1940’lı yılların New York’unda hareketli cemiyet hayatı öğleden sonra barlarda içilen martinilerle başlar, Tiffany’de edilen şampanyalı kahvaltılar ile son bulurdu. Bu renkli hayatın ilginç simalarından Holly Golightly, küçük dairesinde erkek arkadaşları için verdiği ev partileri ile dikkat çekiyordu. Görünüşte eğlenceli ama yüzeysel bir hayat süren bir çocuk-kadın olan Holly Golightly’nin yaşamı çözülmeyi bekleyen gizemlerle yüklüydü. Genç bir yazar adayı ise bu gizemleri çözmek için çoktan yola çıkmıştı bile...
Truman Capote’nin bir klasik haline gelen bu uzun öyküsü filme çekildiğinde gizemli ve hüzünlü kadın karakteri ile sinemada da yankı uyandırmış, hem okurların hem de izleyicilerin belleğinde iz bırakmıştır.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Murat Özer
Yazı Kaynağı: Radikal Kitap Eki
20. yüzyıl Amerikan edebiyatını hem kalemiyle hem de 'renkli' kişiliğiyle dönüşüme uğratmış bir isimdir Truman Capote; yüksek sosyeteyle olan ilişkileri, sanat dünyasının farklı alanlarını kapsama eğilimi, çağına tanıklık etme içgüdüsü, gazetecilik deneyimi ve tabii ki cinsel tercihleriyle çağının ötelerinde gezinen 'üstün' bir yazardır, olağanüstü bir hikâye anlatıcısıdır.
Capote'nin en bilinen iki eserinden biri (diğeri 'Soğukkanlılıkla') olan 'Tiffany'de Kahvaltı' ise 'kısa roman' formunun başyapıtlarından biri olmanın ötesinde, döneminin Amerikan toplumuna 'farklı' bir açıdan bakarak çarpıcı bir 'tespit' yapmasıyla da önemlidir. Ve tabii ki başkahramanı 'müthiş' Holly Golightly ile, 'ikonlaşmayı' hak eden o 'özgür ruh'la...
Truman Capote, hikâyeyi birinci tekil şahıstan anlatmayı tercih eder burada. Anlatıcı genç ve umut veren bir yazardır. Hikâyenin 1943-44'te geçmesi, bunun Capote'nin kendisi olduğu izlenimini verir. Ama bu metinde asıl öne çıkan isim, 19 yaşındaki Holly Golightly'dir. Aynı binada komşu olan yazar ve Holly, genç kadının 'erkekler arasında' olgunlaşan dramının 'kader ortakları' gibidir.
Bir tür kadın özgürlüğü
Güzelliğini, tazeliğini, çekiciliğini erkeklere karşı kullanarak hayatını sürdüren, yüksek sosyetenin içine kapağı atma mücadelesi veren, 'özgürlük'üne müdahale edilmesinden nefret eden, naif gibi görünmesine karşın 'kurnazca' numaraları da olan, kendisi gibi 'ışıltılı' görünen şeylere karşı zaaflarını gizleyemeyen bir karakterdir Holly Golightly. Onun hikâyesini bizlere anlatan yazarsa, Holly'nin her şeyle ve herkesle olan 'bıçak sırtında' ilişkisinin katalizörüdür. 'Deli' olduğu yönündeki bütün önyargılara karşın, yazarın ona yaklaşımında büyük bir 'hayranlık'ın izlerini görürüz. Kafese konamayacak kadar 'hırçın'dır belki ama bir çocuk kadar 'korunmasız' olduğu da bir gerçektir. Bunu fark edip Holly'nin çılgınlıklarına 'başka' bir gözle bakan yazar, genç kadının geçmişinden kaçışının nedenlerini de ilk elden öğrenen olur böylece.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazı Kaynağı: Zaman Kitap Eki
Çağdaş Amerikan edebiyatının en önemli yazarlarından kabul edilen Truman Capote, Truman Streckfus Persons ismiyle 1924'te New Orleans'ta doğdu.
Annesi tarafından Alabama'daki teyzelerinin himayesine bırakıldı ve pek çok büyük yazarın alamet-i farikası olan mutsuz bir çocuklukla taltif edildi. 1933 yılında, yeniden evlenen annesinin yanına New York'a gönderildi. Uyumsuzluğuyla kendini okuldan attırmayı başardı ve ömrü boyunca içinden çıkmayacağı eğlence hayatına girdi. 17 yaşındayken Amerika'nın önemli gazetelerinden The New Yorker'da işe başladı. Birkaç yıla kalmadan gazetenin daimi yazarlarından olacaktı. Miriam adlı hikayesiyle yayıncıların dikkatini çekti ve henüz 24 yaşındayken 'Başka Sesler, Başka Odalar' adlı hikaye kitabı edebiyat çevrelerinde yankı uyandırdı. 'Çimen Türküsü', 'Gece Ağacı' derken Blake Edwards'ın filme çektiği, Audrey Hepburn ve George Peppard'ın başrolünü oynadıkları 'Tiffany'de Kahvaltı' geldi. Ve ardından Capote'yi edebiyat tarihine çivileyecek olan 'Soğukkanlılıkla'. Kitaplarında, büyük kentin, modern yaşamın içine sıkışıp kalmış insanların yalnızlıklarını düşsel bir atmosferle anlatırken kullandığı sade dil, 'Soğukkanlılıkla' ile birlikte bir kurşunun yanıltıcı sadeliğine dönüştü. Her şey bir gazete haberiyle başladı...
1959 yılında Amerika, Kansas'ta işlenen müthiş cinayetlerle sarsıldı. Anne, baba ve biri kız biri oğlan iki pırıl pırıl çocuktan oluşan Clutter ailesi, evlerine giren iki genç tarafından 'amaçsızca' öldürülmüşlerdi. Amaç hırsızlık değil, intikam değil; bir "hiç"ti. Capote, bu haberin arkasını tırmalamak üzere arkadaşı Tenesse Williams'la birlikte Kansas'a gitti. Kurbanların yakınlarıyla, komşularla, kasaba sakinleriyle ve katillerle görüştü. Görüşmelerini bir gazetecinin soğukkanlılığıyla not eder. Ardına düştüğü bu haber Capote'nin altı yılına mâl olsa da ortaya 'Soğukkanlılıkla' çıktı. Gerçekle romanın bu sıra dışı birlikteliği için Capote, "Yazarken bütün yazarların önündeki büyük bir açmazı çözdüğümü fark ettim. Gazeteci hissiyatıyla yazılan bir roman yazmak istiyordum; gerçeğin güvenilirliğine, bir filmin akıcılığına, düz yazının özgürlüğüne ve şiirin hassalığına sahip bir şey yazmak istiyordum ve bunun mümkün olduğunu kanıtladım." der.
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 502 | 124 Sayfa | ISBN: 9789755702797 | Basım Yılı: 2006 | Stok No: 80407 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Truman Capote ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Sel Yayıncılık yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Günümüz Roman kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Yaşamına Kankayız, Ahmet Güzel |
| »» Rakkas Masalı, Hüseyin Erdal Yalt |
| »» Yüreğinizde Hâlâ Işık Varsa, Zeki Nurçin |
| »» Varzebau Rüzgarları, Zeki Nurçin |
| »» Kezo Ve Kızılağaçlar, Zeki Nurçin |
| »» Cesaretini Bana Bırak Ve Git, Zeki Nurçin |
| »» Çark, Mehmet Mollaosmanoğlu |
| »» Aşk Kimin Mektubu?, Meltem Sancaktaroğlu |
| »» Perina, Naşide Gökbudak |
| »» Şeytan Çıktı, Güner Arslan |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.