikkati metinde bir felsefenin kurulduğu ve dikkatle okuması gerektiği yönünde uyarılmış olur.

Bu kitabına da alışılan söylemiyle başlar Kutlu; çat-kapı açıverir hikâyenin kapısını. Anlatan (yazan) kendisidir; ama değil mi ki ben anlatıcı da bir ötekidir ve ben-hikâye her zaman başka hikâyelerden izler taşır; bu nedenle Kutlu da eylemine uygun bir görev edinir; maariften emekli olmuş, İstanbul'u gönlünce gezen, bu gezmelerini bir gazetede hikâyeleştiren biridir.

O gezmelerinden birinde Osmanlı yapısı, metruk gibi görünen ama devletin de unuttuğu bir daireye girer; dairenin 6 kişilik personeliyle tanışır. Gazeteci-yazar olmasıyla onların beğenilerini kazanır ama onun dikkati daha çok iki kişi üstünde toplanır: Hizmetli Şeref ile arşiv memuru Tahir Sami (Tokaç) Bey.

» Devamını okumak için tıklayın

Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: İzzet KOÇAK
Yazı Kaynağı: Simeranya


Bir durup kendine, zamana ve hayata yeniden bakma sebebi verecek olan bir hikaye Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı.

Ama yüzyılımızın bizi içine alıp götürdüğü, zihnimizi kendi beklentilerine göre harmanladığı bir dünyada Tahir Sami Bey, sadece bir "saf" adamdan başka birisi değildir. Güzel adamdır, temiz adamdır, kimseye zararı olmayan bir adamdır, ... adamdır; lakin bizim çağın adamı değildir. Çünkü onunla bizim aramızda, zaman değişmiştir, anlayışlar değişmiştir ve hepsinden öte insan değişmiştir. Tahir Sami Bey ile birlikte hepsi göçüp gitmiştir başka bir zamana ya da başka bir zaman diliminde kalmıştır.

Tahir Sami Bey, kimsenin görmediği bir devlet dairesinde arşiv memurudur. Hiç evlenmemiştir. Bunun sebebi de kitaba olan tutkusunu başlatan Sahaf İskender'in, kitapla izdivaç olanın başka izdivaç yapamayacağına dair telkinidir. Evlenmez ve kitap toplar, köye ve köylüye dair ne bulursa alır ve bir kütüphane oluşturmanın gayreti içine girer. Sade bir adamdır ihtirasları yoktur, büyük beklentileri yoktur. Çalıştığı daireye kilit vurulduğunda dahi oradan ayrılamaz, çünkü gidecek başka bir mekanı yoktur. Neyzen kahvesine ve sahaflara gidip gelir, biraz antikaya merakı vardır ama parası yoktur. Hepsi bu kadardır... evdeki iki bekar ablasıyla yaşar gider. Ama kitaplar evde odalardan taşınca çolak ablasıyla tartışıp evi terk eder. Kitaplarını kapanmış olan işyerine getirir, mektuplar yazar elindeki kitapların bir kütüphaneye bağışlama için, hiçbir yerden cevap gelmez. Yıllarca biriktirdiği kitapların üzerinde ölür Tahir Sami Bey, cesedi üç gün sonra bulunur. Kitaplarını ne olur!

» Devamını okumak için tıklayın

Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: Asu Turnacı
Yazı Kaynağı: Sayha Dergisi


Türk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan Mustafa Kutlu, 2000 yılından beri, düzenli olarak her yıl bir "hikâye" kitabı yayımlıyor. Bu kitaplar sırasıyla; Uzun Hikâye, Beyhude Ömrüm, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Rüzgârlı Pazar, Chef, Menekşeli Mektup, Kapıları Açmak ve Huzursuz Bacak...!

2009'un kitabı ise Ağustos ayının ilk haftasında okuyucuyla buluşan Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı...

Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı, esasen günümüzde bir kitapseverin hususi çerçevesini vermek isteyen bir çalışma. Esere edebi mahiyet kazandıran husus, hem modern kurgusundan hem de "hikaye" türünün önemli örneklerinden biri olmasından kaynaklanıyor. Temel niteliği ise bir tutku hikâyesi oluşunda aranmalıdır. Çoğu tutkular gibi sahibini bir başına bırakan ve dramatik sona doğru götüren bir serüvenin hikâyesi...

» Devamını okumak için tıklayın

Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: Yavuz Ekinci
Yazı Kaynağı: Sabitfikir.com


Hüznü en çok eşya ile insan münasebetinde aramışımdır. En geniş anlamıyla eşyayı yitip giden bir zaman algısıyla ele alan metinlerde okumaktan haz almışımdır. Bunları bana düşündüren de Mustafa Kutlu'nun son kitabı Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı adlı uzun hikâyesi oldu. Kitabı bitirdiğimde bir yaprak dökümü misali solup giden Tahir Sami Bey'in hikâyesinin buruk tadı kaldı dilimde.

Mustafa Kutlu yaklaşık on yıldır geçip giden zamana direnen, uzun hikâyeler kaleme almakta ve şahsına münhasır bir üslupla samimi bir şekilde bize seslenmektedir. Uzun hikâye, Huzursuz Bacak, Mavi Kuş ve son olarak Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı. Diğer hikâyelerinde olduğu gibi bu eserinde de yaşamda karşılaşabileceğimiz kahramanların hayatlarını geleneksel anlatı ile post modern anlatının iç içe geçmesiyle başarılı bir şekilde işlemiştir. Her sayfada bir meddahın sıcak ses tonuyla karşılaşırız. Geleneksel anlatı kaynaklarından beslenen ve geçmişi hep ince bir hüzünle dokuyan yazarın, kendini metne bir kahraman gibi katması post modern teknik kullanışlarından daha çok, meddah geleneğine yakın. Metni okuyucuyla hasbıhal havasında ele alışı, meddah geleneğini anımsatırken, altan alta tüm bunların farkında olan ve sanat anlayışını tartışan bir tavırla olaya yaklaşması da kanımca hikâyenin post modern tarafını teşkil ediyor. Metinde geçen anlatıcının neyi ne kadar nasıl anlatacağı sorusunu direk kendisi tarafından sorulur. "Edebiyatı böyle bir daire içine kim sokmuş! Özgür düşünce nerede kaldı, ifade hürriyeti" diyerek Tahir Bey'in özel anısı da anlatılmak isteniliyor. Ama hemen yan sayfada kendine itiraz edip tartışma havasında yazar kendi edebiyat anlayışını net bir şekilde ortaya koyar. "Edebiyat esas itibarı ile ulvi olan yönelmeli. Ulvî olanın vücut bulması için süflî olanın zikredilmesi zarurî olsa bile bunun bir ölçüsü vardır" der. Alıntılardan da görüldüğü gibi Kutlu bu tartışmaya estetik açıdan çok etik açıdan yaklaşmakta ve edebiyat kelimesinin kökeni olan "edeb"e gönderme yapmaktadır.

» Devamını okumak için tıklayın

Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: Zeki Bulduk
Yazı Kaynağı: Dünyabizim.com


Tahir Sami Bey öldüğü gün hiçbirimiz ağlamadık. Çünkü öldükten üç gün sonra resmen öğrendik onun bu dünyaya küs gittiğini. Onu ve ömrü boyunca Türk Köylüsü için yaptıklarını da pek merak etmedik. Babası ciltçi idi. Kendisi de ciltçi olacaktı az kalsın. Hâkim Bey olmasaydı belki de aç sefil ölecekti.

İlkokula başladığında kimseyle arkadaş değildi. Kolu bir kuru ağaç gibi kesilen çocukla tanıştığında boynuna sarılıp ağlamıştı. Çünkü, Tahir Sami garipti ve kendi gibi gariplerle ünsiyet kurabiliyordu; Türk köylüsü gibi, sahaflar gibi, çolak çocuk gibi, sakat ablası gibi, oyundan atılmış insanlar gibi tanıdıkları vardı işte. Bir de antikacılar ve eskiciler vardı defterinde.

Nerede kapanmaya yüz tutmuş, unutulmaya mahkum edilmiş, hatırı sorulmayan dükkan, zenaat, adam gibi adam varsa müzmin bekar ve kitap muhibbi Tahir Sami'nin gönlünde başköşeyi tutuyorlardı.

Bu yüzden belki de Tahir Sami'nin ölümü içimizde ezik bir yara bırakmıyor. O çağdaş bir insan değildi; bu devirde yaşamıyordu. Bir e-mail adresi bile yoktu!

Ne İsa'ya ne Musa'ya...


Şehirden dışarı bir adım atmadığı halde şehirli de olamamıştı. Ömrünü ölümlü bir davaya vakfetmişti; kimselerin dönüpte yüzüne bakmadığı, 'kalkınma köyden başlayacak', deyip kaçtıkları bir başlama çizgisinde yalnız bir adam olarak kala kalmıştı.

» Devamını okumak için tıklayın

Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: Sibel Eraslan
Yazı Kaynağı: Okumayeri.net


Mustafa Kutlu'nun "Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı" adlı kitabı, Dergah Yayınları'ndan çıktı. Hemen söyleyeyim ki Tahir Sami Bey'in gözleri kederlidir. Bu hikaye, her ne kadar yazarı tarafından arşiv memuru Tahir Sami Bey'e ait olduğu söylense de, kitabı kapadığınızda boğazınızda düğümlenen haliyle, aslında: "Bu Ülke"nin hikayesidir. Bir yandan yavaş yavaş eriyerek gözden kaybolan İstanbul şehrine ait karakteristik ayrıntılar ve diğer yandan bu şehrin perdesinde gezinen son mücellitler, sahhaflar, neyzenler, antikacılarıyla zamana yenik düşmüş ritimler... Bir vefa mıdır bu kitap, hayatını kitap tutkusuna adamış eski adamlara dair! Bir veda mıdır, eski İstanbul Beyefendilerine, idealizme, köy meselesine, esnaf dayanışmasına, mahalle kavramına, arşivlerde kalakalmış koskoca bir varoluşa! Hepsine evet diyebilecektir benim gibi diğer okuyucular da belki...

Ama bu kitap, arşiv memuru "Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı" gibi dursa da aslında, "zaman"ın ve "asrın" yorumudur. Hayatı; tutkuyla sevdiği ve itinayla kütüphaneleştirdiği zengin arşivinin arasında, ince bir yorganın üzerine serdiği paltosunun altında son bulan münzevi ve kederli Tahir Sami Bey, yazarının usta kurgusuyla, asıl söyleyeceğini, "gerçek" ve "zaman" algımız üzerinden anlatıyor aslında.

"Zamanı böler, dün-bugün-yarın diye konuşurlar. Sürekli saate bakarlar. Yekpare zaman nedir! Eminim bunu Tanpınar da bilmiyordu. Fani ile bakinin farkını fark eden için eşya kaç para eder! " diyor Kutlu daha sekizinci sayfada...

» Devamını okumak için tıklayın

Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: Ömer Lekesiz
Yazı Kaynağı: Yeni Şafak Kitap Eki

Poetikayla ilgili ilk müstakil çalışmanın Aristo tarafından yapıldığını biliriz ama onun bu çalışmayı edebiyatın doğasıyla ilgili kendi zamanında ortaya çıkan hangi sorulara karşılık olarak yaptığını bilmeyiz. Yine de onun sayesinde şu bilgiye ulaşmış olmayı kazanç sayarız: Edebiyat olarak neyin, nasıl anlatılacağı yazan hemen herkesin ezeli problemidir. Kimileri Aristo'nun izinden yürüyerek kendi poetikaları üstüne müstakil çalışmalar yapmışlar, kimleri de kendi şiir, hikâye, öykü ve romanlarında konuya ilişkin açıklamalar yapmayı ya da en azından kimi ihsaslarda bulunmayı seçmişlerdir.

Mustafa Kutlu'nun Dergah Yayınları arasından çıkan Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı adlı yeni kitabı, kendi "hikâye poetikası"nı da işlediği önemli bir eser olarak ulaştı elimize.

Türk öykücülüğünün kilometre taşlarından biri olan Kutlu, Hüzün ve Tesadüf'üyle öykü kitaplarına ara verip, sonraki kitaplarını (Uzun Hikâye, Beyhude Ömrüm, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Rüzgârlı Pazar, Chef, Menekşeli Mektup, Kapıları Açmak ve Huzursuz Bacak'ı), "hikâye" türünde yazmıştı. Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı'yla da "hikaye" türüne can ve kan taşımayı sürdüren Kutlu'nun bu eserini ilk bakışta onun "Hikâye Poetikası" olarak okumaya çalıştık.

» Devamını okumak için tıklayın

Kitaphaber.net Eleştirdi

Yazan: Müslim Coşkun
Yazı Kaynağı: Milli Gazete


Türk hikâyeciliğinin zirve ismi olan ve hikâyede temayüz eden birçok ismin rahle-i tedrisatından geçtiği Mustafa Kutlu, her yıla bir kitap geleneğini yine bozmadı.

Edebiyat okuyucusunda henüz Huzursuz Bacak kitabının heyecanı dinmemişken, Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı adlı hikâye kitabı çıkageldi. (Ağustos 2009, Dergâh Yayınları) Hayatın içine doğru akıp giden, nüfuz eden Mustafa Kutlu, modern Türk hikâyeciliğinin emsalsiz örneklerini ortaya koymaya devam ediyor. Şiir tadında süren hikâyeler, şehrin ruhunu, insanın serüvenini, ilişkilerini sahici bir dille anlatırken; yabancısı olmadığımız aşina yüzlerle karşılaşıyoruz. Bu aslında hepimizin hikâyesi... Çiçeklerin, ağaçların, kuşların ve tarihe tanıklık eden eski binaların dili, kentle oluşturdukları ahenk canlı bir organizmanın unsurları olarak karşımıza çıkıyor. Mustafa Kutlu, hikâyelerinde bu toprağın sesine kulak vermiş, kahramanlarını her gün karşılaştığımız insanlardan seçmiştir. Bu da Sayın Kutlu'nun kendi insanını hor görmemesiyle ilgili bir durumdur. Anadolu'nun temiz, saf, bir o kadar da ezilmiş, hor görülmüş insanlarının hikâyeleri; Mustafa Kutlu'nun ısrarla gündeme getirdiği toplumsal sorunların ortaya konulması bakımından bir sorumluluk duygusunun dışa yansımasıdır. Mustafa Kutlu, iyi bir gözlemci olduğunu hikâye kitaplarının hepsinde ortaya koyar. Kitaplarında karşımıza bir yazar olarak değil, iyi bir gözlemci, iyi bir anlatıcı olarak çıkar. Hikâyeleri yaşam gibi sahici ve gerçektir. Samimi, sıcak, şaşırtıcı ve bir o kadar da sade bir dille okuyucuyu kitaba çeker. Bunda yazarın dervişane duruşunun da etkisi vardır.

» Devamını okumak için tıklayın

Gösterim: 1455 | 164 Sayfa | ISBN: 9789759951818 | Basım Yılı: 2009 | Stok No: 120346
Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Mustafa Kutlu ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Zafer Yahut Hiç - Mustafa Kutlu Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı - Mustafa Kutlu Kuvvetler Ayrılığı - Mustafa Kutlu Huzursuz Bacak - Mustafa Kutlu Yoksulluk İçimizde - Mustafa Kutlu Yıldız Tozu - Mustafa Kutlu
Dergah Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
»» Zafer Yahut Hiç, Mustafa Kutlu
»» İstanbul'un Saltanatlı Günleri, Georgina Adelaide Müller
»» Rize Bibliyografyası, İshak Güven Güvelioğlu
»» İl, Dil, Din Üzerine, Hüsrev Hatemi
»» Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Okay
»» Dört Kapı Kırk Eşik, Süleyman Uludağ
Hikaye/öykü - Masal kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
»» Sabah Geçidi, Mübeccel İzmirli
»» Kurmaca Alıştırmaları, Gökdemir İhsan
»» Armağan, Feryal Orhon Basık
»» Gladyatöre Dikkat, Alişan Birlik
»» Pazartesi Hikayeleri, Alphonse Daudet
»» Sonsuza Yürüyüş, Hekimoğlu İsmail
»» Öykünün Kedi Gözü, Semih Gümüş
»» Leş, Ferit Edgü
»» Kar Meleği, Özlem N. Yılmaz
»» Karınca, Said Seymen



Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.

 






Sipariş Takibi
Sipariş Numarası
veya Eposta Adresiniz
Kredi Kartı Bilgileriniz 128 Bit GeoTrust Equifax SSL sertifikası ile korunmaktadır.
Sitemizde bellibaşlı tüm kredi kartlarıyla, üye olma zorunluluğu olmadan alışveriş yapabilirsiniz.
ADIM YAYIN DAĞITIM - FATMA SULTAN MH. KAHHALBAĞI SK. NO: 31/A TOPKAPI - İSTANBUL

İLETİŞİM BİLGİLERİ İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.
E-Posta : bilgi@kidap.com.tr

kidap.com.tr © Adım İletişim Hizm. ve Prod. Ltd. Şti'nin Tescilli Markasıdır.
 SÜS: 0,2881 sayine.  USG: 1,25 MB.

Kredi Kartı Bilgileriniz
128 Bit GeoTrust Equifax
SSL
ile korunmaktadır.