Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim.
Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım.
İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta.
Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığına bırakıyorum kendimi...
Samimi bir dille yazılan ve ruhlarınız okşayacak "Ve Sen Kuş Olur Gidersin" kusursuz bir eser.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: İzzet KOÇAK
Kaynak: Kitaphaber.net
Kitabı okumaya başlamadan önce kitabın denemelerden oluştuğunu düşünüyordum. Nerden öyle bir düşünceye sahip oldum bilmiyorum; ama bir roman/öykü okuyacağım aklımın ucundan bile geçmiyordu. Birkaç yazı sonra yazıların birbiriyle bağlantılı şekilde ilerliyor olması beni biraz şaşırttı. Yoksa bunlar birer deneme değil mi! Bir kitabı okumadan kitap hakkında nereden sahip olduğumu bilemediğim bir kanaat beni güzel bir romanı deneme zevkiyle okumama neden oldu. Bu kitap deneme olarak da rahatlıkla okunabilir kanaatimce.
Tarık Tufan'ın okuduğum ilk kitabı "Ve Sen Kuş Olur Gidersin", eğer bu kitap bende bir hayal kırıklığı yaratmış olsaydı gerçekten üzülecektim. Ama hem yazarın üslubunu hem de işlediği konun içerisindeki hüznü, yaşamın getirdikleri karşısında aciz kalan bir adamın tüm hallerini görmenin kırıklığına tanık olabilmekten dolayı kitabı oldukça beğendim.
Kitap bir günlük samimiyetinde, bir deneme derinliğinde ve bir roman tadıyla yazılmıştı. Romanın kahramanı kendi başından geçenleri anlatıyordu. Karşımızda samimi bir kahraman vardı ve hayata dair izlenimlerini deneme derinliğinde veriyordu. Sonuçta bir deneme, günlük güzelliğinde roman karşımıza çıkmıştı. İfademde yanlışlık olmasın günlük tarzında yazılmış bir roman değil kitap, sadece bende öyle bir duygu uyandırdı.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Bilal Can
Yazı Kaynağı: Habertaraf.com
Bizim Mahallenin Felsefecisi Tarık Tufan
O bir diye başlayan cümleler kurabilseydim eğer. Evvela onun çok güzel şiir okuduğunu ve okuduğu şiirlerin yürekte bıraktığı terennümleri sayardım. Radyonun mikrofununda sesine aşina olduğum bir yüzdür Tarık Tufan. O mikrofonun en çok kime yakışır sorusuna karşılık olarak verebileceğim en hızlı yanıttır onun ismi. Mikrofonu dolduran isimlerden biridir o.
Kısa bir Tarık Tufan
Uzun birini kısa cümlelerle anlatmak zordur tabi ki. Felsefeci. İstanbullu, radyocu, yazar, iyi şiir okur, iyi şeyler söyler, tv programcısı, güzel güler, düşünceye çomak sokmasını bilir, insanın neye üzüleceği hakkında bir şeyler söyleyebilir, Nietzche hakkında sayfalar doldurabilir. Rimbaud hecelerini ezbere okur, Karl Marx hakkında en az 10 sayfalık cümle kurabilir. Uzunca bir şeyler yazabilirdim kısa bir cümle içinde. Ama onu en iyi anlatan bizlere bıraktığı kitaplar. Biz de bu yüzden onun kitapları üzerinden bir Tarık Tufan resmi çizmeye çalışacağız.
Ve Sen Kuş Olur Gidersin
Bu başlık bir şiirden alıntılanmadı. Bir kitap ismi. Tarık Tufan Kitaplığından çıkmış. Öznesi insan olan ve bu özneye güzel yüklemler bağlayan bir insanın kaleminden çıkan kitap insanda altı çizilecek cümleler bırakıyor.
Ben bir şey anlatmaya kalkışmıyorum şimdi öznesi insan olan bir cümle belirginleştirdim zihnimde ve ona uygun adım yürüyorum. Aklımda bir kitabın sözleriyle. "insanlara bir şeyler anlatmaya çalışmak buharlı bir cama yazı yazmaya benziyor. Özenle yazıyorsun, apaçık belli oluyor yazdıkların. Sonra silinip gidiyor"
Ben silinmek için bir şeyler söylemiyorum. Silinmemesi gereken şeylere bir önsöz, bir girizgâh olsun diye elime kalemi alıyorum. Ya da klavye. Anlatmaya kalkıştığım bir kitabın adam hali. Yaşayan yazarın bizde belirginleşen ve '' ne kadar anlatırsan anlat, anlattığın karşındakinin anladığı kadardır'' sözüne anlam verecek bir cümleyle giriştik anlatmaya ya da bu uğurda bir şeyler söylemeye.
Ve sen kuş olur gidersin Tarık Tufan'ın okuduğum son kitabı. Bu kitabı da anlatım ve dil bakımından diğer kitapları gibi. Kurgu bakımından kendine özgü bir yapısı var. Kitap ayrı ayrı denemeler halinde yazılmış ama bir bütün olarak okunduğunda bölümlerin birbirlerine bağlı olduğu anlaşılıyor. Deneme-hikaye karışımlı bir kitap olmuş bu.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
yazan: bilal can
yazı kaynağı: kitaphaber.net
Beklemek güzeldir, insan tamamlanmamış bir cümledir.İnsan çokça hayat bir kez ölümdür gibi cümleler üzerinden uzunca birşeyler söyleyebilirdim lakin gerek duymadan ve bu gereklilik üzerinden de ısrar etmeden insan yaşadıklarıyla da insandır cümlesine vurgu yaparak sözlüyorum burayı.
öznesi insan olan cümleleri oldum olası sevmişimdir. Yüklemleri kesin kanaat belirten cümleler oldum olası dikkatimi çekmiştir. Bende bu cümleleri mimlerim genelde.Bunu bilinçli yaptığım gibi bilinçsizce yaptığım da olmuştur. Çok üstünde durmadan bunu geçiyorum.
İnsan çokşey söyleyebilir. Bu söylediklerinin kaçı acaba kendi yaşadığıdır. Bunu netleştirmek lazım.Söyledikleri bir incir çekirdeğini dolduruyorsa o zaman bu sözü cümlenin tam ortasına yerleştirmek lazım.
Gitmek kalanların yapamadığı iştir. Gitmenin buruk bir tadı olduğunun da acılı olduğunun da acının da giden kişiye göre değiştiğini belirtmek lazım.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan : Merve Ayata
Yazı kaynağı : Kitaphaber.net
Değerli kalem Tarık Tufanın kaleme aldığı "Ve sen kuş olur gidersin" kitabı şiirin prensi Cahit Zarifoğlu dizelerinden ismini almış.
127 sayfadan oluşan eser kısa bir öykü tarzında. Bu öykünün kahramanını okurken, hayatın bazen kuş olup gitmek isterken bile ağırlığınca üstünüze çullandığını hissedeceksiniz. 25 küçük başlıktan oluşan öyküde aslında her başlık, bir ders niteliğinde. Öyle cümleler var ki üzerine yıllarca düşünülebilir.
Öykünün kahramanı beyninde binlerce soruyla savaşan bir erkek. Dışarıdan bakıldığında aslında iyi bir statüye sahip, üniversite mezunu bir erkek gibi görünse de biraz derine indiğinizde ve kahramanın geçmişine baktığınızda onu umutsuzluğa ve ardından büyük bir arayışa geçiren sebepleri bir bir buluyorsunuz. Anlatmak isteği insanı bazen içini kanatırcasına, beynini patlatırcasına susmaya iter. Kahramanımız da sustukça, daha da karamsar, sustukça kendi dünyasıyla savaşan birine dönüşür. Parçalanmış bir ailenin büyük çocuğu olmak, kız kardeşine ve annesi tarafından baba yerine konmak, umutsuz bir aşka tutulmak, çalıştığı işten memnun olmamak gibi büyük sorunlarla başa çıkmaya çalışan kahraman bir süre sonra kendi aklına ve duygularına yenilir. Uzun bir süre kendisinin de anlamadığı bir şekilde kendine bedenen ve ruhen zararlar verir. Tüm bunların sonunda kapitalist dünyaya, özünü unutmaya başlayan insana, ölüme karşı umarsızlaşan topluma, hatta kendi zaaflarına bile karşı çıkmayı aklına koyan kahramanımız, kendini kuşlar için elde kafesler yapan Muzaffer amcanın yanında bulur.
Tarık Tufanın da kitapta dediği gibi "insan çokça hayat ve bir de ölümdür". Okur bu kitapta arayışın sessiz çığlığını adeta kulaklarını çınlatırcasına duyacak. İnsan kaybettikleriyle, karmakarışıklığıyla, tamamlanmamış bir cümle oluşuyla canhıraş bir suskunluktur düsturunu belleklerimize güzel bir hikayeyle belleten yazara saygılarımla...
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
"Ve Sen, Kuş Olur Gidersin.." i Eleştiri-Yorum
Yazan: Selim Sevkioglu.
Yazı Kaynağı: Cemaat.com
Kendini hayata bağlayan ilklerini kaybetmiş. İçli. Hayat'ın; "anlamlı bir cümle kurabilme isteği/çabası" olduğunu söylemesine rağmen, o cümleyi kurmak için didinen parmakları geçmişin tırnaklı ağlarına dolanan. Yaşadığı sorunlardan dolayı, incitmeme güdüsü ile sevdiklerinden dahi uzak durmayı yeğleyebilen. Kendinden korumak düşüncesi ile tercih ettiği uzak duruşların bedelini acı çekerek ödeyen.. ve bu şekilde sorumluluktan kurtulduğunu düşünen. İlgi ve sevgiye ihtiyacı olduğu halde, kısmen haklı ve paranoid düşüncelerle bağlanmaktan elden geldiğince sakınan. Tam da bu nedenle, sevecen mizacı yüzünden kendiyle bile çelişen. Kendini çevreleyen kalabalıkların içinde yalnızlaşmış. Kendi eliyle sündürdüğü geçmişin korkuları geleceğini gölgelediği için karamsarlaşmış birinin öyküsü.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazı Kaynağı: cemaat.com
Gecenin bir yarısı, bir radyo istasyonunda kimse olmadan ve belki de kara kutunun başında kendisini dinleyen insanların ortalama ruh hallerini hesaba katarak konuşan bir adamın anlattığı bir öykü bu.
Bir hayat anatomisi.
Elbette bir öykü bulmalı ve o öyküyü birbirinden farklı üsluplarla yaşamalı insan. Hayatı/öyküyü şimdiye kadar ve şimdiden sonra hep aynı şekilde yaşadığı zaman insanın hayatı bir kaç sahnenin çoğaltılmış kareleri haline geliyor. Hayatı/öyküyü zenginleştirmek, öykünün serüvenini derinleştirip anlamlandırmak herkesin bu dünyadaki biricik amacı şüphesiz. Hisler, düşünceler, duygular... İnsan olmanın öyküsü... Doğayı, insanı ve anlamı yıpratmadan fıtrata uygun bir öykü yaşamalı.
1973 İstanbul doğumlu, önceleri radyo şimdilerde TV programcısı ve yazar Tarık Tufan'ın üçüncü kitabı "Ve Sen, Kuş Olur Gidersin" çok yakında okuyucusuyla buluşuyor.
» Devamını okumak için tıklayın
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.