Siparisi Tamamla

Sepeti Yenile


E-posta
Şifre
Parolamı Unuttum
Yeni Üyelik

Yeni Çıkanlar
 Ağır Misafir
 Sosyal İslam
 Yaratıcımız Rabbimiz Yüce Allah (c.c.) İle Bir Saat Konuşmak
 Esma-i Hüsna
 Kalkın Kalkınalım
 Ramazan Hediyesi
 Sen Dünyaya Bir Armağansın
 Sükutun Çığlıkları
 Türk Halk Şiiri Antolojisi (ciltli)
 Osmanlı Döneminde İstanbul Hammalları

Çok Satanlar
 Gölge İktidar - 1 Numara'nın İzinde - Ergenekon İddianamesinin Şifreleri
 Operasyon Ergenekon
 Erdoğan Operasyonu
 Kod Adı Darbe
 Derin Devlet
 Limit Sizsiniz!
 Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar
 Aşksız, Zevksiz... Allah'sız Müslümanlık
 Şifalı Bitkiler
 Beyaz Gemi

Kampanya
 Tefsiru'l Kur'an Te'vilu'l-furkan Vcd Seti
 Tefsiru'l Kur'an Te'vilu'l-furkan Dvd Seti
 Efendim
  Helâller Ve Haramlar
 Namaza Giden Yollar
 Evlenemeyen Kızlar, Evlenmeyen Erkekler
 Yusuf'un Üç Gömleği
 Örnek Kul Son Resul
 Gelin Müslüman Olalım
 Yoldaki İşaretler

Haftanın Kitabı
 Şiir Biraz Çok Hüzün
 İslam Düşüncesinde Tarih Tasavvuru Ve Usulü
 İman Bilinci
 İslâm Ve Bilim Tartışmaları
 Namaz Bilinci
 Hedefi Meçhul Cephe Galiçya
 Bozkırdaki Bilge
 Cennete Bilet
 Tefsiru'l Kur'an Te'vilu'l-furkan Vcd Seti
 Efendim

 
 

Ana sayfa Ana SayfaTimaş YayınlarıNazan Bekiroğlu

Yusuf İle Züleyha; Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün - Nazan Bekiroğlu
Resmi Büyüt
Yusuf İle Züleyha
Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün


Liste Fiyatı : 12.50 YTL

İndirimli Fiyatı : 10.63 YTL
(%8 Kdv Dahil)

İndirim Oranı : 15% 3 Gün içinde Kargo'ya teslim

Hazırlayan : Bünyamin Ergün
Kaynak: www.anlamak.com

'Sen onlara bu kıssayı anlat, belki üzerinde düşünürler.' A'raf, 176

Bismihû.
Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla.
Önce söz vardı, hayat sonradan geldi.
Önce çile vardı ihsan arkadan geldi.
Önce iştiyak, arkadan sebat geldi.


Sözün yaratılışı Züleyha'nın yaradılışından evveldi. Âdam, ki ona bütün isimler öğretildi. Yûsuf'un kaderi Züleyha'ya tecelli. Züleyha'nın kaderi Yûsuf'a tecelli. Kuyu. Zindan. Kuyu. Zindan. Önce çile arkadan ihsan. Züleyha vazgeçti mi maşukundan'

Mülk gibi söz de, ne senin ne benim.
Cümle gibi aşk da ne senin ne benim.
Söz de,
aşk da,
ne benim ne senin.
Bir yaz sabahına doğan ve su değdiğinde kokusunu salan kırmızı sardunya,
ağustos göklerinde başımın üzerinden geçen bulut,
mayıs gülü,
ışıklı nisan yağmuru
ne kadar Allah'tansa,
mülk gibi söz de ve aşk da
O'ndan.

'Sen' tahtına yazıcı kimi oturtsan da,
beşerî bir sevgili ya da cismanî bir aşk gibi görünen,
hiçbir yol O'ndan özgeye çıkmıyor aslında, 'gönül tahtına O'ndan özge sultan' olmuyor.
Değil mi ki her şey O'ndan,
gidecek yer yok O'ndan başka. Gelinen yer yok O'ndan başka.

İnsan o ki, O'ndan başkasını sevemez sevginin mahiyeti icrabı, O'ndan başkasını bilemez bilginin mahiyeti icabı.

Işık ki tek kaynaktan dağılır, ışığı yakın olan aydınlık, uzakta kalan karanlıktır. Her şeyin O'ndan olması, ve ışığın tek kaynaktan dağılıyor olması O'ndan başkasının bilinme ve sevilme ihtimalini tümden yok eder.

Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz. Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda O'ndan başkasını sevdiğini zannedebilir :

Bir çiçeği, bir kuşu,
denizi, yağmuru,
gökyüzünü, yazıyı,
yazıyı yazanı, kalemi tutanı,
bir yaratılmışı hasılı.

Söz gelimi Leylâ Mecnun'u, Şirin Ferhâd'ı, Züleyha Yûsuf'u sevdiğini zannedebilir.

Oysa sevmek, en fazla, neyi sevdiğini fark etmek demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.

Çünkü ışığın kaynağı tektir ve kim aydınlığının kendinden menkul olduğunu iddia edebilir'

Her aşk O'na çıkar sonunda, O'ndan başkasını sevmek imkânsız gibidir. Seven neyi sevdiğini bilse de bu böyledir, bilmese de bu böyledir.

Bu yüzden değil mi ki kendini kaybetmek gibi görünen aşk, aslında kendini bilmek. İstese de insan O'ndan özgeyi sevme şansı yok. Şans sözcüğü yok lügatlerde bundan böyle. O'ndan özgeyi sevme ihtimali yok. Ve neyi sevdiğini bilenle bilmeyen arasındaki fark sadece bilmenin bilincinden ibaret.

Küçük bir biliş farkı.
Mülk gibi aşk da Allah'tan.
Ruhun da O, kalbin de O, aklın da O.
Tenin de O, canın da O, cismin de O.

Ve aradan perdeleri kaldırarak O'nu bilmek olarak tanımlanan şey, bu seyr ü sefer, sadece O'nu bilmeyi bilmenin sancısından ibaret.

Sevginin yanılgısı yok. Yanlış olan neyi sevdiğini bilmemek ve yolu yanlış çizmek. Hangi kaynaktan geldiğini suyun, hangi dağın üstünden döküldüğünü aydınlığın, bilmemek. Bilmemek yanlış kılar sevgiyi.

Züleyha ki Yûsuf'u sevdi. İbtida, neyi ve kimi sevdiğini bilmedi. Sonra aşkın kaynağını bildi, Yûsuf'u değil, Yûsuf'ta tecellâ eden nuru sevdiğini fark etti. Yûsuf da, ki rüyasında güneş, ay ve on bir yıldız ona secde etmişti, bir kuyuya atılmış ve kendisine zindanda rüya yorumu verilmişti, önce aşkın kaynağını bildi sonra nurun Züleyha sûretinde tecellâ ettiğini fark etti. Biri sûretten nura yükselirken diğeri nurun sûrette tecellâ ettiğini idrak etti.

İşte bütün hikâye: Kim düştü kuyuya, Yûsuf mu, Yakub mu, Züleyha mı' Zindan kimin kader, Yûsuf'un mu, Yakub'un mu, yoksa Züleyha'nın mı' Yûsuf, Yakub ve Züleyha yok aslında. Hepsi bir, hepsi O bir, hepsi tek bir.

Söylenmemiş Mesnevi kalmadı yer yüzünde. Her Yûsuf u Züleyha, bir öncekinin hem aynı hem başkası. Bu nasıl mazmun diyor ya, kalbi dipsiz derinliklerde çoğalan Fuzuli, Farsça Divan'ının önsözünde, yani ki Mukaddime'sinde. Hiç kullanılmamış, diye kaldırıp atıyor ya bir imgeyi uykusuz kaldığı gecelerin sabaha değdiği yerde. Sonra aynı gecelerin aynı sabahlara değdiği yerde, bu kez, bu nasıl mazmun, diye yırtıyor ya kullanılmış olan bir başka mazmunu. Hem bilinen hem bilinmeyen, hem kullanılmış bir imge hem kullanılmamış bir imge; böyle olmalı ki sözün hükmü tam olsun. Eski zincire bağlanan bir halka, ama yeni, böyle olsun ki zincir kuvvetli olsun.

Her Yûsuf u Züleyha bir öncekinin hem aynı hem başkası. Bu da öyle. Ayna aynı, kitap farklı.

Şiir :
Bu kez birkaç kitap
yine aynı ayna
ve birkaç ruh
hepsinin içinde mevcûd
züleyha'nın acısı acının Züleyha'sı
(Ayşegül Kösa)


Bismihû.
Esirge ve bağışla.
Öptüm kitapların üzerindeki Kitâb'ı, öptüm ve koydum alnıma.

Ben: Yazıcı. Yazmaya başladığımda, yıl bin dokuz yüz doksan dokuz milâttan sonra, aylardan Nisandı. Bir mumun ışığında bir rüzgâr titriyorken. Ve bir hattat nefesinin, bir mumun alevini bile titretmemesi gerekiyorken, sürgün düştüğüm zamanlarda ben kalbimi çatlatan nefesi salıverdim.

Ben: Yazıcı. Kalbim çatladığında tanığım su kıyısında bir kavak ağacıydı.

İlk sözcükler mürekkebi mor kalemimin ucundan dökülürken, Ayasofya'da Topkandilin altında değil idiysem de Hamdullah Hamdi Hazretleri gibi (rahmet onun ve bütün Yûsuf u Züleyha yazıcılarının üstüne olsun), ben de suyun kıyısındaki kente kendimce bir Ayasofya'daydım. Uyanıklığım, rüyaları yorumlayacak Yûsuf'un uyanıklığından farklıydı elbet ama ben de gecenin saat sıfır üçlerinde daima uyanıktım.

9. Baskı, Nisan 2002, Sf. 13-17

Gösterim: 5675 | Eklenme: 4
224 Sayfa | ISBN: 9789753625579 | Basım Yılı: 2008 | Stok No: 15057

 
Google Arama
En Son Baskılar
Siyer Kitaplığı
Tavsiye Kitaplar
Hakkımızda
Resimlerimiz
Online Harita
İletişim Bilgileri
Ödeme Bildirim
Mesaj Kutusu
Satış Koşulları
Yardım ve Sorular

Editör'den Notlar
* Hayırlı Ramazanlar
* Sayım Sona Erdi!
* Sayım Yapıyoruz!
* 05 Ağustos 2008: Vitrindekiler
* 27 Temmuz 2008: Vitrindekiler

Editör Okumaları
 Kuramdan Yoruma
 Köpekçe Düşünceler
 Şov Ve Mahrem
 Yakın Tarihin Kara Delikleri
 Çocuk Terbiyesinde Doğru Bilinen Yanlışlar
 Demokrat Parti'den 12 Eylül'e
 Kanuni'nin Batı Politikası
 Erken Dönem Osmanlı Minberleri
 Halifeliğin Kaldırılması
 Aşk Şiirleri
 Peygamber Şiirleri
 Öğretmen Şiirleri
 Mevla Şiirleri
 Ölüm Şiirleri
 Anne Şiirleri
 Tavsiyeler (iki Kitap Bir Arada)
 Tavsiyeler 2
 Tavsiyeler 1
 Kurani Hayat Dergisi 2. Sayı
 Cihad Bilinci
 Tarih Bilinci
 Çocuk Şiirleri
 İktisat Bilinci
 Devlet Bilinci
 Ümmet Bilinci
 Dua Bilinci
 Şehadet Bilinci
 Konuşma Estetiği Ve Diksiyon
 Kod Adı Darbe
 Adnan Menderes
 Resmi İdeoloji Yangınları
 Hedef Neden İran?
 Kültür Bilinci
 Sağlık Bilinci
 Kur'an Bilinci

İskontolarımız
Düşün Yayınları%30
Fecr Yayınları%25
Ankara Okulu Yayınları%25
Araştırma Yayınları%25
Elis Yayınları%25
Kitabiyat Yayınları%25
İlahiyat Yayınları%25
Bakış Yayınları%25

KİDAP YAYIN DAĞITIM
ALEMDAR MH. ÇATALÇEŞME SK. NO:26 (YAVUZ HAN) CAĞALOĞLU / İSTANBUL TEL: (0212) 528 12 26 - 528 12 27 FAX: (0212) 528 12 20
DÜŞÜN YAYINCILIK / FATMA SULTAN MH. KAHHALBAĞI SK. NO.55/A TOPKAPI / İSTANBUL TEL: (0212) 524 75 24
Web : www.kidap.com.tr Ziyaretçi Sayısı E-Posta : bilgi@kidap.com.tr
Teknik Tasarım :   M E N T i S | Ürün Güncellemesi : | K i B O |