Bob Dylan`ın "hayatımı değiştirdi; tıpkı herkesin hayatını değiştirdiği gibi, " dediği Jack Kerouac`ın Yolda adlı kitabı Ayrıntı Yayınları`nın yeraltı edebiyatı dizisinin 41. kitabı olarak yayımlandı.
1951 yılında Kerouac Amerika`yı baştan başa kat etmiş olmanın heyecanıyla daktilosunun başına oturmuş ve vakit kaybetmemek için uzun bir rulo haline getirdiği kâğıtların üzerinde üç hafta hiç mola vermeden sürecek, otobiyografik bir yolculuğa başlamıştı. Bu süre sonunda ortaya çıkan yapıt, "iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir ev" gibi hazırlop değerlere boyun eğmedikleri için dışlanan, ötelenen insanlara söz verdiğinden, altı yıl boyunca yayıncı bulamadı, kısaltıldı, değişiklikten geçirildi. Ama gücünden pek bir şey yitirmedi. Caz ritimleriyle savrulan iki köksüz adamın yol temalı öyküsü, dürüst tanıklığıyla Amerikan orta-sınıf bilincine bıçak gibi saplandı ve Amerikan rüyasının solmaya yüz tuttuğu günlerde karşı-kültürün alameti farikası oldu; gençlik isyanının el kitabı haline geldi.
Dünya çapında okur algısında isyan ile özdeşleşen Yolda, değişen tarihsel ve toplumsal koşullar altında bile bu özelliğini korumakta, hatta okurları küçük çaplı isyanlara sürüklemektedir: Amerika`nın büyük kitabevlerinde çoklukla raflarda değil kasanın arkasına konmasının sebebi, Yolda`nın İncil`in ardından en çok "araklanan" kitap olduğu söylencesindendir.
Yolda aynı zamanda "iyi yazmak" adına dayatılan gelenekçi ölçütlere yarım asırlık bir karşı çıkıştır. Caz müziğinin geniş, doğaçlama soluğunu yankılamak isteyen maharetli bir yazarın, "spontan düzyazı" adını verdiği teknik vasıtasıyla giriştiği bir deneydir. Bu özelliğiyle, Amerikan edebiyatının çağdaş klasikleri arasında yer almış, Romantik düzyazının köşe taşlarından sayılagelmiştir.
Yayımlandığı dönemde Yolda`nın alımlanışı büyük ölçüde "sansasyon" çerçevesinde gerçekleşmiştir. Edebiyat ve eleştiri çevrelerini ikiye bölen, kimilerinin Hemingway`in yapıtlarına denk tuttuğu, kimilerinin ise yazından saymadığı Yolda, bugün Amerikan modernizmi ile postmodernizmi arasında bir köprü kuran, caz müziğinin ritimlerini yazıya yansıtmasıyla deneysel, yaşamın potansiyelleri ile totalitaryanizme yakın bir düzenin izin verdikleri arasındaki boşluğu bir yol mitiyle doldurmaya, yeniden yaratmaya çalışmasıyla romantik bir edebiyat yapıtıdır. Dahası, Kerouac beyaz ve başarılı Amerika mitinin karşısına göçmenlerin, tarım işçilerinin, gezgin serserilerin hayatını koyarak ve bunu bir dışarlıklı gözüyle yaparak kültürel algıda bir kırılmaya yol açmıştır.
Yolda`nın düzeltiden geçirilmemiş, orijinal metni, kitabın 1957`de yayımlanışının ellinci yılı onuruna 2007 yılında yayımlanmıştır. Kült roman Yolda ile arasındaki en belirgin fark ayrıntıya çok daha fazla yer ayırmasıdır: Yolda`dan daha uzundur, bugünün ölçütleriyle masum sayılsa bile cinsel anlamda daha çılgın deneyimlere ve eşcinselliğe yer vermektedir; dil bakımından ise Kerouac bir virtüöz olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu metnin alımlanışı da farklı olmuştur: Kült kitap Yolda yayımlandığında otobiyografik de olsa bir kurmaca metni olarak alımlanmışken, orijinal metin bugün bir hatırat olarak görülmektedir.
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: ÖZER SARIOĞLU
Yazı Kaynağı: Birgün Kitap
Dostluğun, cazın, şiirin, çöllerin, şehirlerin, fare deliklerinin, yeni edebiyatın, Amerika'nın, kadınların, erkeklerin, kafayı sıyırmışların, otostopun, hızdan deliren arabaların, ucube şehirlerin hikayesi... Bir serseri grubu yolda ilerliyor, hem de duvara çarpmaktan hiç korkmadan.
Ülkenin -bence- en "önemlilerinden" Ayrıntı Yayınları yine yaptı yapacağını ve Yolda'nın el değmemiş halini paylaştı okurlarıyla. Üstelik çok başarılı bir çeviriyle. Bu kitap çok özel, çünkü bu basım; orjinal haline bağlı ve Amerika'da bile bu bakir hali henüz bir kaç yıl önce yayımlandı. Kimse "Ne var ben "Yolda'yı" çok önceden okumuştum" demesin, çünkü bu yeni kitap her şeyi alt üst ediyor. Ginsberg "bir gün herkes öldüğünde asıl deli kitap olduğu gibi basılacak" buyurmuş. İşte bu kitap gerçekten o deli kitap.
Henüz bilmeyenler için de ufak bir açıklama; Beatniklerin yaşam tarzının manifestovari dışavurumu; bir söylentiye göre zamanında İncil'den bile daha çok "araklanmış" Yolda, Jack Kerouac'ın tuvalet kağıdına benzer bır ruloya yazdığı bir dönemin ruhunu ve bir dönemin ortaya çıkışının temellerini -hippiler, rock'n roll ve 68 Amerika'sının öncesinden bahsediyorum- doğudan batıya batıdan doğuya devamlı kateden ve yolculuk yapan Kerouac'ın; saf, hızlı, kendine has anlatımıyla ve tüm 'gerçeklerle' bize aktaran otobiyografik bir kitap.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Çev: Zeynep Demirsu
Yazan: Gilbert Millstein
Yazı Kaynağı: Birgün Kitap
Aşağıda yer alan metin, 5 Eylül 1957 tarihinde New York Times gazetesinde yayımlanmıştır. Jack Kerouac'ın, kitabı Yolda üzerine okuduğu ilk eleştirisi yazısıdır, Kerouac'ın tanınmasına büyük katkısı olmuştur ve metnin yazarı Gilbert Millstein, o dönemde Yolda'nın edebi değerini kavramış sınırlı sayıda eleştirmenden biridir. Millstein bu yazıyı gazetesinin yazı işleri müdürünün onayını almadan yazdığı için, hemen sonrasında işine son verilmiştir.
GILBERT MILLSTEIN
Yolda, Jack Kerouac'ın ikinci romanı. Kitabın basılması tarihi bir olay; modanın dayatmalarıyla dikkatlerin dağıldığı, duyarlılıkların köreldiği (ve bu körelmenin iletişim araçlarının hızı ve sayısı dolayısıyla milyon kat arttığı) her çağda, herhangi bir özgün sanat yapıtının ortaya çıkışı ne kadar tarihi bir olay olabilecekse o kadar.
Yolda, geniş bir yorumlama gerektiren, arka planının ayrıntılı biçimde açıklanmasına ihtiyaç duyan bir kitap. Büyük olasılıkla, neo-akademisyenler ve "resmi" avangard eleştirmenler kitaba sözde bir hoşgörüyle yaklaşacak, ya da Yolda onları huzursuz edecek; ve yine büyük olasılıkla, başka mecralarda kitaptan ancak "sürükleyici", "merak uyandırıcı", "serserilerin hayatını konu alan", "olağandışı" türünden yavan betimlemelerle söz edilecek. Oysa, işin gerçeği şu: Yolda, yıllar önce bizzat Kerouac'ın "beat" adını verdiği ve alametifarikası olduğu kuşağın, şimdiye dek yazılmış en güzel, en açık ve en başarılı ifadesi.
Güneş de Doğar nasıl Kayıp Kuşağın 1920'lerdeki en büyük tanığıysa, Yolda'nın da Beat Kuşağının tanığı olarak kabul göreceği kesin. Bunun dışında, iki kitap arasında en ufak benzerlik yok: teknik ve felsefi açılardan, Hemingway ve Kerouac bambaşka dünyaların insanıdırlar; birbirlerinden, nereden bakılsa, bir bunalım ile ayrılmışlardır.
» Devamını okumak için tıklayın
Kitaphaber.net Eleştirdi
Yazan: Sevda Duman
Yazı Kaynağı: Birgün Kitap
Jack Kerouac ve Yolda üzerine, kitabın yayımlandığı 1957 senesinden beri çok şey yazıldı. Edebiyatla az çok ilişki içinde olan herkes, Yolda'yı okumamış olanlar bile, şöyle bir hafızalarını yokladıklarında Kerouac ve Beat Kuşağı ile ilgili birkaç bilgi kırıntısına rastlayacaklardır. Caz, felsefe, başkaldırı, yalnızlık, belirsizlik, yol, otostop, özlem, haz, alkol, ot, seks, mutsuzluk ve arayış gibi kelimeler bu bilgi kırıntılarının arasında ilk karşılaşacaklarımız olsa da kitabı bu şekilde özetlemeye kalkmak en başta bir döneme damgasını vurmuş ve zaman içinde bir kült kitaba dönüşmüş olan Yolda'nın yazarı Kerouac'a, sonra da peşinden sürüklediği binlerce insana haksızlık olur. Çünkü Yolda gerek Kerouac'ın (Neal Cassady'nin mektuplarından etkilenerek) denediği "serbest anlatım tekniği"yle, gerekse içinde bulunduğu dönemi olabildiğince dürüst ve yalın bir ifadeyle anlatmasıyla bir başyapıt olduğunu çoktan kanıtladı.
İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Amerika'da zararsız, rahat ve kolay elde edilebilir orta sınıf değerleri pompalanırken, Jack Kerouac, Allen Ginsberg, William S. Burroughs ve Neal Cassady başta olmak üzere bir avuç insan bu değerleri hiçe sayıp sürüden ayrılarak, önüne geçilemeyecek bir karşı kültür hareketinin, bir gençlik isyanının öncülüğünü üstlenmiş oldular. Aslında bunun planlı bir hareket olduğunu söylemek çok da doğru olmaz. Kerouac, Ginsberg ve diğerlerinin yaptığı daha çok var olan toplum düzenine karşı, kendi hayatlarından kesitler sunarak başka bir alternatif yaşam biçiminin de olabileceğini gözler önüne sermekti; tüketimden uzak kalarak, düşünerek, kişisel değer yargıları çevresinde odaklanarak ve "özgürlük" gibi, "insanın özünde kim olduğu" gibi daha temel manevi değerlerin peşinden koşarak...
» Devamını okumak için tıklayın
Gösterim: 987 | 496 Sayfa | ISBN: 9789755395531 | Basım Yılı: 2011 | Stok No: 122468 Stok Miktarı: 0 | Büyük Resim
Jack Kerouac ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Ayrıntı Yayınları yayıncı ismine kayıtlı en yeni 6 eser.
Edebiyat - Diğer kategorisine kayıtlı en yeni 10 eser.
| »» İki Cisimli Kadın, Refik Halid Karay |
| »» Türk Edebiyatında Hikaye Ve Roman 2, Cevdet Kudret |
| »» 6 Kıtadan, Timur Özkan |
| »» Düşle Ve Çiz - Şekiller, Kolektif |
| »» Güzelavratotu, Ömür Özçetin |
| »» Machiavelli'nin Bahçesi, Mark Crick |
| »» Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar - Casanova-stendhal-tolstoy, Stefan Zweig |
| »» Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar (ciltli), Stefan Zweig |
| »» Uğultulu Tepeler, Emily Bronte |
| »» Aşk Ve Çocuk, Maeve Binchy |
|
Bu kitap hakkında yorum yazmak için lütfen TIKLAYINIZ...
Yorumlarlar, editör tarafından onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.