Eğer dünya hikayeciliği hep tespit edildiği gibi iki ana damar üzerinde, bu demektir ki, Poe ve Çehov ana damarlarını izleyerek gelişmesini sürdürüyorsa, cemal şakar´ın ana hatlarıyla Çehov yolunu izlediğini söyleyebiliriz.Şu özelliğini öne çıkartmalıyız ki, Çehov metinlerinin sadeliklerine dokunmazken, Şakar yer yer metinlerle oyun oynamaktan hoşlanıyor: bu da ona yakışıyor.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Söyleşen: Musa İğrek, Cemal Şakar
Yazı Kaynağı: Edebistan.com
Anlatabilmeliydim adlı öykünüz "Başlığı attıktan sonra neyi nasıl yazacağını düşündü uzun uzun..." diye başlıyor. Kitaba ad olan 'Hayal Perdesi' de uzun uzun düşünülmüş gibi. Zira kitapta böyle bir öykü yok. Neden Hayal Perdesi!
Tercih edişimin öncelikli sebebi, kelimenin oldukça geniş bir anlam alanına ve elbette buna bağlı olarak zengin çağrışımlara sahip olması. Tasavvuftan, gölge oyununa kadar uzanan geniş bir yelpaze. Ancak niye böyle bir başlık seçtiğime dair 'sır'rın bende saklı kalmasını tercih ederim. Öykülerimi açıklamak, onları yazdıran muharrik gücü faş etmek istemem. Zira öykülerin bendeki karşılıklarını açıklamanın, okurun muhayyilesindeki muhtemel zenginlikleri daraltmak, öldürmek anlamına gelmesinden korkarım. İsterseniz şu kadarını sizinle paylaşmış olayım: Şu an elinizde tuttuğunuz kitap da bir hayal perdesidir; hayata, insana dair kimi gölgelerin düştüğü bir perde.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Söyleşen: Ayşe Kara, Cemal Şakar
Yazı Kaynağı: Edebistan.com
-Sayın Cemal Şakar, "Anlatabilmeliydim", yeni yayımlanan Hayalperdesi'ndeki öykülerden birinin adı. Söyleşiye bununla başlamak istiyorum. Beşinci öykü kitabınızı yayımladınız. Kitabınızın ardından "Anlatabilmeliydim" dediğiniz yahut da "Anlattım" dediğiniz şeyler neler!
-Aslında öykünün başlığı problemi de ele veriyor. Yazar/kahraman zihninde uçuşan birçok imgeyle masanın başına oturuyor; bir şeyler karalıyor, olmuyor. Yeniden başlık atıyor ve bir kez daha deniyor; yine olmuyor. Öykü bu olamayışları tahkiye ediyor gibi. Ama burada küçük bir 'numaradan' sözedebiliriz. Öykü durmadan kesilen ara başlıklarla aslında ilerliyor ve sonunda bir şeyler anlatmış oluyor.
Öykünün yine de bir şeyler anlatıyor olmasını ihmal ederek şunu söyleyebilirim: Ben öyküye başından beri tam olarak güvenemedim. Şöyle de ifade edebilirim: Anlatmak istediğimi iyi bir öyküyle enikonu anlatabileceğimi hiçbir zaman düşünmedim. Bunun birçok nedeni var. Bunların başında da bizim insan olmaklığımızla ilgili vasıflarımız geliyor; noksanız, unutkanız; bundan dolayı mükemmel olanı hiçbir zaman kavrayamıyoruz, dolayısıyla ifade edemiyoruz. Bizi yeniden yeniden yazmaya, söylemeye iten dürtü de bu noksanlığımız, aczimiz olmalı.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Söyleşen: Ahmet Nedim, Cemal Şakar
Yazı Kaynağı: Yeni Şafak Kitap Eki
Beş yıl aradan sonra Cemal Şakar beşinci öykü kitabı "Hayalperdesi"yle okurlarıyla buluşuyor. On öykünün yer aldığı Hayalperdesi'nde sadece Bağdat Kudüs Kabil ile Küp arasında tematik bir bütünlük var. Onun dışındaki öyküler tematik olarak birbirine bağlı öyküler değil. Şakar, öyküleri için"Gündelik hayatım içinde yapmadıklarımı, yapamadıklarımı öyküde yapacak değilim. Biliyorum ki amellerimden dolayı hesaba çekileceğim ve öykü de benim amellerimden biridir." diyor. Öykülere metafizik bir anlam yüklemenin doğru olmadığını söyleyen Şakar, öyküler bir yolculuksa o yolun kendisini cennete ulaştırmasını temenni ediyor. Bu anlamda ise "sabıkasız bir sicil" istiyor ve "öykülerinin de bu temiz sicili bozmasına" izin vermeyeceğini söylüyor.
Cemal Şakar, öykülerini okura anlatır mı, yazar mı!
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Suavi Kemal Yazgıç
Yazı Kaynağı: Dergibi.com
Kendini "öyküye" hasretmiş bir yazarımız olan Cemal Şakar'ın Selis Yayınları'ndan çıkan 5. öykü kitabı Hayalperdesi, onun ulaştığı ustalığı ispatlayan bir kitap. 12 öyküden oluşan kitapta, Şakar'ın öykü dünyası "sağlam" bir kurguya, emek mahsülü bir dile yaslanıyor. Ancak bundan ibaret de kalmıyor. Çünkü "insanı" anlatıyor Cemal Şakar.
Kendisiyle yapılan bir söyleşide "insanın yeryüzünde bulunma halini en güzel anlatan duyarlılığın hüzün olduğunu düşünüyorum" diyen Şakar'ın kitabında yenilen, tutunamayan karakterler çok. Kah kendine, kah çevresine kah ideallerine yenilen insanlar bunlar. Ancak en çok da KENDİLERİNE. Bilgisayarın Word Belgesine "Anlatabilmeliydim" yazıp devamını getiremeyen yazarın, televizyonda haberlerden Bağdat, Kudüs, Kabil haberlerine kaç kişi ölmüş diye bakmaktan ve dedikodu yapıp, enerjilerini ev, otomobil almaktan başka "anlamlı" bir şeye odaklamayan eski idealist arkadaşların, "Güneşe Yürümek" isterken bir işporta tezgahına bile tutunamayan devrimcinin en büyük düşmanları kemire kemire yiyip bitirdikleri kendilerinden başka bir şey değil esasen. Şakar, "özeleştiri" dozu yüksek öyküler kuruyor, kurguluyor bu anlamda...
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 514 | 112 Sayfa | ISBN: 9786055927011 | Basım Yılı: 2008 | Stok No: 79280 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Cemal Şakar ismine kayıtlı en yeni 5 eser.
Selis Kitaplar yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Hikaye/öykü - Masal kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» Karınca, Said Seymen |
| »» Manzaradan Parçalar, Orhan Pamuk |
| »» Deli Yıldız, Mustafa Üzel |
| »» Rüyası Tekrar, Hakan Tağmaç |
| »» Pembegonya, Fermani Çetin |
| »» İzmir'de Üç Çocuktuk, Hacer Kılcıoğlu |
| »» Tarzan Öldü, Oktay Akbal |
| »» Uçtum Rengime Kondum, Nur Arıoğul |
| »» Çilesine Âşık, Leyla Ruhan Okyay |
| »» Başlangıç Noktasına Geri Dön, Cem Uçan |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.