Ana Sayfa





 
  Detaylı Ara

Ana sayfa Ana SayfaEkin YayıneviHamza Türkmen

Türkiyede İslamcılık Ve Özleştiri - Hamza Türkmen
Resmi Büyüt
Türkiyede İslamcılık Ve Özleştiri

Liste Fiyatı : 16.20

İndirimli Fiyatı : 10.53
(%8 Kdv Dahil)

İndirim Oranı : 35%
Ürün stokta var.





Kitaphaber.net Eleştirdi

Söyleşi: Emine Dolmacı
Kaynak: Zaman Gazetesi


'Başka bir dünya mümkün' diyenler için İslam çok önemli

Türkiye'de 1960'lı yılların sonunda ivme kazanan 'İslamcılık' hareketi, bugün iddia edildiği gibi gücünü kaybetmedi ya da ortadan kalkmadı. Bu görüşleri dile getiren Hamza Türkmen, bugün Kur'an'ı anlamaya çalışma çabaları ve Kur'an meallerine yönelik talebin bunun en büyük işareti olduğunu söylüyor. Ona göre, henüz somut bir model yok; ancak Müslümanlar, kötü bir sona doğru giden dünya için 'başka bir model' üretecek.

Türkiye, hem siyasi hem sosyal hem de ekonomik olarak çok farklı yollardan geçerek bugüne geldi. Bazen ilerlemeler, değişimler, bazen gel-gitler bazen de geriye dönüşler yaşandı. İşte bu noktada pek çok insanın zihnini meşgul eden, Bir dönemin yükselen ve gözle görünür hale gelen 'İslamcılık' akımı bugün nereye gitti! sorusuna, yaptığı çalışmalarla cevap veren Hamza Türkmen, Kur'an'ın özüne dönüş anlamındaki İslami uyanışın bugün hâlâ devam ettiğini ve büyük bir yöneliş olduğunu savunuyor. Çalışmalarını, 'Türkiye'de İslamcılığın Kökleri' ve 'Türkiye'de İslamcılık ve Özeleştiri' isimli iki kitapta toplayan Türkmen, hızla kötü bir sona doğru giden dünyayı iyi bir geleceğe güvenle götürecek tek sistemin İslam olduğunu söylüyor ve ekliyor: Henüz bir modelimiz yok ama bugünkü kapitalist sisteme alternatif oluşturacak tek mecra İslam'dır. Türkmen'le İslamcılık kavramı, dünü ve bugünüyle Türkiye'deki seyri üzerine konuştuk.

İslamcılık kavramının karşılığı nedir, kökü nereye dayanıyor!

İslamcılık, İslam değildir tabii ki. İslam'ın bir yorumu, İslam'ı anlama ve yaşama çabası olarak ele alabiliriz. Konuya Batılı bir perspektifle yaklaşanlar daha ziyade modernizmle bağdaştırıyor, hatta İslamcılık modernleşme sürecinin başladığı 150 yıldan beri var, ona bir tepki olarak çıktı diyorlar. Yüzeysel bir yaklaşım bence. Çünkü kültürel olarak da köklerimizde bu kavram var. Mesela, Hasan Ali Eşari, Hicri 330'da yazdığı, 'İslamcıların Görüşleri ve Ehli Kıblenin İhtilafları' isimli kitabında bu kavramı kullanıyor.

Peki radikal İslam, siyasal İslam, liberal İslam veya kültürel İslam tanımlamaları, neden hep İslamcılık kavramı ile birlikte anılıyor!

Bizim kültür atlasımızda bu tür kavramlar yoktur. Bunlar dışarıdan tanımlayanların, genellikle Batılı sosyologların ve İslamologların kavramlarıdır. Müslümanlar 150 seneden bu yana Batılı değerlerin kuşatması altında yaşıyorlar. Bu cendereden nasıl kurtulabiliriz, nasıl vahyi bilince, ümmet bilincine kavuşabiliriz kaygısı var. Bu anlamda çözüm arayışlarında da değişik yöntemler ortaya çıkıyor. Belki bu yöntemleri kategorize etmek için dışarıdakiler bunu kullanıyor.

Size göre bu İslam'ın özüne dönme noktasındaki hareketler, son yılları baz alırsak ne zaman başladı!

Malik bin Nebi'nin tespiti ile, Muvahhidler devletini yitirdiğimizden itibaren Kur'an, sünnet ve şura temelli bir yönetim mekanizmasını elde edemedik. Daha sonra öze dönme hareketleri oldu. 19. yüzyılın sonunda Cemalettin Afgani liderliğindeki hareket, İslami uyanışları tetikleyen dış kuşatmaya tavır alma, kimliğimizi koruma ve inşa etme çabasını başlatan bir çizgidir. Türkiye'de ise, 60-70'li yıllar kendi kimliğimizi tartıştığımız en canlı yıllardı.

Peki bu yıllarda yükselen İslam'ın özüne dönüş çabalarını kesintiye uğratan ve zarar veren en büyük etken nedir!

Birincisi küresel kapitalizm ve Batılı yaşam tarzı tüm dünyamızı kuşatmış vaziyettedir. Diğeri de, Müslümanlar olarak tekrar aslımıza dönelim diye çabalarımız oldu. Fakat burada yanlış öncelikli hedefler peşine düştük. Vahiy temelli bir sosyal model üretmek varken, iktidar hedefine hapsolundu. Bu yanlış bir öncelikti. Temeli olmayan bir çatı kurulamaz. Ve bu hedefin yanlışlığı ortaya çıktıkça hayal kırıklıkları, savrulmalar, içe kapanmalar oldu veya karşıtına sığınarak var kalabilme, uzlaşma açılımları oldu. Biz daha ziyade işin zarfı ile uğraşmaya başladık. Ama aslolan ıslah usulüdür.

Islah kritik bir kavram. Islahı reformdan ayıran nedir peki, din üzerinde bir şeyleri düzeltmek anlamı da çıkarılabilir!

Evet, ıslah kavramı Batılı dilde reform olarak çevriliyor. Oysa ıslah kavramı Kur'an'ın en temel kavramlarından biridir. Vahiyden uzaklaşanı tekrar fıtrat ve öze döndürme eylemine Allah'ın verdiği addır. Reform ise, bozuk giden bir şeyi kendi tarihselliği içinde, geçmişi beşeri formatta yorumlayarak bir çözüm üretebilmektir.

Müslümanların iktidar düşüncesinden bahsettik biraz önce, İslam'da siyaset var mı!

Egemen sistem içinde ve onun ilkeleri ile bir siyaset yürütmeyi, Allah rızası için mutmain olarak yapamazsınız. Oysa siyasetin İslami literatürde açılımı şudur: Siz, ben Müslüman'ım dediğinizde veya neyi değiştirmek istiyorsunuz! sorusunun cevabını verdiğinizde, yani 'biz ve öteki' kavramı olduğunda siyaset yapıyorsunuz demektir. Bu kurulu sistem içinde bir siyaset değildir. Biz burada, en fazla kavramsal kaosu, Müslümanların kurulu sistem içindeki, kurallarını ötekinin belirlediği sahnedeki rollerini, direkt İslam'ın rolüymüş gibi sunmaya çalıştıklarında yaşıyoruz.

Siz, 'İslam siyasetin ölçülerini vaz eder.' diyorsunuz. Buna göre, İslam siyaseti nereye kadar düzenler, günlük siyasete de müdahale eder mi mesela!

Kur'an, hayatın gaybi plandan siyasi, sosyal, ekonomik plana kadar her alandaki bozulmaya karşı yeniden ıslah sürecini başlatmak istiyor insanları uyararak. Bu da Müslümanlar üzerinden olacaktır. Biz vahyi kavrayacağız, amelleştireceğiz ve kendi şahitliğimizde insanları emin bir şekilde uyaracağız. Bu süreç, ekonomik, siyasi, sosyal plandaki bozukluklara müdahale midir, değil midir! Elbette müdahaledir. O zaman dinle siyaseti nasıl ayrıştıracağız!

Türkiye'de bazı partiler kastedildiği gibi İslam'la siyaseti birbirine karıştırmış, İslam'ı siyaset için kullanmış mıdır!

Bu bizim maceramız. Burada çaresizliği aşmak için yapılan yanlışlıkla, kökten yanlışlığı birbirinden ayırmak lazım. Ben Müslüman'ım ve benim kimliğim, Müslüman eşittir sağcı, eşittir milliyetçi, eşittir devletçi ifadelerini kaldırmaz. Türkiye'deki dini cemaatler hem İslam'ı istiyorlardı hem de kimliklerinde bu kirlilikler söz konusuydu. Müslümanlar, 70'li yıllarda Adalet Partisi'nin oy deposuydu ve ulusal sistemin sağ kanadına bir alt destek olarak kullanılmak istiyorlardı. Bunu aşmak için, Bizim de kendi değerlerimiz var, hem Türkiye'ye hizmet edelim hem de bunlara alan açalım. niyetiyle faaliyete geçenler oldu. Bunu İslam'ın gereği diye sunmak yanlıştı elbette. Bu boyutuyla AK Parti'nin kuruluşunu bir bakıma üzücü, bir bakıma da anlamlı buluyorum. Çünkü biz İslamcı değiliz, biz dürüst insanlar olarak siyaset yapacağız dediler. Üzücü yanı ise, bu alanda birikimi olan insanların kendini başka bir yöne kanalize etmesiydi.

AK Parti'nin durduğu yer veya kendini tanımlama çabası doğru mu sizce!

AK Parti sistem içinde İslamcılık yaparak politika yürütülemeyeceğini kestirmiş olarak geldi. Ancak, bu halkın büyük bir çoğunluğu kendini İslam'a ait hissediyor. O zaman bu halkın temel ihtiyacıdır. Bu tür değerleri ön plana çıkaran politikalar izlemesi lazımdı, bu konuda çok başarılı olabildiğini sanmıyorum. Halkın bastırılmış değerlerini, kimliğini savunma adına, çok geç adımlar attı. Bu defa karşısına tehditler, 27 Nisan muhtırası, Ergenekon çıktı. Bunu yapıyorsanız tedbirlerini de düşünmelisiniz.

Yeşil kuşak projesinin, hem Türkiye hem de dünya ölçeğinde İslam üzerindeki etkisi ne oldu!

Olumsuz bir tabloydu ama bazı bilinçli Müslümanlar bunu lehine çevirebildi. Hem kendi kimliklerini inşa ettiler hem de dünyaya Kur'an'la bakma analiz gücüne ulaşmaya başladılar. Tüm İslam dünyasında 60'lı yıllarda çok ciddi bir İslami uyanış çabası görüldü. Bu süreç gerçekten, bugün dünya sistemine alternatif bir potansiyeli ifade ediyor. Bugün dünya sistemine muhalif hareketler var. Dünya Sosyal Forumu var, milyonlarca insan yürüyor. Port Allegro'da senede bir kez toplanıyorlar ve ortak bir sloganları var. Diyorlar ki, 'Başka bir dünya mümkün.' Bu açıdan İslam çok önemli. Evet bugün sosyal bir modelimiz yok ama sahip olduğumuz değerler gerçekten küresel bir cevap üretebilecek, sosyal bir model üretebilecek netlikte.

Nedir bugüne kadar alınan mesafe, belirgin görünmüyor çünkü!

Kur'an'a yönelme ve Kur'an temelli hayatı okuma formülü bugün biricik gündemdir. 50'li 60'lı yıllarda okuyacak kitap bulamıyorduk. O dönemin şartları içinde. Kur'an'la irtibatımız da çok zayıftı. Ama bugün tüm Kur'an'a açılan cephelere rağmen, Türkiye'de en fazla okunan ve satılan kitap Kur'an mealidir. Bu en azından arayışın hangi istikamete yöneldiğini gösteriyor. Peki bir modelimiz var mı! Hayır modelimiz yok. Bugün küresel kapitalizme cevap verecek bir alternatif modelimiz yok.

Bir yazar, Türkiye'de Müslümanların yeni kızıl elması kapitalizmle mücadeledir. diyordu. Siz buna katılıyor musunuz!

Bugün hayatımızı kuşatan en önemli tahribat Batılı paradigmadır. Batılı paradigmanın da en vahşi kanadı gerçekten kapitalizmdir. Kapitalizm dünyamızı yaşanmaz hale getiriyor. Tabii ki buna karşı çıkmamız lazım. Ama kapitalizme karşı çıkmak bugün kızıl elma mıdır! Hayır, kızıl elma, bir ideali ifade ediyor. Kapitalizme karşı çıkmak ideal olmaz, ancak ona alternatif oluşturmaktır ideal olan. Ben bugünkü yaşam tarzına karşı, kapitalist yaşama, tüketim ekonomisine karşı, inançta, düşüncede, eylemde, sosyal hayatta nasıl bir alternatif getireceğim. Bunun üzerine yoğunlaştırmamız lazım.

Peki, sistem içinde iken, tüm imkanlarını kullanırken ve kuşatılmışken nasıl mücadele edilebilir!

Dünyanın iki devi Bizans ve Sasaniler hakim iken, bir avuç Müslüman, dünyanın egemenleri içinde bir alternatif üretti. Bugün başka bir dünya mümkün diye sokaklara dökülen milyonlarca insan, adaleti arıyor, esenliği arıyor, insani değerleri arıyor. Bu bizde varsa, mutlaka bunu kavramalı ve modelleştirebilmeliyiz.

***

'İktidar hedefi yanlış bir öncelikti'

İslam'ın özüne dönüş çabalarına zarar veren en büyük etkeni 'küresel kapitalizm' ve 'batılı yaşam tarzı şeklinde ortaya koyan Hamza Türkmen, müslümanların geçmişte yaptığı önemli bir hatanın da yanlış öncelikler peşine düşmek olduğunu söylüyor. Ona göre Müslümanlar vahiy temelli bir sosyal model üretmek varken, iktidar hedefinin peşine düştüler.
» Devamını okumak için tıklayın

Gösterim: 2637 | 280 Sayfa | ISBN: 9789758507542 | Basım Yılı: 2008 | Stok No: 58682
Stok Miktarı: 3 | Büyük Resim
Hamza Türkmen ismine kayıtlı en yeni 3 eser.
Açılım Politikaları; Kemalizm Ve Müslümanlar - Hamza Türkmen Türkiyede İslamcılığın Kökleri - Hamza Türkmen Türkiyede İslamcılık Ve Özleştiri - Hamza Türkmen
Ekin Yayınevi yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
»» Kurani Kavramlar, Fevzi Zülaloğlu
»» Açılım Politikaları, Hamza Türkmen
»» İslam Tarihinden Portreler, Ali Değirmenci
»» Düşünce Ve Eylem, Rıdvan Kaya
»» İslami Mücadelede Öncü Şahsiyetler, Heyet
»» Yozlaşma Ve Baskı Ortamında Sanat, Ali Değirmenci
İnceleme-araştırma kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
»» Fotoğrafını Bekliyorum (sergi Kataloğu), Sevengül Sönmez
»» Farsçada En Önemli 1000 Sözcük, Ahmet Çelik
»» Fiil Zamanları Ve İngilizce Dilbilgisi, Kolektif
»» Tablolar Halinde Rusça Dilbilgisi Özeti, Kolektif
»» Analitik Resim Çözümlemeleri, Leyla Varlık Şentürk
»» Yangın Müziği, Amy M. Homes
»» Teknopark 1 - Çöplük Çocukları, Tayyar Özkan
»» İngilizce Rehber Sözlük, Kolektif
»» Magnum, Russell Miller
»» Pratik Arapça Konuşma Kılavuzu, Şerafettin Şenaslan



Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.

 
Ankaralı Dört Hanım
Apartman Haikuları
İslam Ve Sınıfsal Yapı
İmamlar Ve Sultanlar
Yazılamamış Destanlar
Hakan Albayrak Kitabı
La
Durağlama Gözlerim
Filistin
Neyi Kaybettiğini Hatırla
İman
Gözüm Kahverengi Suyu
Nur Derslerine Giriş
Bir Şehrin Ruhu: Erzurum
Su Üstüne Yazı Yazmak / Cep Boy
Fîhi Mâ Fîh
Ceviz Ağacına Kar Yağdı
15 Dakikada Japonca
Kitabım Çıktı Alınmayın
Gözgü
Sanatın Sonundan Sonra
Fetih Ve Fatih
Çocuklarımıza Din Kitabı
Ve Sen Kuş Olur Gidersin...
Anne Üşürüm Yokluğunda
Nasıl Bir Diyalog?
Puslu Kıtalar Atlası
Zorunlu Eğitime Hayır
Namazla Yeniden Doğdum
Bir Delinin Anıları

Bilinçli İş Yapma Sanatı
Japon Sarayı
Meryem'in Biricik Hayatı
Ve Mikado
Aynalar Koridorunda Aşk
Memleket Hikâyeleri
Başvekilim Adnan Menderes
Fars Mitoloji Sözlüğü
Yirmi Kur'a Nafıa Askerleri
Kurani Hayat Dergisi 1.sayı Temmuz-ağustos 2008
Bir Değirmendir Bu Dünya
Kuduz Aşısı
Kalemle Öğreten Adına
Havaalanında Bir Hafta
İyi Geceler Tatlı Prens
Ben Ve Savunma Mekanizmaları
Fuzuli'nin Poetikası
İslam Hukukunda Zina Ve Recm
Modernizm Ve Postmodernizm
Roland Barthes
Bütün Masallar, Bütün Öyküler
Batı Uygarlığının Krizi
Harem
Uzaktaki Yakın Ülke Pakistan
Gül Üstüne
Cool Anılar V
Senelerce Senelerce Evveldi
Eğitici Cep Kitabı
Anılar
Osmanlı Mirası
Hz Muhammedin Hayatı

Yangın Merdiveni Kaçış Hikayeleri
Hasretinden Prangalar Eskittim
Günü Hz. Muhammed Gibi Yaşamak
Runa Simi
Kuran Açısından Evrim Teorisi
Galata'dan
Türkiye Filistin Hattı
Değişen Dünyada Bir Sanatçı
Çin Ve Japon Mitolojisi
İçinizdeki Öküze Oha Deyin!
Vahyi Hayata Taşımak
Medya Senfoni
İkiye Bölünen Vikont
Siz Adamı Ölmekten Güldürürsünüz
Televizyonları Bozulan Şehir
İbn Haldun
Aynalar
Bozkırın Sırrı
Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı

''her Şeyin Sonundayım''
Dünya-tarihinin Sınırında Tarih
Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti
İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı
Üç Köpük
Psikoloji Ve Din
Türkiyede İslamcılığın Kökleri
Şeyhefendinin Rüyasındaki Türkiye
Sabra Davet Eden Hakikat
Başlangıçlar-niyet Ve Yönetim
Stalinizm
Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır?
İkinci Cumhuriyetin Yol Hikayesi
Sarıkamış
Apoletli Medya
Bir Şey Oldu
Kur'an-ın Sünni Ve Şii Yorumu
Hayatın Yeniden İnşası İçin
Çocukluk Çağının Sıcağında
Vahyin Penceresinden (20 Vcd)
Aile Reisinin Kati Devrilişi
Portakal, Turta Bir De Kirpi
Bir Umudun İnşası Hicaz Demiryolu
Leyla İle Mecnun
Hamas
Dine Karşı Din
Edebiyatımızda Müstear İsimler
Tavsiyeler 1
Son Düzlük
Kulluk Bilinci
Amak-ı Hayal
İsmet Özel: Şiire Damıtılmış Hayat
Kapıları Açmak
Suskunlar
Müzikal Nakışlar
Hayat Kitabı Kur'an
Kelimeler
Türkiyede İslamcılık Ve Özleştiri







Sipariş Takibi
Sipariş Numarası
veya Eposta Adresiniz
İçerik Ortaklarımız
Kitaphaber.com.tr
Site Uygulama
Kibo.com.tr
Sabri ÜNAL
Kredi Kartı Bilgileriniz 128 Bit GeoTrust Equifax SSL sertifikası ile korunmaktadır.
Sitemizde bellibaşlı tüm kredi kartlarıyla, üye olma zorunluluğu olmadan alışveriş yapabilirsiniz.
ADIM YAYIN DAĞITIM - FATMA SULTAN MH. KAHHALBAĞI SK. NO: 31/A TOPKAPI - İSTANBUL

YENİ TELEFONUMUZ: (0212) 524 7 524
E-Posta : bilgi@kidap.com.tr

kidap.com.tr © Adım İletişim Hizm. ve Prod. Ltd. Şti'nin Tescilli Markasıdır.
 SÜS: 0,6761 sayine.  USG: 1,5 MB.

Kredi Kartı Bilgileriniz
128 Bit GeoTrust Equifax
SSL
ile korunmaktadır.